Sabah bugün ne yapsam diye düşünürken elmasepeti'ne şu Grado'ları bir deneyeyim dedim ve gittim. Aklımda aslında hepsini sıra ile denemek vardı ama hem ayakta dinleyeceğim, hem de çok olacağından birkaç tanesini seçtim.
Bas yoğunluğu fazla olduğundan SR80, ara model olduğundan SR225, üst klasman olarak RS2, RS1 ve Grado değil dedikleri GS1000i istedim. SR225'i kalmadığından, RS2 de kapalı kutu olduğundan deneyemedim. SR325'i de buluşmada dinlemiştim. Bu kulaklıklar hakkında izlenimler yazayım istedim. Malum RS1 ve GS1000 pek kimsede olmayan, denenmemiş kulaklıklar...
Kulaklıkları orda 8'li Behringer amfi ile dinledim. Kaynak olarak iPhone 3G ve kayıpsız müzik kullandım.
İzlenimlerim:
SR80: Grado'un bası az vs. derlerdi. SR80in yoğunluğunun daha fazla olduğunu duymuştum. Taktığımda direk farkettim zaten. Yerli yerinde ve yeterli basları vardı. Vokaller pürüssüz fakat biraz geride gibiydi tizlere göre. Tizler çok netti ve kalanına göre öndeydi. iPhone ile birlikte s'lerde patlama (sibilance) yaptı malesef.. Daha dengeli bir DAP ile daha iyi sonuçlar alınabilir tizlerde diye düşünüyorum. Sahne olarak klasik en önde oturan Grado sahnesi var.
SR325: Bunu buluşmada dinlemiştim. Pek uzun dinleme şansım olmadı ama ses rengini beni rahatsız ettiği için net olarak hatırlıyorum. Çok ileride ve parlak tizleri vardı. Daha ayrıntılı bilgi buluşma konusunda vardı, oradan inceleyebilirsiniz. Bu konuya eklememin sebebi biraz karşılaştırma, biraz da derli toplu olması açısındandır.
RS1: Baslar SR80e göre daha geride, fakat daha yerli yerindeydi. Tizler SR325e göre daha karanlık ama SR80e göre daha parlak ve biraz cilalı. Mid ve tiz yaklaşık aynı uzaklıkta. Sahne ve enstürman ayrımı gerçekten güzel. Detay, hız ve özellikle kesinlik konusunda çok begendim bu kulaklığı. Kulaklık inanılmaz net ve kesin çalışıyordu. Tonlar başlıyor ve bitiyordu, geçişleri netti herşeyin. Özellikle Rock türlerinde çok iyi gideceğini düşünüyorum bu kulaklığın.
SR80 ve RS1i kafamdan çıkardığımda (~15dk'lık dinletiler sonunda) her seferinde bir oh çektim. Gerçekten rahatsız olduklarını düşünüyorum ikisinin de.. Hele bowl'lar bence en rahatsızı..
GS1000i: İlk taktığımda direk farkettiğim konforunun diğer Gradolara göre daha iyi olmasıydı. Tabi o kocaman pad ile gayet normal. Ama tabii ki gene de bir Sennheiser veya Beyer konforu yok. Ses konusuna gelirsek, o dandik amfi ile ilk kez DT770 ile duymadığım ayrıntıları duydum, afalladım. Sahne olarak gene Grado'lardan çok farklı, ses inanılmaz uzaktan geliyor. Sanki en arkada oturuyor da size özel konser veriliyormuş gibi. Muhtemelen bu sahnenin sağlanmasında pad'ler gene büyük rol alıyor. O kadar büyük pad'ler var ki, driver kulağınıza gerçekten baya uzakta kalıyor. Sanırım o genişlik bundan kaynaklanıyor. Bas olarak SR80den çok az daha az bas yoğunluğu var. Gerisi hakkında yorum yapmama gerek yok

Sonuç olarak SR80 serinin (muhtemelen) en bas ağırlıklı olanı. SR325 de en tiz ağırlıklı olanı. Genel olarak da şu yorumu yapabilirim RS1 ve SR80 arasında tiz ve ayrıntı konusunda çok büyük farklar yoktu benim elimde olan ekipmanla. Sanki çok iyi bir ekipman olmadıkça SR125 veya 225 yetebilir gibi bir hava var. (RS1'e kadar) Hepsi rahatsızdı. Beyer'in kadife padlerine alışmış kafam, Grado'ları çok yadırgadı

GS1000i ise bana göre çok ayrı bir olaydı. Gerçekten etkilendim diyebilirim. Mediamarkt'ın dandik amfileri ile K701, HD650 vs. denedim, buluşmada DT880, HD580 denedim ama GS1000 sanki farklı bir kategorideydi onlara göre. Grado değil diyorlar GS1000 için ama bence GS1000 kulaklık değil, bir hoparlör

Son olarak da gene de bunların benim düşüncelerim olduğunu ve tizler konusunda çok ayrıntılı kulaklıklar kullanmadığımı belirtmek isterim.
Soracaklarınız olursa, hatırladığım kadarı ile cevaplamaya çalışırım
