Gönderen Konu: DT880 ve RS1 İzlenimleri  (Okunma sayısı 746 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Be Creative

  • Haber Editörü
  • *****
  • İleti: 2224
  • Cinsiyet: Bay
  • Metin
DT880 ve RS1 İzlenimleri
« : Kasım 18, 2009, 01:10:02 »
Beyerdynamic DT880 İzlenimleri – Witness



Genel İzlenimler (malzeme kalitesi-işçilik-konfor v.b.)

Bir kere kulaklık Alman malı. Bu yüzden daha baştan bir adım önde işçilik konusunda benim için. Yine birleşim noktalarının yapıştırılmaması; vidayla sabitlenmesi küçük ama uzun vadeli kullanımlar için olumlu bir ayrıntı. İşçilik olarak eleştirilecek tek nokta kulaklığın gevşetme mekanizmasının biraz fazla oynaması. Gerçi yılların verdiği bir yıpranma mı bilmiyorum ama öyle çok önemli bir şey değil.

Malzeme kalitesi yeterli seviyede,  kablosu rs1 e göre daha ince ve göze hoş geliyor. Konfora gelince burada DT880 ağırlığını fazlasıyla hissettiriyor. Geniş oldukça yumuşak padleri ve derin kabini sayesinde kulağa hiç baskı yapmadan oturuyor. Kafaya baskı yaptığı da söylenemez. Ben çok az hissettim bir baskı ama kesinlikle rahatsız edici değildi. Kaldı ki kafamın biraz irice olması ve Metin’in kullandığı zamanlarda hiç baskı olmadığını söylemesi genel kullanıcılar için çok çok konforlu olduğunu kanıtlıyor.

Benim dt880 de ergonomik olarak en çok beğendiğim özellik kablonun tek taraftan gelmesi. Böylece rs1 deki gibi 3 saniye içerisinde arap saçına dönmüyor. Belki çok önemli görünmeyebilir ama gecenin bir saati müzik dinlemek isteyip o karanlıkta kablo ayıklamayan ne demek istediğim anlayamaz.


Ses Kalitesi

Öncelikle head-fi de Grado'ya benzetilen ses karakteri ile kendi dinlediklerimi karşılaştırınca şok geçirdim diyebilirim. Mkiii ile dinlediğim zaman bass-head bir kulaklık gibi hissettim ilk anda. Daha sonra musiland 02 nin kendi amfisiyle denedim,ses daha dengeli duyulmaya başladı ama şunu kesinlikle söyleyebilirim düşük frakans aralığı ve mid tepkileri gradoya pek benzemiyor.
Bu arada bana kalırsa 200 ohmluk rezistör ile denediğimde mkiii ile ses ilk seferkinden daha kontrollü duyulmaya başladı. Kesin şeyler söylemek istemiyorum ama hissettiklerim bu yöndeydi

Düşük frekans aralığı tepkisi:

Bence DT880 (2005 versiyon) en zayıf karnı burası. Biraz bilinçli bir şekilde,sahne derinliğini arttırmak için konrolden ödün verilmiş. Sürücüye eklenen kalın süngerler,yarı açık sürücü yapısı da bunun ipuçlarını veriyor. Karşılığında güçlü bir yankı etkisi veriyor kulaklık özellikle senfonik eserlerde bunu hissedebiliyorsunuz. Ama rs1 ile kıyasladığım zaman daha kontrolsüz mid baslar, biraz dağılma-patlama eğiliminde gibi geliyor. Bunu bir yana bırakırsak, bas yetersizliği gibi bir sıkıntısı yok. Hatta bas karakteri sayesinde yapay basları olan müziklerde oldukça tatmin edici sonuçlar verebilir.

Orta frekans aralığı tepkisi:

Bu alanda yapabildikleri kulaklığın ne amaçla üretildiğini çok açık gösteriyor. Genel karakteri düşünüldüğünde midler biraz geride olarak yorumlanabilir. Ama senfonik eserlerde tek kelimeyle keyif veriyor. En çok hoşuma giden şey çok hızlı ve canlı tepkileri. Canlıdan kastım gradoda olduğu gibi agresif yapısı değil. Hertürlü ani tepkiyi tolere edebilen bir karakter bu. Bu sayede farklı enstrümanlar çok keskin iniş çıkışlar yaparken bile her ses için yeterli bir hacim var,böylece ayrıntı konusunda sınırları zorluyor dt880 bunda hiç şüphem yok. Rs1 ile kıyasladığım zaman çok farklı özellikler dikkat çekiyor. Rs1 daha sıcak,gerçekçi ve yakın,dt 880 hızlı soğuk uzak.. Bence tamamen birbirlerinin eksiklerini kapatan iki kulakık rs1 ve dt880.



Yüksek frekans aralığı tepkisi:

Beni DT880 konusunda şaşırtan ikinci şey yüksek frekanslarda gösterdiği performans oldu. Açıkçası biraz kontrolsüz gelen basları tizleri kırpıyor zannettim ama tam tersine gayet açık ve ayrıntılı tizleri var. Bence rs1 e en çok benzediği alan yüksek frekans başarımı. Gerçi tizler çok hassas bir konu olduğu  için ikisini yan yana test etmeden bir şey söylemek zor ama mesela zil seslerini rs1 e çok benzettim. Genel itibariyle oldukça başarılı

Sahne performansı:

DT880 in çok beğenildiği özelliklerinden birisi de sahne derinliğidir heralde.Gerçekten farklı bir boyut katıyor müziğe. Beni etkileyen yanı dinleyenin oturduğu yerden ziyade enstrümanların sahne üzerinde dağılımlarını yansıtma şekli oldu. Midlerdeki başarısını belkide buna borçlu dt880. Her farklı ses için bir boşluk yaratabiliyor böylece her ses belirli bir noktada başka birşeyle karışmadan kulağa kadar geliyor. Bu konuda rs1 ile karşılaştırılacak pek bir şey yok gibi ; rs1 canlı agresif yapısı için müziği DT880 e göre oldukça sığ bir alanda yaratıyor. Bu yüzden iki modelin birbirinden ayrıldığını zaten tahmin etmek zor değil.



Genel değerlendirme:

Metin'le de hep aynı şeylerin üzerinde durduk, iki kulaklık birbirlerini kesinlikle tamamlıyor. Rs1 in sahne yapısı, karakteri onu oldukça canlı gerçekçi ve agresif bir kulaklık yapıyor. DT880 ise geniş sahnesi, analitik yönleri ve enstrüman ayrımındaki başarısıyla tam bir klasik müzik kulaklığı. Bu arada diğer türler için başarısız olduğu anlamı çıkarılmasın,açıkçası ne tür müzik dinlersem dinleyeyim hepsi için tatminkar sonuçlar aldım. Mesela mid baslardaki karakteri ile tekno müzik için rs1 den daha iyi bir seçim. DT880 in ses başarımı konusunda eleştirebileceğim iki nokta var. Bunlardan birincisi basların kimi zamanlar kontrolsüz çıkması,ikincisi (bu bazı müzik türleri için bir avantaj aynı zamanda) daha renksiz midleri. Grado rs1 ise DT880 in tersine daha kontrollü ve yüksek çözünürlüklü baslara sahip,vokaller için daha gerçekçi ve canlı bir performans sunuyor. Daha önce de söylediğim gibi birbirlerinin eksiklerini çok iyi kapatıyorlar tek kelimeyle. Ben klasik,tekno-pop müzik için DT880 ile, caz, rock-metal müzik içinse rs1 ile müzik dinlemeyi tercih ederim. Müzikten zevk alan ve bizim gibi kulaklıkla bu işe devam eden kullanıcıların bu iki kulaklığıda edinmesi gerektiğini düşünüyorum.. Bu arada 600 ohmluk DT880 modelinin özellikle düşük frekans başarımında 250 ohmluk modelde daha başarılı olduğunun söylendiğini hatırlatmakta fayda var. DT880 i deneme imkanını yaratan Metin’e çok teşekkür ediyorum. Bende yakın zamanda alacağım kulaklığı DT880 olarak belirledim onun sayesinde.


**midleri çok daha fazla bölgeye ayırabilirdim çünkü farklı araklıklar için gerek rs1'in gerekse DT880'in değişkenlik gösterdiği noktalar var. Bu yüzden puanlamayı değerlendirirken bunu göz önünde bulundurmakta fayda var.


Ses karakterleri:               Bas…………………………...Mid……………………………….Tiz
Beyerdynamic DT880             ………………………... x……..……………………………….
Grado Rs1                            ………………………………......x……………………………….



Grado RS1 İzlenimleri – Be Creative



İlk izlenimler

Plastik Grado modellerinin üzerine metal sr325’den sonra ahşap çok farklı ve oldukça güzel bir görüntü vermiş RS1’e. Enteresan görünüşüyle dekor bile olur bence ki kullanım alanı da gayet geniş yani. Çevremde görenler tarafından 1930ların radyolarıyla çok güzel uyumu olabileceği yönünde telkinlerde bulunanlar bile oldu. Diğer hiçbir kulaklığa bu konuda benzememesi çok güzel ve kendine has bir yanı.

Konfor olarak diğer Grado’lara göre daha iyi. Bunun sebebiyse SR325 de dahil tüm Grado’larda yeterince sıkı olmama problemi vardı, yani kafadan düşüverecek gibi duruyordu. RS1 yanlardan daha fazla basınç yapıyor ve daha sıkı. Ancak yine kulağın boşta kalamaması RS1’e ‘konforlu’ demenin önündeki en büyük engel.


Ses Kalitesi

Baslar

Kesinlikle çok farklı, çok beğendim. Son derece saydam, her anı yakalanabilir ve gerçekten ilginç bir titreşime sahip; şöyle ki, kulaklık DT880, HD650 ve hatta basları daha zayıf olan AKG modellerinin aksine ne dışarıdan ne de içeriden fiziksel olarak titremiyor. Ancak oldukça derinden geldiği hissedilmekle beraber kesinlikle kafanın içinde titreşimi hissettiriyor.

Aynı zamanda, görevi basları zaten az vermek olan kulaklıklarda kontrolü sağlamak elbette çok daha kolay, ama ben basları dominant ve akıcı yapmayı başarmanın yanında RS1’in kontrolü de başardığını düşünüyorum.

Midler

Genel olarak parlak bulunuyor Grado sesi ancak toplamda DT880’den daha sıcak ve koyu sesli olduğunu söylemek lazım. Bunu söylememin sebebi bunun temel sebebinin tiz ya da bas frekansları değil, midler olması. Yani biraz daha açmak gerekirse, Grado düşük midleri nötral tutmaya çalışıp, orta midleri DT880 gibi renksiz bırakıp, üst midleri ise AKG gibi gazlamış. RS1’den aşağıdaki modellerde de bu durum genel yapı itibarı ile belirgin ama RS1 hem bunu daha net olarak başarmış hem de Grado’nun yansıtmak istediği karakterin %100ünü çok üst bir model olarak RS1’de bulmak mümkün.

Orta midlerin renksiz olması öncelikle rock ve metal gibi türlerde çok rahatsız edici olacak fazla tizleşmeyi engellerken üst midlerin daha öne çıkması yine elektro-gitar seslerini çok bariz şekilde öne çıkarıyor. Dolayısıyla fazlasıyla agresif, çok canlı ve uzun dinletilerde yorucu da olabilen bir sesi var.

Bu ‘nötral ses verme’ ya da tarafsızlık (analitik olmayı kastetmiyorum) kavramıysa sanırım çok büyük oranda midrange’e bakılarak yorumlanıyor. Sennheiser tüm mid aralığında renkliyken, AKG de büyük oranda öyle. Bunun aksine Beyerdynamic de tüm aralıkta eşit oranda renksiz, yani o da nötral. Grado’yu ise o sınıfın dışında tutan midlerdeki dalgalanmaları gibi gözüküyor. En azından sanki dinleyicilerin bass-mid-tiz arasındaki dengeyle beraber ilk yoğunlaştığı noktalardan biri doğal olarak bu gibi.

Üst midlerin giderek yükselmesi tizdeki parlamaları da arttırırken keman sesleri ve benzeri çokça bu aralığa denk gelen seslerin fazlaca incelmesine sebep olabiliyor. Ya da ilk anda keman sesi anormal duyulmasa da uzun süre dinlendiği zaman bu hissi verebilir.

Tiz

Tizler maksimum düzeyde ayrıntılı, yeteri kadar parlayıp sivrilebilen ve de geziş alanı bulabilecek kadar iyi. Yani daha iyisini görmedim sanırım, DT880’e genel olarak oldukça benziyor – her ikisinin de genel parlaklığından olsa gerek. Ayrıldıkları nokta DT880’de tizlerin daha uzaktan gelip uzağa gittiği hissi var gibi, buna karşın RS1 daha yakından, dolayısıyla biraz daha sivri ve atak geldi bana. Sanırım öncelikle sahne farkıyla alakalı tabii bu, orada değinmem gerekebilir.

Diğer taraftan, ayrıntı konusunda hiçbir duymak istediğim sesi kaçırmadım. Maksimum düzeyde iyi bence tizleri. Tizsever arkadaşlar bakmalı.

Sahne Derinliği

Grado’nun RS1’deki tercihi de sahneyi yakından, hatta içinden takip etmek. Bu sayede çok aktif ve canlı verebiliyor sesi. Yarattığı dezavantaj ise enstrümanlara yakınlığın az enstrümanda ne kadar getirisi varsa, çok enstrümanda o kadar götürüsünün olması. Dolayısıyla yine rock-metal ya da jazz’da performansı çok olumlu, ama sahneden uzaklaşmanın gerektiği türlerde doğal olarak bunu başaramıyor. Bu durumda hem ses sıkışıyor hem de detaylar rahat duyulamıyor.
 


Genel olarak;

tipik Grado karakterini en iyi yansıtan model. Muhteşem baslara, çok renkli ve dalgalanması bol bir orta frekans aralığına ve de son derece iyi tizlere sahip. Müzik türlerine göre bir özetleme yapmak gerekirse, senfonik metalde DT880, ve folk rock’ta K601/701 dışında rock ve metalde diğer ikisinden önde. Jazz için de sahneye yakın olmak önemliyse DT880’e göre daha canlı ve sivri, AKG’ye göre ise hiç mayışık ya da hantal değil. Klasik müzikte diğerlerinin gerisinde kalmakla birlikte genel olarak vokal ağırlığı gerektiren müziklerde de performansı gayet iyi.




Not1: İki rakam arasında kararsız kaldığım zaman (“9 düşük, 9.5 çok yüksek = en iyisi 9.3” gibi) ortasını seçmeye çalıştım.

Not2: En kısa zamanda ayrıca AKG K601 incelemesini yazacağım.

--------
Genel Not: Forum içinden düzenlemek istedik incelemenin önemli kısmını. Bu seferlik de böyle olsun bakalım.
Kulaklıklar: AKG K601, beyerdynamic DT880 600Ω (AudioMinor kablo), Westone UM2, Etymotic ER4P-S, Sennheiser IE8
Kaynaklar: PS Audio - Digital Link III DAC, E-MU 0404 USB, Creative Sound Blaster Live 5.1 Platinum, Creative X-Fi Fatality
Amfiler: Octavart O1
Portatif: zune HD 32gb, Sony A818, Zen Vision:M 60GB
Dinlenen Müzikler: http://www.last.fm/user/Celticphile?setlang=en

Çevrimdışı KontG

  • Global Moderator
  • *****
  • İleti: 2533
  • Cinsiyet: Bay
  • Mustafa
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #1 : Kasım 18, 2009, 01:42:24 »
İncelemedeki şu kaliteye bakar mısınız ya? İnanılmaz... İkinizi de tebrik ediyorum yani şu anda dinlemiş kadar oldum okuyunca... O kadar net ve tecrübe dolu... Altın değerinde olmuş :)
DAP : Creative Zen X-Fi 16 GB, iPod Touch 16 GB, Creative Zen Muvo2 4GB (Efsane)
Eski DAP'larım : Creative Zen Touch 40GB, Zen Vision:M 60 GB, Trekstor VibeZ 12GB
Kulaklık : Beyerdynamic)))) DT 880 (2005), Beyerdynamic)))) DT 231, PHILIPS SHP-805, V-Moda Vibe, Creative EP-830
Eski Portatif AmfiMeier Audio Corda Move,
Desktop Amfi : OCTAVART O1
Kablo : sKyLine 99.99% Pure Sound Cable, tech-link mini-to-RCA cable
Ses Sistemi : CREATIVE INSPIRE T6060
Ses Kartı : Creative X-Fi Extreme Music, E-MU 0404 USB
Mikrofon : Shure C606
İncelemelerim : BRAHMS - The Complete Symphonies, OCTAVART O1, Zen Vision:M 60 GB, Beyerdynamic)))) DT 880 (2005),Meier Audio Corda Move, Zen Vision:M 60 GB vs Trekstor Vibez 12 Gb, Creative X-Fi Extreme Music, Creative X-Fi Yazılımları, CREATIVE INSPIRE T6060, PHILIPS SHP-805, PHILIPS SBC HP460, John Williams, Star Wars - Episode 3 (Soundtrack)

Çevrimdışı ulyses

  • AAC
  • **
  • İleti: 880
  • Cinsiyet: Bay
  • Kemal
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #2 : Kasım 18, 2009, 08:00:36 »
Gerçekten çok güzel bir inceleme olmuş. Dt880'le bu kadar net kıyaslanınca ben de rs1'i dinlemiş kadar oldum :)
Desktop:Foobar 2000 >ASIO4ALL >AUDIO GD DAC19DSP >BRAVO AUDIO V2 SYLVANIA 12AU7 >AKG K702
Portable:Creative Zen X-FI >FIO E5 >Phonak Audeo PFE

Used:Trekstor Organix, Trekstor Vibez, Creative Muvo V100, Sb Audigy2 nx, Little Dot MK2, Beyerdynamic DT880 2005, Heed Canamp, E-MU 202 USB

Çevrimdışı Be Creative

  • Haber Editörü
  • *****
  • İleti: 2224
  • Cinsiyet: Bay
  • Metin
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #3 : Kasım 18, 2009, 11:46:33 »
Teşekkürler arkadaşlar. Umarız 'Grado mu alayım Beyer mi' sorusunu çok fazla duymayız bu incelemeden sonra artık.
Kulaklıklar: AKG K601, beyerdynamic DT880 600Ω (AudioMinor kablo), Westone UM2, Etymotic ER4P-S, Sennheiser IE8
Kaynaklar: PS Audio - Digital Link III DAC, E-MU 0404 USB, Creative Sound Blaster Live 5.1 Platinum, Creative X-Fi Fatality
Amfiler: Octavart O1
Portatif: zune HD 32gb, Sony A818, Zen Vision:M 60GB
Dinlenen Müzikler: http://www.last.fm/user/Celticphile?setlang=en

Çevrimdışı deaddy

  • İnceleme Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 296
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #4 : Kasım 18, 2009, 12:21:50 »
Metin tebrik ederim, kulağının çok geliştiği belli. Grado'da gitarların öne çıkışını özetlediğin noktada tam 12'den vurmuşsun. Grado'nun rock - metal performansı bence bazı yetenekleri kadar yeteneksizliklerinin ürünü. Şansmı demeli ne demeli bilmiyorum ama elinde iyi bir sürücü var grado'nun.
The me that you know is now made up of wires
Pm ile sormak yerine başlık açalım hep beraber tartışalım.
///Inceleme yazan arkadaşlar metin dosyasını bana deadalusx@gmail.com adresinden yada özel mesaj yoluyla yollayabilirler.\\\

Çevrimdışı witness

  • AAC
  • **
  • İleti: 669
  • Cinsiyet: Bay
  • Tanık Çaycı
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #5 : Kasım 18, 2009, 13:24:13 »
Teşekkürler arkadaşlar. Gerçekten iki kulaklıkta birbirinden güzel. Bende dt880 i dinledikten sonra 600 ohmluk modelini almaya karar verdim zaten almadan gözüm açık giderim :)
Kulaklıklar: Grado RS1, Beyerdynamic dt880 600Ω ,phonak PFE
Amfi: Little dot mkiii
Dap: Iriver E150, Cowon G3
Kaynak:Musiland monitor 02 us, Matrix Mini-i DAC

Çevrimdışı selim

  • AAC
  • **
  • İleti: 506
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #6 : Kasım 18, 2009, 16:20:23 »
Ellerinize sağlık arkadaşlar. Kesinlikle çok iyi akıl ettiniz değişim işini, arkasından böyle doyurucu bir inceleme geleceğini tahmin etmiştim. :)

Benim bir sorum olacak: Hemen hemen ikinizin de verdiği puanlar aynı, RS1'de çok enstrümanlı midlerden kırdığınız puanın sebebi tam olarak ne? Yani çok enstrümanlı müziklerde midlerin yoğunluğu mu azalıyor/geride mi kalıyor/ yoksa çözünürlük ile mi ilgili?
PC>Foobar>Nuforce µDac>Hifiman EF2(GE 5654,Sylvania 6AK5W)>Grado SR 325is::AKG K 271 Studio::Sennheiser HD 555:: Etymotic ER4S

Cowon D2::Sansa Clip>Go Vibe-6>Audio Technica CK7

Çevrimdışı witness

  • AAC
  • **
  • İleti: 669
  • Cinsiyet: Bay
  • Tanık Çaycı
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #7 : Kasım 18, 2009, 16:32:36 »
Teşekkürler Selim :)
Ben kendi adıma durumu şöyle özetleyeyim:
Çok enstrümanlı müzikten kastım senfonik müzikler,bu tür eserleri dinlerken enstrümanların birbirine fazla yakın duyulması herşeyden önce dinleme zevkini törpülüyor,onun ötesinde agresif yapısı fazla transparanlığıyla birleşince çok yorucu sayılabilir. Bende dt880 dinlemeden önce senfonik müzikler için başarılı bile buluyordum rs1'i ama senfonik müzikleri kısaca kaldıramıyor :)

ekleme: Sesin senfonik müziklerdeki şeklini tarif edersem,rock-caz türü müziklerin aksine hacmi azalıp inceliyor,enstrümanların yakınlığı da ayrıntıdan bir miktar götürüyor. (farklı seslerin uzuvları birbirine geçiyor).

Ama sahnesi dar olan müziklerde benim için birkaç amiral gemiden biri hala rs1. O yüzden hayatta elden çıkarmam :)
« Son Düzenleme: Kasım 18, 2009, 16:37:15 Gönderen: witness »
Kulaklıklar: Grado RS1, Beyerdynamic dt880 600Ω ,phonak PFE
Amfi: Little dot mkiii
Dap: Iriver E150, Cowon G3
Kaynak:Musiland monitor 02 us, Matrix Mini-i DAC

Çevrimdışı Be Creative

  • Haber Editörü
  • *****
  • İleti: 2224
  • Cinsiyet: Bay
  • Metin
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #8 : Kasım 18, 2009, 20:41:19 »
Herkese çok teşekkür ederiz arkadaşlar, faydalanacak arkadaşlar olursa ne mutlu bize.
Ellerinize sağlık arkadaşlar. Kesinlikle çok iyi akıl ettiniz değişim işini, arkasından böyle doyurucu bir inceleme geleceğini tahmin etmiştim. :)

Benim bir sorum olacak: Hemen hemen ikinizin de verdiği puanlar aynı, RS1'de çok enstrümanlı midlerden kırdığınız puanın sebebi tam olarak ne? Yani çok enstrümanlı müziklerde midlerin yoğunluğu mu azalıyor/geride mi kalıyor/ yoksa çözünürlük ile mi ilgili?

Bu soruya cevap olarak da önce tüm puanlama kriterlerinin bir yerde birbirine bağlı olduğunu söylemem lazım galiba. Yani salt midlere bakmak diğer değişkenleri gözardı etmek şeklinde olamayacağı için bir şekilde tüm bu kriterlerin ortaya çıkardığı sonuca baktık. Yani demem o ki, Grado'nun midleri sahneyle birleştiği zaman enstrüman sayısının arttığı yerlerde yeterli performansı gösteremiyor. Bunun bir sebebi zaten midlerin canlı olması pahasına verilen ödünler (incelemede bahsettiğim gibi) yüzünden sesin senfoni için uygun bir tonu yakalamaktan uzak olması, hem de sahne bakımından da enstrümanlara uzaklığı sağlamak gibi bir derdinin olmaması.

Sonuçta senfonik müziklerde enstrümanların kaybolmadan ama aynı zamanda da birbirleriyle etkileşimlerini sağlayarak kulağa gelmesi esas ise Grado bunların ikisini de yapmamış oluyor. Ki zaten böyle bir kaygı da taşınmıyor bu kulaklığın yapımında. DT880'i ise daha önce puanlamıştım ben, önceden 5 yıldız üzerinden verdiğim puanı 10'a orantıladım sadece farklı bir şey yapmadan, bir de birbirlerine karşı durumları daha iyi anlaşılsın diye. DT880 yapılırken de Grado'nun aksine öncelikle senfoniye yoğunlaşıldığı oldukça net. Midbass yankısı, ayrı yerlerden geldiği hissi yaratan orta sesler ve basslardaki dağılmalar DT880 için de birçok türde ödün vermek demek ama enstrüman sayısı arttıkça 'ne iş için üretildiğini' giderek daha iyi göstermeye başlıyor o da. Aynen Grado'nun progressive rock'ta yapmaya başladığı gibi... DT880'i Grado modellerine benzetmek iki tarafa da haksızlık açıkçası. Hiç alakaları yok, AKG'nin Beyer'e olduğu kadar uzak Beyer Grado'ya. Rock ve metal için DT880'in Grado'lara alternatif olma sebebi de kanımca daha az yorması(midlerin solukluğu dolayısıyla) ve ayrıntıyı çok iyi sağlaması.

Umarım anlatabilmişimdir, biraz dağınık yazdım sanki.
Kulaklıklar: AKG K601, beyerdynamic DT880 600Ω (AudioMinor kablo), Westone UM2, Etymotic ER4P-S, Sennheiser IE8
Kaynaklar: PS Audio - Digital Link III DAC, E-MU 0404 USB, Creative Sound Blaster Live 5.1 Platinum, Creative X-Fi Fatality
Amfiler: Octavart O1
Portatif: zune HD 32gb, Sony A818, Zen Vision:M 60GB
Dinlenen Müzikler: http://www.last.fm/user/Celticphile?setlang=en

Çevrimdışı ulyses

  • AAC
  • **
  • İleti: 880
  • Cinsiyet: Bay
  • Kemal
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #9 : Kasım 18, 2009, 21:30:26 »
Karşılaştırma ile pek ilgisi yok ama edindiğim bir tecrübeyi paylaşayım dedim bende. Dt880 le foobarda Bauer stereophonic-to-binaural DSP plug-in'i kullanıldığında ses karakteri grado da tarif ettiğinize benzer bir duruma geliyor. Baslar daha kontrollü, derin ama geride, midler daha önde, tizler daha uysal oluyor. Sahne biraz daralıyor. Bu durumdayken az enstrumanlı müziklerde daha keyifli bir dinleti mümkün olurken senfonik türlere pek uymadığını gözlemledim. Aslında böyle plug-inleri pek sevmem ama ilginç bir deneyim oluyor. Denemenizi tavsiye ederim. :)
Desktop:Foobar 2000 >ASIO4ALL >AUDIO GD DAC19DSP >BRAVO AUDIO V2 SYLVANIA 12AU7 >AKG K702
Portable:Creative Zen X-FI >FIO E5 >Phonak Audeo PFE

Used:Trekstor Organix, Trekstor Vibez, Creative Muvo V100, Sb Audigy2 nx, Little Dot MK2, Beyerdynamic DT880 2005, Heed Canamp, E-MU 202 USB

Çevrimdışı ziprar

  • MP3
  • *
  • İleti: 310
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #10 : Kasım 18, 2009, 23:27:42 »
Elinize sağlık güzel bir inceleme olmuş.

Benim kafama takılan bir nokta var. Rs1'in düşük frekans başarımının daha fazla olması, bas şiddeti veya vurgusunun dt880'den fazla olduğu anlamına gelmiyor değil mi? Bir bassever bu tabloya baktığında o satırı öyle yorumlama eğiliminde/isteğinde olabilecektir sanırım.

Sanki incelemelerde bas/mid/tiz 'miktarı' ile 'başarımını' ayrı ayrı göstersek daha iyi olabilir gibi. Miktarlar nispeten daha objektif değerlendirilebilen birşey olup kulaklığın bu alandaki ses şiddeti/yüksekliğini verirken, başarımlar o alandaki uyumu/kohezyonu ne kadar iyi başardığına ilişkin biraz daha göreli bir kavramı verebilir. Başarım kavramı göz dolduruyor, ama miktar olarak size uygun değilse (bir bassever için bas şiddeti/vurgusu yetersizse veya bir tizsever için tizler kapalı ise veya bir 'fazla bassevmez' için bas fazla ise), başarım kavramı başka birşeyi ifade etmeye başlıyor; çünkü siz o başarımı öyle görmeyeceksiniz olasılıkla. Orada yazan başarımın sizin için de aynı değeri ifade etmesi, miktarın sizin kafanızdaki uygun/ideal miktara yaklaştığı oranda anlamlı olacak gibi geliyor bana.

Ayrıntı yorumlarınız beni şaşırttı açıkçası. Ayrıntı ve hız bana çok paralel gözüküyor. Ve rs1 de herhalde en az sr225 kadar hızlı/detaylıdır diye tahmin ediyorum. Fakat sesin çok yakın olmasından dolayı 'seslerin birbirlerinin üstüne binmesi, yeteri kadar boşluk olmamasından dolayı ayrıntı kaybı kavramı' üstünde düşünüp denemem gereken yeni bir kavram/düşünme tarzı oldu benim için.

Bir de bana gene önemli gözüken bir, 'sesin berraklığı/açıklığı' gibi bir parametre olsa iyi olurdu diye düşünüyorum. Bu tek satır/parametre çoğu zaman sizin bir kulaklıktan beklediğiniz genel karakteri kendi başına büyük oranda etkiliyor/belirliyor. Açık/berrak (ve analitik?) kulaklıklara alışmışsanız gene onu arıyorsunuz. Bu gene, head-fi de olsun pek görmediğim bir değerlendirme. Sizde sanırım 'gerçekçilik' biraz ona denk geliyor gibi. 'Ses çözünürlüğü' de demişsiniz ama bence ikisi pek örtüşmüyor gibi. 'Ses çözünürlüğü' bana daha çok ayrıntı/hız ile ilgili gözüküyor.


Çevrimdışı ziprar

  • MP3
  • *
  • İleti: 310
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #11 : Kasım 18, 2009, 23:40:00 »
Bir de ben kafamda canlandırırken Rs1'in senfonik müziklerdeki başarımının az olmasını salt sahne etkisi değil de, daha çok rs1'in rock/metalde can katan agresif/canlı karakterinden dolayı olduğunu düşünüyorum, ne dersiniz? Yani biraz uzak ve silik gelmesi gereken örneğin bir flüt sesini siz canlı/vurgulu ortaya koyarsanız vermek istediği etkiyi tam veremiyor duruma düşüyor sanırım (gene sahneyi işin içine soktuk ama birleşik kavramlar/etkiler sözkonusu gibi).

Rs1 ile sr225'i veya sr125'i kıyaslayabilecek olan var mı? İleride fırsat olursa, sr225'ten sonra rs1 almak ne derece iyi olur? Bir de rs1 için kasasının ağaç olmasından dolayı sese 'ağacın getirdiği bir tını' katmasından söz ediliyor. Zaten ağaç kullanılmasının amacı da bu, ve çoğu kişi bunu arzu edilir buluyor. Ama bazıları da bu ağaç tınısını sevmediklerini ve sırf bu yüzden sr225'i tercih ettiklerini bile söylemişler. Nedir, nasıl birşeydir?

« Son Düzenleme: Kasım 18, 2009, 23:42:03 Gönderen: ziprar »

Çevrimdışı Be Creative

  • Haber Editörü
  • *****
  • İleti: 2224
  • Cinsiyet: Bay
  • Metin
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #12 : Kasım 18, 2009, 23:59:29 »
@ziprar
Teşekkürler.

Son öneriden başlayayım: Bu eklediğin kriterler gibi daha pek çoğu eklenebilir tabii, ama zaten ne kadar çok altbaşlık varsa o kadar farklı yorum oluyor o alt başlıklara bile (yazan kadar okuyanı da kastediyorum). Herkesin başlıklardan anladığı aynı değil, ki ek olarak "açıklık" ya da "berraklık" gibi kavramlar iyice bu karışıklığı arttırabilir. Kimine göre daha koyu ses berrak ve açık olacak, kimine göre daha parlak ses, bu kez onları da eklesek parlaklığı neyin belirlediğini eklemek zorundayız. Herkes gene kendi kriterlerine göre bir şey arayacak tabii ki, ve zaten bizim de incelemelerin neredeyse tamamında kriterleri bir yere kadar değiştirme/genişletme eğiliminde olma sebebimiz de bu kargaşa.

Miktar/Başarım ayrımı ise çok mantıklı bence. Senfonideki mid arayışımızın sade ve transparan olması, enstrüman sayısı azaldıkça koyuluğa ve canlılığa bakma eğilimimiz en azından midlerde buraya referans vermekti aslında. Bir ortalama tutturmaya çalışıyor da olsan neticede miktar değil başarım oldu son kriter tabii. Yine de buna karşın, AKG bir bas gitar tınısını yakalamak konusunda DT880'in önünde bence. Ama miktar olarak o bana hissettirdiği cılızlık benim onu bas sesi olarak algılamamı engelliyor, Grado hem o tınıyı daha iyi yakalarken hem de şiddetini iyi ayarlıyor. Sonuçta salt puanlamadan bir şey anlamaya çalışmak bu bakımdan yanıltıcı, birçok farklı yerde farklı boyutlarıyla yapılan değerlendirmeleri okumadan karar vermemek gerek kulaklık almaya. Ya da çokça dinlediğim folk müzik ya da neoklasik müzik gibi türlerde AKG'nin basları belki de 10/10 almayı hakedecek kadar güzel (hiç perdeleme yok ve son derece akıcı olmasına da yardımcı oluyor sesin genelinin), ama yine çok başka bir puanlama yapmam gerekiyor.

Burada sayısız dinamik var konsantre olunan, ama her şeyin sonu kişinin onu ne kadar "sevdiği" ve hangi sese ne kadar yoğunlaşma eğiliminde olduğuysa bu puanların hepsi özünde "benim puanlamam bu, siz kendiniz deneyip kararı da kendiniz vermelisiniz" demek olmalı aynı zamanda. Aynı şekilde, Grado da miktar ve şiddet anlamında da DT880'in gerisinde değil bana göre, yani daha sakin olduğu için 9 puan vermedim ben şahsen, ama daha kontrollü bir şekilde yüksek seviyede bası verme eğiliminde. Şiddeti de ayrıca belirtmek daha faydalı olabilir gerçekten de, ama bu kez de büyük resmi kaçırma riski doğuyor. Takdir edersin ki "bassların şiddetine değil netliğine bakayım", "netliğine değil hacimine bakayım", "hacimine değil mid ve tiz ile uyumuna bakayım" diyerek daha da fazla bölmek daha net bir sonuç çıkarmayı da bir yerde engelliyor.

Netleştirmek için tek cümlelik bir ekleme: Ezcümle, puanlamadan önce müzik türlerine olan yatkınlığına bakılırsa kulaklıkların, bu yol çok daha açıklayıcı olur. Kavramsal tanımlamalar yapıp o tanımlamalara göre değişkenlere zorla bakmak yerine çok daha pratik olan bu yol tercih edilmeli.
« Son Düzenleme: Kasım 19, 2009, 00:09:22 Gönderen: Be Creative »
Kulaklıklar: AKG K601, beyerdynamic DT880 600Ω (AudioMinor kablo), Westone UM2, Etymotic ER4P-S, Sennheiser IE8
Kaynaklar: PS Audio - Digital Link III DAC, E-MU 0404 USB, Creative Sound Blaster Live 5.1 Platinum, Creative X-Fi Fatality
Amfiler: Octavart O1
Portatif: zune HD 32gb, Sony A818, Zen Vision:M 60GB
Dinlenen Müzikler: http://www.last.fm/user/Celticphile?setlang=en

Çevrimdışı witness

  • AAC
  • **
  • İleti: 669
  • Cinsiyet: Bay
  • Tanık Çaycı
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #13 : Kasım 19, 2009, 00:17:47 »
teşekkürler ziprar :)
-Rs1'in düşük frekans başarımının daha iyi olmasından kasıt gümbür gümbür ses vermesinden çok, düşük frekans aralığında daha kontrollü ve yüksek çözünürlüklü olmasından kaynaklanıyor. Bu konuya değinmen iyi olmuş çünkü bizde "kafa patlatan" baslar iyidir düşüncesi çok hakim ama dediğim gibi anlatmak istediğimiz bu değil. Yoksa bana kalırsa vurgu olarak dt880 daha önde.
-Tabi herkes tarafından aynı şekilde yorumlanacak sonuçlar çıkarmak çok zor. Burada inceleme yapanın zevkleri ve dinlediği müzik türlerini hesaba koyup bir yaklaşımda bulunabilir ancak. Daha ayrıntılı bir tablo yapılabilirdi ama yine de sonuçların "kime göre" ve "neye göre" karşılaştırılacağı bir muamma olurdu:)

Mesela yapay basları olan müziklerde basların baskın olması istenir,genelleme yapıldığında böyle bir bas karakteri    "doğru bas karakteri" değildir bana kalırsa.Ama doğru baslarının olmaması kimi müzik türleri için istenen bir ses olmasına engel değildir. İşin aslı her müzik türü için farklı beklentiler de işin içine giriyor bunun da ötesinde ses,dinlemeden hayal etmesi çok zor olan bir kavram olduğu için nekadar çok ayrıntılı tablolar olursa olsun dinlemeden bir sonuç çıkarmak çok zor. Ama dediğim gibi bizim kriterimiz; kontrollü, ayrıntıları seçilebilir baslardı. Bu açıdan değerlendirmek daha doğru olabilir.

-Grado rs1 çok hızlı bir kulaklık. Ama bu çok enstrümanlı müziklerde ayrıntı kaybının olmadığı anlamına gelmiyor. Senfonik eserlerde kimi anlarda sesin fazla inceldiğini,mid-tiz frekansları arası bozulmaya varan değişimler olduğunu düşünüyorum. Dt880'de ise tam tersine sesi çok açtığımda bile her enstrüman grubu sanki farklı noktalardan duyuluyormuş gibi hem birbirinden ayrı hemde tabiri caizse tane tane duyuluyor. Bu yüzden geniş bir dağılıma sahip orkestralarda özellikle yaylılarda,seslerde karışma olduğunu,bu yüzden ayrıntılarda kayıplar duyumsandığını düşünüyorum.

-Ses çözünürlüğünden kasıt mümkün olduğunca perdeleme hissi olmadan sesi duyurabilmesi. Burada berraklık-transparanlık ile ses çözünürlüğü arasında doğrudan bir ilişki var zaten. Benim düşüncem gradonun en iyi olduğu alan ses çözünürlüğü.

Şu adresteki hd800 testinde gradoların neden gerçekçilik konusunda çok başarılı bulunduğuna bakabilirsiniz:
http://lib.store.yahoo.net/lib/yhst-59953163053788/hd800img.jpg
Çözünürlük konusunu Metin'le çok tartıştık,sonunda linkini verdiğim adresteki testi referans kabul ettik.

Özetle yine söylemek istiyorum,her müzik türü için çok iyi ses veren bir ses ekipmanı bulmak çok zor. Kimi noktalarda sivrilen bir kulaklık başka bir tür için kötü seçim olabiliyor. Grado rs1, benim için dünyanın en iyi rock müzik kulaklığı. Yine az enstrüman içeren müzik türleri için toplasanız en iyi birkaç modelden birisidir. Ama geniş sahneleme etkisine "muhtaç" müziklerde en azından dt880 kadar başarılı değil.

Kulaklıklar: Grado RS1, Beyerdynamic dt880 600Ω ,phonak PFE
Amfi: Little dot mkiii
Dap: Iriver E150, Cowon G3
Kaynak:Musiland monitor 02 us, Matrix Mini-i DAC

Çevrimdışı witness

  • AAC
  • **
  • İleti: 669
  • Cinsiyet: Bay
  • Tanık Çaycı
Ynt: DT880 ve RS1 İzlenimleri
« Yanıtla #14 : Kasım 19, 2009, 00:28:53 »
son yazdıklarını görmemişim ziprar :)

Rs1 incelemesinde sr125 ile kıyaslamıştım,hala orada yazdıklarımla aynı fikirdeyim. Bana kalırsa sr125 ten çok üstün bir kulaklık rs1,ne tür müzikler dinliyorsun bilmiyorum ama yine tekrar edeyim rs1 benim için dünyanın en iyi rock müzik kulaklığı.

Ağaç kasası daha sıcak midler ve derin baslar demek. Bence sr125 e geri dönmek için hiçbir sebep olamaz ama fikirler değişkendir  :)
Kulaklıklar: Grado RS1, Beyerdynamic dt880 600Ω ,phonak PFE
Amfi: Little dot mkiii
Dap: Iriver E150, Cowon G3
Kaynak:Musiland monitor 02 us, Matrix Mini-i DAC