Warbler Prelude İncelemesi

'Kulaklık İncelemeleri' bölümünde artears tarafından 27 Nisan 2018 tarihinde başlatılan konu.

  1. artears

    artears FLAC

    Katılım:
    26 Ekim 2011
    Mesajlar:
    447
    Beğenileri:
    1.185
    Herkese Merhabalar,

    Öncelikle fırsat buldukça konuyu geliştireceğim, ama herhalde sitede ilk alanlardan biri olduğum için de biraz bir şeyler yazmak gerekiyor diye klavyeyi çektim önüme.

    İnceleme ile ilgili olarak bir şeyler karalamadan önce, bazı ifade etmem gereken noktalar var: Daha önceki mesajlarda belki fark etmişsinizdir, @tsn141 Tahsin'i şahsen tanıyorum, ama bu bana sadece kulaklığı test ederken avantaj sağlayan bir durum oldu, zira almadan deneme şansı bulabildim kulaklığı, biraz da custom model yaparken kaprislerimi çekti sağolsun, şimdi resimleri koyarım, bakarsınız, standart bir model olmadı benim custom işi. Tahsin'e burada tekrar teşekkür ederim. Buna mukabil, kulaklık bana ücreti karşılığında geldi, bu yazıyı yazmam için de herhangi bir motivasyon, baskı vs. gibi şeyler görmedim. Bunu yazıya başlamadan açıkça ifade etmek isterim.

    Neyse, sözü fazla uzatmadan bir foto koyayım da bendeki custom nasıl onu göstermiş olayım:

    20180312_164300.jpg

    Gördüğünüz gibi içine epey bir ıvır-zıvır döşedik :) ...

    Şimdi de biraz standart gelenlerden bahsedeyim, kutu, temizleme aparatı falan gibi şeyleri geçiyorum, bu aksesuarlar zaten çok önemli değil ama kablo seçimi olarak linum kabloyu seçebiliyorsunuz ki bu kablo aslında Prelude kulaklığın tune edildiği kablo. O yüzden kulaklık ile çok uyumlu. Upgrade olarak başka kablo isteyebilirsiniz, ama fayda görebilmek için kesenin ağzını epey açmanız gerekecek. Yani, kutudan çıktığı hali olan linum kablo ile Prelude çok başarılı. Upgrade kabloya çok ihtiyaç hissetmezsiniz diyebilirim.

    İşçilik konusuna gelecek olursak, bendeki ciem gayet iyi, ama şunu söyleyebilirim, @tsn141 'i tanımamdan ötürü, zaman içinde işçilik konusunda kendisini ne kadar daha geliştirdiğini gördüm. Şu an hazırladığı siparişler gerçekten mücevher gibi çıkıyor. Bu gelişim için kendisini tebrik ediyorum tekrardan.

    Kablo dedik, işçilik dedik, kutu içinden çıkanların yüzeysel olarak da olsa geçtik üzerinden, sipariş konusunu da yazmış olalım, siz forumdaşlar, sizin için sipariş gerçekten kolay, Baran Bey ve/veya Tahsin Bey ile iletişime geçip sipariş verebilirsiniz. Ben de bu şekilde yaptım, web sitelerini kullanmadım açıkçası.

    Evet, bu girişten sonra esas beklenen nokta olan ses kısmına değineyim:

    Yine bir girizgah yapayım bu noktada: Kişisel olarak elimden bir dolu kulaklık geçti, kimisi test için geldi, kimisini ben satın aldım, kimisini de buluşmalarda falan test ettim. Head-fi meeting'ine katıldığım da oldu geçmişte. Yani neyi kişisel olarak sevdiğimi biliyorum, hangi ekipmanın diğerinden daha iyi olabildiğini de yeterince ayırt edecek kadar tecrübem var. Ayrıca satın aldığım ekipmanların büyük çoğunluğunu deneyerek aldım ve denediğim bir şeyi satın aldığımda bu onun bir veya birkaç özelliğinin a. bana çok hitap etmesi ve b. muadillerinden üstün olduğunu düşünmem nedeni ile oldu. Warbler Prelude'ü de bu bağlamda dener denemez almaya karar verdiğimi buraya yazmam gerekiyor, zira kulaklık beni bu kadar etkiledi. Ayrıca kulaklık bende epey bir zamandır var, yani huyunu suyunu biliyorum, farklı müzik türleri ile de yeterince test ettiğimi düşünüyorum. Bu şartlar altında haydi buyurun, izlenimlere geçelim:

    Bunu bir liste halinde yazmak istiyorum açıkçası, kulaklığın artıları ve eksilerini bir özet gibi yazacağım, bu konuyu da daha sonra devam ettireceğim, başka alanlar da oldu, onlar da devam ettirirlerse sevinirim.


    Öncelikle Prelude'ün artılarını yazayım:

    1. Çözünürlük tüm frekanslarda çok iyi, karışık pasajların altından başarı ile kalkıyor. Enstrüman ayırımı yine çok iyi. Aralarda korkunç mesafe yok ama ayrı ayrı tüm enstrümanları ve lokasyonlarını ayırt ediyorsunuz. Bu çözünürlük ve ayırım başarısı Rammstein'ın Mann gegen Mann parçasında mesela özellikle kendini gösteriyor.

    2. Mid tonlaması müthiş. Bu noktada dinlediğim en iyi midlerden birine sahip diyebilirim.

    3. Tizler parlama yapmıyor ve tiz çözünürlüğü çok iyi. Çözünürlüğü bu kadar iyi tutup, aynı zamanda parlama yapmamayı sağlamak da ayrı bir başarı, o yüzden bu konuda yaptıkları tuning'i çok yerinde bulduğumu söylemeliyim.

    4. Frekanslar birbirine müdahale etmiyor ve herhangi bir frekansın diğerini gölgelemesi gibi bir durum asla yok.

    5. Transient response çok iyi, enstrümanların sönümlenmesi çok başarılı.

    6. Sahnenin genişlik/derinlik oranı bence olması gerektiği gibi. Yeni trend olmaya başlamış tren kompartmanı gibi ince ve geriye doğru uzun sahne bence doğal değil, ama HD800 sahnesi de çok geniş olduğu için bana doğal gelmiyor. Bende epey bir süre HD800 vardı, bir süre sonra ondaki sahne genişliğinden haz almadığımı gördüm, müzikten fazlaca kopuyorsunuz, ara bağlantılar yok, bir bütünlük yok, veya şöyle diyeyim, en azından bana öyle hissettiriyor HD800... Bunda ise makul bir genişlik ve derinlik var.

    7. Fiyatı çok başarılı. $2500-3000 mertebesinde ciem'leri bununla karşılaştırma şansı buldum. Totalde Prelude'ün fiyatının çok üstünde çaldığını söyleyebilirim, zira fiyattan bağımsız olarak kendinin 2-3 katı fiyata sahip kulaklıkları ses kalitesi olarak geçtiğini belirtmeliyim.

    8. Genel olarak nötr bir tonlamaya ve herhangi bir frekansı öne almayan bir yapıya sahip.

    9. Standart kablo linum ve yukarıda da belirttiğim gibi bu kablo ile uyumu çok başarılı. Ek kablo fiyatında uçmazsanız (DIY olmadan $1000 civarına cıkmazsanız) kablo yükseltmeye pek de gerek yok.

    10. Yerli üretici olması nedeni ile, aman bu fit olmadı, tekrar kalıbı ve kulaklığı yurtdışına göndereyim falan yok, gelen kulaklık gümrüğe takılır mı derdi yok, yerli üreticiyi destekliyor olmak da ayrıca bir bonus bence. Yerli Ar-Ge'nin her zaman desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Eksileri, ki kişiye göre değişebilir bunlar, zevk meselesi zira:

    1. Bas frekansları çözünürlüğü gayet iyi, ekstra slam bekleyen bass-head için slam, yani kuvvetli vurma, biraz az olabilir. Bu slam yok demek değil, ama burada tabii ki tek driver olması nedeni ile ayrı bas driver'ı olan rakiplerine karşı biraz daha geride kalıyor denebilir.

    2. Sahnenin genişlik/derinlik oranı bozulmadan çok az daha genişletilebilir belki, ama burada kendimi zorluyorum eksi yazmak için. Bunun sahnesi için stadyumvari diyemem, ama küçük bir oda gibi de diyemem. Odadan büyük biraz. Orta bir konser salonu gibi sanki. Oran bozulmadan bir tık daha geniş olabilirdi belki. Buradaki anahtar ise genişlik / derinlik oranının bozulmaması kanımca. Bunu yapmak ne kadar zor onu tam bilemiyorum işte. Bu kulaklığın geliştirilmesine ve optimizasyonuna ne kadar vakit harcandığını bildiğim için bu tuning'in optimum bir çözüm olarak sunulduğunu düşünüyorum.

    Eksilerin 1. için ek bas sürücüsü lazım, bu da crossover demek. Prelude'ün başarısının arkasında yatan önemli dinamiklerden birinin tek sürücüden gelen bütünlük hissi olduğunu düşünüyorum ve kanımca bunu kaybetmemek çok önemli (bunu kaybetmeden yapabilecekleri zamanın da geleceğini düşünüyorum ama o da uzun bir süre Ar-Ge gerektiriyor). Ayrıca bas çözünürlüğü zaten yüksek. Slam de var da işte yine de ek bas driver'lı rakiplerin olduğunu da bilmek gerekiyor. Bu arada şunu söylemeliyim, tek driver ile de yine bu kadar bas çıkacağını ben dinlemeden tahmin edemezdim. Hoş bir sürpriz var yani, ama mucize de yok.

    Eksilerin 2. ise olsa da olur, olmasa da olur zaten, zira dediğim gibi, eksi yazmak için zorladım kendimi.

    Totalde kendi yaptığım test ve karşılaştırmalar neticesinde söyleyebilirim ki, fiyatının çok üzerinde çalan, fiyattan bağımsız en iyi ciem'lerden olmasına rağmen, yine aynı sebepten tam bir f/p canavarı bir ürün. $1100'e f/p ürünü olur mu? Evet olur, kendi fiyatından bağımsız olarak daha pahalıya satılan rakiplerden iyiyse niye olmasın? Sonuç olarak gözüm kapalı tavsiye ederim.

    Bu arada 2 foto ile bitireyim, kulaklığı çok seviyorum, her yere götürüyorum o yüzden :). Aşağıdaki fotolar, Prelude İzlanda'da konulu ;):

    DSC03317.jpg

    DSC03334.jpg
     
    #1
    Robius, high-fidelity, zxc ve diğer 34 kişi bunu beğendi.
  2. DefinitioN

    DefinitioN Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    2.820
    Beğenileri:
    3.759
    Elinize sağlık.Forumda merak eden birçok arkadaş vardı.Bu açıdan düşünceleriniz faydalı olacaktır.
     
    #2
    artears bunu beğendi.
  3. darkainu

    darkainu FLAC

    Katılım:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    489
    Beğenileri:
    772
    Ben merak ettiklerimi öğrendim, tiz konusunda biraz endişeliydim, teşekkürler inceleme için :ok
     
    #3
  4. Özen

    Özen WAV

    Katılım:
    12 Ağustos 2016
    Mesajlar:
    919
    Beğenileri:
    1.724
    Elinize sağlık güzel ve akıllarda ki soruları büyük ölçüde alan bir inceleme olmuş .
    Çok merak ettiğim bir kulaklık ama hiç bir zaman da galiba alamayacağım bir ürün. :D Meraktan öteye gitmiyor .

    Benim en sevindiğim notka tamamen yerli üretim bizlerden birilerinden böyle ürünler çıkması..
     
    #4
  5. florence

    florence FLAC

    Katılım:
    21 Ocak 2014
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    845
    "bence" endişe edilebilecek son konu tiz olur Prelude'da. :)
     
    #5
  6. Black

    Black MP3

    Katılım:
    13 Mayıs 2016
    Mesajlar:
    30
    Beğenileri:
    45
    Sonunda ya :) o kadar bekledik, inceleme inceleme diye. Kafamdaki çoğu soru işareti kalktı. Kulaklarınıza sağlık. :)

    Ben de tam aksine tizlere çok güveniyordum. Yabancı forumlardaki tonlama gibi yorumlardan yola çıkarak.

    @VirtuFortuna sizin de inceleme listenize bu kulaklıklığı eklerseniz tam olur. Sizin incelemeleriniz bir ayrı oluyor açıkçası.
     
    #6
  7. VirtuFortuna

    VirtuFortuna DSD

    Katılım:
    24 Şubat 2014
    Mesajlar:
    1.620
    Beğenileri:
    3.139
    Teşekkürler. Kulaklığa bir bütçe ayırmam lazım. Daha yeni kafaüstü kulaklık aldığım için maalesef şu anda mümkün değil. Lojistik kolaylık vs. sebebiyle bütçe oluşması durumunda almayı cidden düşünebilirim tabi ilerde.
     
    #7
  8. zodiac_tauruss

    zodiac_tauruss WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2009
    Mesajlar:
    937
    Beğenileri:
    513
    Emek veren eller kardeşlerim olduğundan, böyle üretimleri görünce burnu sızlatan/gözleri hafiften yaşartan bir gurura kapılıyorum. Öte yandan böyle incelemeleri gördüğümde de aklımda hiç bir soru, kalbimde hiç bir şüphe bırakmaması sebebiyle güven duygusunun zirvesini yaşıyorum.

    Hepinizin ellerine sağlık, gözlerinizden öpüyorum.
     
    #8
    zxc, Submariner2, artears ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  9. Mustafa ALKAN

    Mustafa ALKAN WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2014
    Mesajlar:
    830
    Beğenileri:
    884
    Gayret merak ediyorum artık..
     
    #9
  10. Synchronicity

    Synchronicity FLAC

    Katılım:
    2 Mart 2015
    Mesajlar:
    389
    Beğenileri:
    707
    Emeğinize sağlık Arsun abi.
    Yalnız sizin Prelude'ü ilk gördüğümde özel tuning yapılmış sanmıştım.
    Çok güzel gözüküyor, darısı bizim başımıza :)
     
    #10
  11. artears

    artears FLAC

    Katılım:
    26 Ekim 2011
    Mesajlar:
    447
    Beğenileri:
    1.185
    Teşekkür ederim. Ama bir yanlışlık olmasın, ses açısından bir tuning yok, benimki özel değil yani, sadece shell konusunda biraz daha fazla özenme var. Onda da ben biraz koşturdum ama Tahsin de eksik olmasın ne verdiysem koydu shell'e... Şöyle ki:

    Bizim işyerinde atılacak bir board vardı, onun üzerinden kapasitör, resistor, chip vs. söktüm, ayrıca bir saatçiye gidip o çarkları satın aldım. Sonra çarkları japon ile yapıştırdık Tahsin ile beraber. Araya board'dan söktüğüm diğer ıvır zıvır parçaları koyduk falan. Sonra da Tahsin bunları kulaklığa yerleştirdi. Biraz uğraştık ama sonuç güzel oldu. Ses ise standart Warbler Prelude, onda bir oynama yok.

    Bir yanlış anlama olmasın diye açıklığa kavuşturmak istedim. Darısı başınıza gerçekten de ;) :)
     
    #11
    Submariner2, refuserQ ve Synchronicity bunu beğendi.
  12. Mustafa ALKAN

    Mustafa ALKAN WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2014
    Mesajlar:
    830
    Beğenileri:
    884
    İki gündür o çarklar sesi nasıl döndürüyor diye düşünüyorum;D
     
    #12
    mfya, refuserQ ve Synchronicity bunu beğendi.
  13. Submariner2

    Submariner2 FLAC

    Katılım:
    7 Aralık 2014
    Mesajlar:
    266
    Beğenileri:
    283
    @artears kardeşim , güzel ve detaylı inceleme için teşekkürler


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
     
    #13
  14. ismailkoc5484

    ismailkoc5484 MP3

    Katılım:
    29 Mayıs 2016
    Mesajlar:
    193
    Beğenileri:
    84
    Keske imkan olsada birini zevknile dinlemek diger tum renklerini "bak torunum bu turklerin ilk yaptiklari ciem" demek icin koleksiyon olarak saklardim tabi torun tombalak anlarsa

    HTC 10 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    #14
  15. Chaturanga

    Chaturanga DSD

    Katılım:
    12 Ocak 2017
    Mesajlar:
    1.861
    Beğenileri:
    3.547
    En alttaki bas, ortadaki mid üstteki tiz çarkı Mustafa hocam :evl
     
    #15
    zxc bunu beğendi.
  16. zxc

    zxc DSD

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesajlar:
    1.870
    Beğenileri:
    2.903
    Kendi kulagima gore uretilmis bir ornegini dinlemedigim icin cok yorum yapmak istemedim. Ancak belki faydali bulanlar olabilir diye yaziyorum.

    Tek armatur deyince akliniza Etymotic 4S falan gelmesin. Benim dinledigim ornegindeki bas fazlasiyla yeterliydi, benim icin bile. Son kismi bold yazdim, cunku az cok basshead sayilirim, yeterli bass olmazsa olmaz benim icin. Eksik bass yuzunden eledigim cok kaliteli kulaklik oldu. Olcu acisindan:

    Benim icin yeterli bas: HD600
    Benim icin yetersiz bas: HD800
    Benim icin fazla bas: JVC FX850
     
    #16
  17. VirtuFortuna

    VirtuFortuna DSD

    Katılım:
    24 Şubat 2014
    Mesajlar:
    1.620
    Beğenileri:
    3.139
    Ben de birkaç kelam edeyim madem, bulunsun belki yardımı dokunur birilerine:

    Özgür @Sechtdamon sağ olsun kulaklığı pek çok defa dinleme şansım oldu. Nasıl dinledin derseniz kendisinin kulak kanalları benimkinden ufak, dış kısmı ise benzer olduğundan ufak bir bastırmayla seal oldu. Biraz şanslıydık tabi o açıdan. Kendisi de bu sayede benim customları deneyebildi, çenesini kapatamasa da :))

    Prelude'un yaptıkları açıkçası kulağını yeterince geliştirebilip belli bir seviyeye getirmiş kişilerin anlayabileceği bir noktada. Kulağından pek çok IEM geçmemiş, nispeten az tecrübesi olanların bu kulaklığın başarısını teslim etmesi zor olur. Piyasadaki çoğu ürüne kıyasla daha "özel" bir IEM Prelude. Piyasa tiz uzaması, bas vuruşları, müthiş transparanlık vs. peşinde koşarken bunlar Prelude'un pek umrunda değil. Prelude'un başarısı tonlama, nota büyüklüğü ve müzikallik diyebilirim.

    Elbette 1BA Driver için ulaşılan ses çok çok iyi ama bunu zaten herkes okudu, biliyor. Bahsetmeye çok gerek yok diye düşünüyorum. Benim bahsetmek istediğim kulaklığın "dinlenebilirliğinin" çok yüksek olması. Çok rahat dinletiyor kendini, eğer Empire Ears Legend X gibi bir sunum beklemiyorsanız oldukça doğal, müzikal ve organik bir ses sizi bekliyor. Legend X çok övülmesine rağmen ben CanJam'de denedim ve hiç beğenmedim mesela. Acayip bas, acayip uzayan tizler hepsi tamam, ama doğal hissettirmiyor. Etkileyici bir tarafı var, ama tonlama ve organiklik yok. Prelude'un buradaki farkı da muhtemelen hiç crossover ve driver çeşitlemesi, frekans paylaştırması olmamasından geliyor. Bütünlük ve bizim "coherency" dediğimiz istikrarlı sunum da bu sayede ortaya çıkıyor.

    Midlerin bir ton açıktan gittiğini düşünsem de açıkçası bu kulaklığa biraz nostalji katmıyor da değil. Eski Walkman kasetçalardan müzik dinlediğinizi düşünün, aynı sıcak midler ve aynı pürüzsüz hissiyat, ama daha çözünürlüklüsü, teknik açıdan çok daha iyisi gibi hayal edin. Zaten bu kulaklığı alan adam midleri için alır, yani müziğin belki de en önemli parçası, özü diyebiliriz.

    Bas konusunda beklentiye girilmemesi faydalı olur. Yukarda bahsedildiği gibi yeterli bir bası var, çok eksik değil. Ancak elbette altlara çok fazla uzama yok daha çok mid bas odaklı, ama bu mid bas miktarı da çok doğru oranlanmış ve kontrol altında tutulmuş. Bana göre oldukça gerçekçi bir bas miktarı ve tepkisi var, sadece muhtemelen driver'ın teknik limiti dolayısıyla çok gümbürtü veya vuruş kuvveti yok. Ama zaten bas duymak isteyen de bu kulaklığı pek düşünmez.

    Tizler oldukça güzel, tane tane ki bu oldukça etkileyici. Tek driver'dan hem bu kadar müzikal bir mid yapısı hem de kaliteli tiz duymak şaşırtıcı diyebilirim. Uzama da çok iyi noktalarda. Daha iyilerini duydum mu evet, ama bu her zaman "daha iyi ses" demek değil, Legend X örneğindeki gibi. Sahne olarak çok geniş bir sunum yok, derinlik de kapalı bir yerde orta-ön sıralardan dinlemek gibi diyebilirim. Gerçekçi bir konumlama var, ama sahnesi daha büyük IEM'ler dinledim elbette. Bu açıkçası tercih meselesi. JH Layla çok geniş çalar ama bu kadar geniş bir sunumu beğenmeyen ya da gerçekçi bulmayan insanlar da var.

    Kulaklık stok bir kablo ile tam potansiyelinde çalmıyor, Linum BaX, Effect Audio Eros II tavsiye ederim. Yine Effect Audio Leonidas ile dünyanın en müzikal ve relax sunumlarından birini duyabilirsiniz :) Eros II ile daha teknik, Leonidas ile ise yumuş yumuş çalıyor. İkisini de beğendim ama sanırım Özgür Eros II alacak :)

    Benim kısa izlenimlerim böyle. Faydası olur umarım sesini kafasında canlandırmak isteyenler için.
     
    #17
    Sechtdamon, Özen, zxc ve diğer 5 kişi bunu beğendi.
  18. zxc

    zxc DSD

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesajlar:
    1.870
    Beğenileri:
    2.903
    Biz bass-sever'lerin saf duyguları, basit beklentileri, naif yaklaşımları, odyofil dünyasında büyük mağduriyetlere, ciddi maddi kayıplara yol açmıştır. Nice iyi niyetli bass-sever, hakkında bir çok kaynaktan "çok derine inebiliyor" yorumunu okuduğu kulaklıklığı denedikten sonra soluğu Kulak-Burun-Boğaz kliniğinde almıştır sağır olduğu zannedip...

    Problem komunikasyonda. Mesela, normal bir insan, bir incelemede "yeterli bass, gerçekçi bass, olması gereken miktarda bass" gibi ifadeleri olduğu gibi algılar. Biz bass-severler ise tüm bu ifadeleri "bass yok" olarak algılarız :)

    Bir defa bizler zaten her incelemeye bass'ın tarif edildiği paragraftan başlarız. Bass iyi değilse o kulak da önemli değildir çünkü. :) Ve o paragrafı da direk okumayız. Öncelikle tehlikeli kelimeler için hızlı bir şekilde paragrafı tararız. Ne gibi? "yeterli", "gerçekçi", "uygun miktarda"... Normal bir insanın aksine bu kelimeler kırmızı, bold ve iri fontta görünür, hatta paragraftan fırlayıp çarpar gözümüze :)

    Dolayısıyla aşağıdaki paragraf, her ne kadar yazılan yüzde yüz doğru olsa da, bass-sever arkadaşlar için oldukça yanıltıcı olabileceği için çevirmeye çalışacağım. :)

    Malum biz bass-severler çok da elit ve sofistike bir topluluk değiliz. Bass katman katman değildir bizim için. Her ne kadar alt bass odyofil arkadaşların ehemmiyet verdiği bir konu olsa da, benden duymuş olmayın ama, 50Hz alti bizim çok da umrumuzda değildir. Ancak toptancılık yapmamak adına, önemli bir istisnayi belirtmek isterim. Kullandığı benzinin yüzde onunu ses enerjisine çeviren araçları olan, hatta çok dik yokuşları çıkarken aracın çekişini arttırmak için teybin sesini kısmak zorunda kalan, kırmızı ışıkta beklerken etrafındaki araçları basit harmonik harekete sokan, araba teybi meraklısı arkadaşlardan bahsediyorum.

    Geri dönecek olursak, çok derine inebilen bir HD800'i yeterli bulmamakla birlikte, bir HD600 yeterince tatmin eder bizi. Zaten bass'ın altını üstünü de çok bilmeyiz biz. Duysak yeter, hissetmesek te olur. Araba teybi meraklıları dışında. Onlar için hissetmeleri de yeterli değil. 50 metre çapındaki tüm canlıların da hissetmesi gerekli :)

    Ehm. Warbler'a dönecek olursak. Bass açısından yeterli. Yeterli derken, normal yeterli değil, bass-sever yeterli. Yani bass-sever arkadaşları tatmin edeceğini düşünüyorum. Araba teypçileri dışında. :)
     
    #18
    Son düzenleme: 17 Ağustos 2018
    cyraz ve Picasso16 bunu beğendi.
  19. Synchronicity

    Synchronicity FLAC

    Katılım:
    2 Mart 2015
    Mesajlar:
    389
    Beğenileri:
    707
    Buluşmada çok kısa dinledim, öyle flagship modelleri çok dinlememiş ve kulaklık işlerine alt tabakadan gelen biri olarak;
    O şerefe nail olanlardan birisi de benim, gövde genel itibariyle neredeyse bana aitmiş gibi uysa da kanal kısmı hafif bir bası ile mühürlendi.
    Elbette ki kendi kulak izime göre yapılmış olsa, kulak kanalına tam merkezli oturma dolayısıyla belki daha doğru duyabilirim sanıyorum.
    Sağolsun @Sechtdamon Özgür abi höt zöt demedi kaptım kulaklığı (custom diye uyumluluk ihtimali vermemiştim ve cidden istemek için utandım ancak kendime engel olamadan istedim :) ), ilk zamanlarda bas sunumu üzerine "öyle çok baslı değil" ve "bass severler başka kapıya" dediklerinde hep bir şizofreni haliyle "az ama ne kadar az acaba?" diyerek kendimi tüketmiştim, basslar gümbür gümbür olup bu samimi sunumun önüne geçmemesi oldukça yerinde bir karar, genel çözünürlüğe de katkısı büyük.
    Solar ile bassların "bana göre" abartısıyla (vurgulu bassların midlere olan etkisi) biraz iem işinden soğumuştum, benim sevdiğim "keşke şöyle olsa" dediğim sounda birebir uyuyor hatta kulağıma ilk taktğımda sandığımın aksine hiç eksiklik hissetmedim.
    Ayrı bir bas sürücüsü olsa sanırım bu başarıyı elde edemeyecekti.
    Çözünürlük olarak oldukça başarılı, hem böylesine organik hem de doğru çalan birşey dinlememişim dedirti bana.
    Hele ki o vokaller! büyüledi beni.
    Tek balanslı armatür sürücü kullanılan bu CIEM'i içeriğinde ne olduğunu bilmeden dinlesem tek BA sürücü olduğuna ihtimal vermezdim.
    Teorik olarak, sürücülerin fazlalığı ile ses kalitesinin arttığı iddialarını yok ediyor diyebiliriz.
    Deneyebilmiş olmanın rahatlığı ile daha da şekillendi herşey :)
     
    #19
    Son düzenleme: 17 Ağustos 2018
    Sechtdamon ve florence bunu beğendi.
  20. florence

    florence FLAC

    Katılım:
    21 Ocak 2014
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    845
    Aslında Prelude, bass sever birini "yahu bass her şey demek değilmiş ki" dedirtebilecek bir tuning ile karşılayabilir. Bunun garantisi olmadığı için -ebilir diyorum. Fakat tonlama, üst frekansların parlamadan uzayabiliyor olması, hızı, ender görülebilecek mid performansı ile kullanıcısına "güm güm bass yerine müziği daha doğru, olduğu gibi, çok hafif sıcak tonlama ile dinlemek daha güzel" dedirtip farklı bir yöne itebilir demek istiyorum. Prelude bu açıdan odyofil ama analitik sevmeyen birini fazlasıyla mutlu edecektir. Hem odyofil seviyede hem de analitik çalmamak önemli diye düşünüyorum.
     
    #20
    Picasso16, zxc, Sechtdamon ve diğer 2 kişi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş