Hata
  • Besleme bilgisi yüklenirken hata oluştu

Audeze LCD3 İncelemesi

Audeze Lcd2’yi denedikten sonra Lcd3’ü epey merak eder olmuştum. Nitekim fiyatı ve soru işaretleri yanaşmama engel oldu. Sağolsun Ankara ekibi oldukça meşakatli yolların ardından bir adet edindi. Ben de bu vesile ile dinleme imkanına kavuştum.

Kulaklıkla ilk tanışmamız hiç iyi olmadı. Ben Ankara’ya gidip Hasan’ın evine ayak bastıktan 1.5 dakika sonra kulaklığı düşürüp kablonun sağ jakını kırdım. Neyseki kötünün iyisi bir çözüm bulduk da orada dinleyebildik. Sonrasında kendisini Denizli’de misafir ettim uzunca bir süre. Nedir ne değildir anlamak için yeterince süre dinleyebildim.

Kullanılan Amfiler:

-Zana Deux Se
-Violectric V200
-Ear Stream Black Pearl

Kullanılan Dac lar:

-Hegel Hd20
-Violectric V800
-Matrix Mini-I

Karşılaştırılan Kulaklılar:

-Sennheiser Hd800
-Audeze Lcd 2



Teknik özellikler genel yapısı


Bilindiği üzere klasik dinamik sürücüler yerine Planar Magnetic sürücüler kullanıyor. Teknolojisinin ayrıntıları epey ilgimiz dışı. Ancak iddaa edilen en büyük avantajı frekans tepkilerinin daha lineer olması ve çok düşük distorsiyon oranı.
Lcd 3-2 ve Hd800’ün frekans tepkilerini incelediğimizde, daha kağıt üzerinde hd800’ün (doğal olarak) farklı bir karakteri olduğu söylenebilir. Audeze’nin sürücü yapısının avantajı ile daha yüksek frekans bandında kadar oldukça lineer bir davranış gösterdiğini söyleyebiliriz. 



Planar magnetic teknolojisinin bir sonucu olarak direnç-frekans tepkisinde hiçbir değişiklik yok. Bu da demek oluyor ki her frekans bandı için aynı direnç tepkisini veriyor. Hd800’ün direnci alt mid-mid bandında 600 ohm’a kadar çıkıyor. Ses karakterlerini betimlemeye çalışırken bu grafikten epey faydalancağız:



Malzeme kalitesi-konfor


Ahşap ve deri karışımı kesinlikle çok çekici. Lcd2’ye göre daha sıcak bir tonda kasası var. Onun dışında boyutlarında pek bir değişiklik yok. Yeni kullanılan pedler yumuşak ve deri hissini çok iyi yansıtıyor. Dahası kullanım sırasında vakum hissi yaratıyor böylece kulağa tam oturuyor hissini veriyor. Bu disiplinde oyum Lcd3’e.
Kablosu için hiç iyi şeyler söyleyemeyeceğim. Hem kulaklığın fiyatı düşünüldüğünde kesiti ve dokusu çok ucuz duruyor, hem de ilk 1.5 dakikada soketlerini kıran biri olarak xlr uçlarının plastik kalitesini de hiç beğenmedim. Lcd2 ile aynı stok kabloyu kullanıyorlar; gerçi 1000 dolar bandında bir kulaklık için daha kabul edilebilir bir şey ama Lcd3 için kesinlikle daha iyisi lazım.

Herhalde Hd800’ün kablosu bir kulaklık için en iyi görünen ve işçiliği en iyi olan kablodur (ses kalitesini bir yana bırakıyorum elbette). Burada üreticiler “nasıl olsa bu kulaklığı alan kablosunu değişirecek” diye düşünerek kabloya hiç önem vermiyorlar sanırım. Konforu kötü değil, ama gayet ağır. Benim gibi kocaman kafası olan biri dahi derinden hissediyor. Konfor konusunda gerçekten rahat ettiğim tek kulaklık Hd800. Hem hafif hem de baskı çok az hissediliyor.



Genel Ses Karakteri


Grafiklerden yola çıkan birisi Lcd2 ile çok benzer bir ses bekliyor olabilir. Ama öyle deği; Lcd3’ü ilk kez dinleyen birisinin ilk dikkatini çeken daha derin midleri olacaktır. Klasik Audeze tonunu daha derin midlerle duyuruyor. Yani iki kulaklığın da ses rengi birbirine çok benziyor. Üst midlerin aniden düştüğü yer aynı. Ancak sahne sunumu konusunda ilk etapta birbirlerinden ayrılıyorlar. 

Lcd3 gerçek anlamda derin sahnesi olan bir kulaklık. Bu konuda şöyle bir notasyon kullanmaya çalışacağım: 

“Sahne Derinliği” derken dinleyicinin sabit, orkestra dağılımının derin olduğunu kastediyorum.
“Sahne Konumu” ise orkestranın sahneye olan uzaklığı anlamına gelecek.


Bu bağlamda, sahnesi oldukça derin bir kulaklık. Elbette Lcd2 ve 3 arasındaki ilk anda göze batan fark bir tek bu değil. Lcd3 daha transparan, daha yumuşak ve sıcak çalan bir kulaklık. Amfiye olan tepkileri de iki kulaklığın çok farklı. Dahası her ne kadar Lcd2 ve 3 ün ses tonunun birbirine benzediğini söylesem de Lcd3 biraz daha karanlık bir kulaklık. Sahne derinliği, havadar yapısı, biraz daha yumuşak çalması böyle bir fark yaratıyor. Amfiye verdikleri tepki farklı demiştim, gerçekten de öyle.



Örneğin Lcd2 ve violectric v200’ün uyumu dinleyenler tarafından çok beğenilir. Ancak Lcd3 ile hiçte iyi çalmıyor. Özellikle Ankara’da denerken bu biraz hayal kırıklığına neden oldu. Lcd3’ü Vioelectric v200 ile birlikte dinlerken enstrümanların karıştığını hissettik. Yani sunum yelpazesi biraz daha kapandı. Dahası tepkiler sivrildi. Lcd2 ile dinlerken böyle bir şey hissetmedim. Sanırım sahnenin geriye yerleşmesi ile ilgili bir durum. V200’ün sıcak tonuyla birlikte istenen dirilik yok oluyor. Hd800’ün ise sahne konumu çok derin. V200 ile denerken en çok beğendiğim kulaklık Hd800 oldu.
Zana .Deux ile dinlemeye geçince taşlar yerine oturdu diyebilirim. Yelpaze açıldı, enstrümanlar arası boşluk arttı ve daha diri çalmaya başladı.

Ben low gain modunda dinlerken Lcd3’ü daha çok beğendim. Hem düşük dirençli olması hem de frekans bandı boyunca direncin değişkenlik göstermemesi sayesinde gayet başarılı. Lcd3 çıkış direnci düşük ancak besleme potansiyeli yüksek amfilerle en iyi performansı verir diye düşünüyorum.

Hd800 için işler biraz karışık. Amfinin gain i yükseldikçe gövde kazanıyor ve ses sıcaklaşıyor. Ancak distorsiyon artıyor ve kontrol kaybolmaya, alt sesler homurdamaya başlıyor. Düşük gain de ise daha sakin, ancak gövdesiz bir ses duyuruyor. Dengeyi bulmak oldukça zor. Dahası kötü bir kaynakla ya da amfiyle dinliyorsanız, düşük ses seviyesinde alt seslerin ve midlerin sakinleşmesi ile yüksek enerji barındıran üst frekans bandındaki dijital kirlilik kulağı tırmalamaya başlıyor. Neyseki Qls-660 müzik çalar ile bu kamburu da aştık.



Alt Sesler

Bas tepkileri iki Audeze modeli için de benzer karakterde, son derece renkli, sıkı ve kontrollü. Planar teknolojisinin avantajı ile bas tepkilerini kontrol etmek daha kolay. İlla bir fark aranacaksa Lcd3’ün alt midlerinin biraz daha renkli olduğunu söyleyebilirim. Tabi daha transparan karakteri sayesinde daha fazla mikro detay sunuyor. Ayrıca Lcd3’ün bas tepkileri ve midleri arasında Lcd2’ye göre daha fazla hava var. 

Hd800’ün midleri daha “hafif”. Frekans tepkilerini vermek konusunda sıkıntı yaşatmıyor ve oldukça doğal. Ama özellikle renkli müzikler için biraz geriden geliyor. Herhangi bir kontrolsüzlük yok. Sadece belirttiğim gibi, yüksek gain seviyesinde biraz homurdanmaya başlıyor.



Orta Sesler

Audeze Lcd3’ün kardeşine göre en büyük değişimi midlerin sunumu konusunda gerçekleşmiş. Belirtmeye çalıştığım gibi derin ve daha yumuşak çalan midleri var. Ayrıca daha transparan ve detaylı. Enstrümanlar arası ayrıma daha kolay varılıyor. Lcd2 daha yakın ve “içindeymiş” hissini veren bir kulaklık. Lcd 3’ün Mid seslerin daha yüksek çözünürlüklü olduğunu ve daha çok detay barındırdığını söylemeliyim.  Yalnızca orkestral eseler için değil, vokal ağırlıklı müziklerde de durum böyle. İki kulaklıkta sürücü teknolojilerinin yapısı gereği çok hızlı zaten. Lcd3 daha fazla transpranlık ve derinlik ekleyerek geniş orkestral eserlerde daha başırılı hale gelmiş. Müziği takip etmek daha kolay.

Ayrıca Lcd2 dediğim gibi biraz daha köşeli çalıyor denilebilir. İlk dinlemelerde üst midlerin biraz stresli çaldığını düşündük. Ancak Alo Audio 8 kablo ile dinlemeye başlayınca hissedilen o sivrilik törpülendi. Kablonun hem Lcd3 hem de Lcd2’ye olan etkisi tartışılmaz. Stok kablo ile sesler sivriliyor ve genel sunuma yorucu bir hava ekleniyor. Her iki kulaklık için de üst midlerdeki “klasik” audeze imzası mevcut. “Kırpılmış” atmosferi ses karakterinin bütününü oluşturuyor. Lcd2 için daha önceki incelemelerde yaptığım yorumlar bu kulaklık içinde geçerli. Bilinçli olarak kırpılmış üst sesler yetersiz değil. Sadece farklı bir karakterde sunuma sahip. Detay, hız ve tınılar kaybolmuyor. Özelllikle renkli müziklere daha iyi uyum sağlayan “Amerikan Ekolü” nü yansıtıyor.

Hd800’ün midleri çok tartışıldı. Benim için hala klasik müzikte tek favori. Lcd3’e enstrümanlar için daha fazla yer mevcut. Bunun da ötesinde üst seslerde bir kırpılma olmadığı için tam bu noktaya düşen enstrümanlar daha doğal duyuluyor. Dolayısıyla keman sesi ve orta-üst bandında duyulan ne varsa kapalılık hissi olmadan daha gerçekçi.

Üst Sesler

Lcd3’ün nasıl en büyük değişimi mid sunumunda gerçekleştirmişse en büyük iyileşme de tizlerinde olmuş. Transparan ve lcd2 ye göre biraz daha yakın konumlu. Bunun da ötesinde köşeli çalmıyor, hatta daha analog bile denilebilir. Gerçekten Lcd2’den çok daha iyi bu konuda. Tabi daha transparan olması karakteriyle birlikte, daha fazla kayıt seçiçi, kaynağa daha duyarlı bir hale gelmiş. Yine de epey ilerleme sağlanmış.
Hd800’ün üst midlerini ve tizlerini birbirinden ayırmak zor. Lcd3’te ise üst midler daha pasif, tizler daha enerjik. Dolayısıyla doğallık konusunda tahmin edileceği üzere Hd800 önde. Ama Lcd3’ün daha sakin yapısı vokallerdeki sibilance’ı biraz daha dinginliyor. Lcd2’ün tizlerdeki köşeli yapısı yapay bir tat ekliyor.

Sahne

Üç kulaklığında birbirinden ayrıldığı en bariz noktalardan birisi sahne yapısı. Kabaca tarif edecek olursak, Lcd3 derin sahneli, Hd800 sahnesi uzak konumlu, Lcd2 ise yakın sahneli olarak değerlendirilebilir. Tabi hd800 genişlik ve derinlik kavramlarına ek olarak 3 boyut etkisini de işin içine sokuyor.Lcd3 derin sahnesi sayesinde önde ve arkada olan enstrümanların dağılımını güzel yansıtıyor. Özellikle az enstrümanlı ve vokal yoğunluklu müziklerde enstrümanların ayırt edilmesini kolaylaştırıyor. Lcd2’de biraz daha cümbüş havası var. Enstrüman ayrımı yine de çok iyi ancak sunum dinleyene çok yakın. Midlerde herhangi bir konum değişikliği yok.



Hd800 ise kendi açısından fenomen sayılacak sunumuna devam ediyor. Sahnesi Lcd3’ün mü derin yoksa Hd800’ün mü buna cevap veremeyeceğim. Ancak Hd800’ün sahnesi daha geride, Dahası genişlik ve derinlik dışında enstrümanların açılı bir dağılımı da sös konusu. Çok enstrümanlı karmaşık pasajların takip edilmesi en kolay Hd800’le yapılıyor. Buna karşılık Yakın sahneli olması gereken müziklerde (caz, pop, rock v..s.) biraz daha sesi açma isteği uyandırıyor. Oysa sunumunun karakteri gereği böyle çalıyor. Bunu yanlarda çalan ekipmanların sesi gelipte irkilince anlıyorsunuz. Böyle tür müziklerde Lcd3’ün sahnesi daha bir eğlenceli.

Sonuç

Lcd3 ne için alındığı bilinmesi gereken bir kulaklık. Ses sunumunu 1 cümle ile tarif etmeye çalışırsam, kardeşinden bir ton daha karanlık, daha transparan, derin bir sahnesi ve tizlerinde önemli gelişmelerin kaydedildiği bir kulaklık. Ancak genleri Lcd2 ile aynı. O ses rengini beğenmeyen birisi, lcd3’e geçip şok geçirmez. Lcd2 ve Lcd3 aynı alakasız iki kulaklık ya da Lcd3 apayrı bir sınıfa ait yorumlarına katılmıyorum. Gelişmeler bariz, sonuçlar kolayca hissedilir ancak Lcd2’yi “çöp” haline getirmiyor. Tersine iki adım gerisinde ancak hala çok keyifli.


Lcd2 ile dinlediğiniz sistemin Lcd3 ile uyumlu olmasının garantisi yok. Mümkünse hoparlör amfisi ya da çıkış gücü yüksek, direnci düşük ve transparan bir amfi ile sürülmeli. Kablo yükseltmesi kesinlikle gerekli, hem lcd3 hem de 2 için. En büyük eksisi fiyatı. 2000 dolar iddalı bir rakam. Hifiman gibi F/P markaları varken biraz daha rekabetçi olabilir. Çünkü bu fiyata kafadan 400-500 dolar kablo fiyatı eklenmeli. 

Hd800 hala yaptığı iş konusunda kimseye yenilmedi. Transparanlıkta değil belki doğallıkta sunumu gereği daha iyi. Ama lcd3 daha iyi bir “all rounder” kulaklığı. İki farklı ses rengi ve karakterden bahsediyoruz. Param olsa ikisini de tutmak isterdim.

               

En Son forum aktiviteleri

Fotograf Galerisi