Kulakiçi Kulaklık Rehberi

Bu konuyu uzun süre önce açmam gerekiyordu fakat bir türlü fırsat bulup, veya kendime güvenip yazamamıştım. Konu bugüne kadar denediğim tüm kulaklıklardan kısaca bahsetmem şeklinde bir konu olacak. Herhangi bir yerde hatalı olduğumu düşünürseniz ve özellikle kulaklığa alışık ve sahipseniz kesinlikle yorum ve düzeltme bekliyorum. Ayrıca dinlemediğim kulaklıklar için de kullanıcılarından destek bekliyorum. Aynı formatta yazıp bana gönderebilirseniz bir şekilde, rehberi birlikte genişletebiliriz.

İlk mesajda kulaklık izlenimleri, ikinci mesajda kulakiçi kulaklıkların nasıl kullanılacakları, üçüncü mesajda ise kulaklık silikonları/uçları ve genel olarak nası tepki verdikleri konusunda bir mesaj yazmayı düşünüyorum.

1. Kulaklık izlenimleri

İzlenimler tamamen benim fikirlerim doğrultusunda oluşturulmuştur. ~100$ üstü kulaklıklar değerlendirmeye alınmıştır. Alfabetik sıraya göre eklenmiştir ve eklenecektir. Zamanla kulaklıkların fotoğraflarını ve üretici sitelerinin linklerini de eklemeyi düşünüyorum. Ayrıca kulaklıkların sahipleri aynı formatta yorum yaparsa, benim izlenimimin altına alıntı içerisinde o yorumu da ekleyeceğim.

Denenmiş ve eklenmiş kulaklıklar:

- Audio Technica CK7, CK10, CKM70, CKS70, CKS90
- Brainwavz M1, M2, M3, B2
- Earsonics SM3
- Etymotic ER6i, ER4S
- Fischer Audio Eterna v2, Silver Bullet, Aleph
- Futuresonics Atrio M8
- Hifiman (Head-Direct) RE0, RE252
- Klipsch Custom 3
- Monster Turbine, Turbine Pro Gold
- NuForce NE6&NE7, NE8
- Ortofon E-Q7
- Phonak PFE
- Radius Hp-TWF11R (DDM)
- Sennheiser IE7, IE8
- Shure SE420, SE530
- Sleek Audio SA6
- Ultimate Ears Triple.fi 10
- Vsonic R04PRO
- Westone 1, 2, 3, UM2
- Yuin PK1

Kesin denenecek ve eklenecek kulaklıklar: Fischer Audio DBA02, SBA01; Vsonic R07, Stax SR-001 MKII
Denenmemiş fakat fikir sahibi olduğum kulaklıklar: (Bu kulaklıkların tümü denediklerimle benzer sürücü veya karaktere sahipler) Monster Turbine Pro Copper, Grado GR8, Phonak Audeo Perfect Bass
Denenmemiş kulaklıklar: Denon C710, JVC Victor FX500 ve FX700, Audio Technica CK90Pro ve CK100, Monster Miles Davis, Earsonics SM2, Etymotic HF5, Klipsch Image X10

İzlenimler:

Audio Technica

Markanın genel özellikleri: Aslında markanın değil ama model bölümleri arasında genel özellikler var. Örneğin CKM serileri, CKS serileri, CK serileri gibi. CK serileri detay üretmek için yaratılmış kulaklıklar. CKM serisi daha çok armatüre yakın bir ses veren fakat CKM90 hariç dinamik olan kulaklıklar. CKS ise bas serisi ciddi basa sahip olan kulaklıklar. Hepsinin kabloları ve melzeme kaliteleri gayet iyi. Kutu ve paketleme genel olarak basit.

CK7: Audio Technica’nın dinamik sürücülü eski bir kulaklığı. Hangi seviyede, şu an satılıyor mu bilgim yok. Fakat beklemediğim şekilde beğendiğim için buraya yazmak istedim. Kulaklık normal silikon uçlarla earbud gibi ses karakterinde fakat detaylı bir ses veriyor. Buraya kadar CK7 nin genel olarak bahsedilen ses karakteri buydu. Fakat daha sonra iki boğumlu silikon uçları taktım CK7e ve muhteşem bir ses karakterine büründü. Gayet güzel baslara sahip, dengeli, ayrıntılı bir kulaklık olmuştu. Kullananların aklında bulunsun. Almayı düşünenler de ikinci el güzel bir rakama denk gelirse alabilir, gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.



CK10: Bu kulaklığın ilk dikkat çeken kısmı yapım kalitesi ve iki armatür sürücü barındıran ufacık sürücü "kutucuk"ları. İşte o sürücüler tamamen tiz ağırlıklı bir ses üretiyorlar; oldukça detaylı ve şeffaf. Armatür sürücülerin klasik bas vuruşuna sahip, pek yoğun sayılmaz. Baslar yeterince derine iniyor, alabildiğine hızlı. Mid sesler klasik AT midleri. İlla bir tarif gerekirse, sıcak tarafa daha yakın. Öne çıkmasalar da erkek vokallerde başarılılar, ama kadın vokaller, kulaklığın da karakteristiğiyle bağlantılı olarak oldukça canlı ve sanki size daha yakın.  Sahne enlemesine geniş, konumlandırma mükemmel olmasa da hafif bir derinlikle birlikte güzel bir "boşluğa" düşüyorsunuz. Enstrüman ayrımı da buna mukabil çok iyi. Tiz ağırlıklı olmanın faydaları.. Bu karakteri beğenebileceğini düşünen herkese gider, her türe uyum sağlar diye düşünüyorum.



CKM70: Audio Technica’nın sevemediğim tek kulaklığı oldu. Gayet dengeli, herşeyin yerli yerinde olduğu bir kulaklık aslında. Ama mid ve tizlerindeki renginden dolayı pek sevemedim. Ayrıntı olarak, sahne olarak ve dinamik kulaklıkta biraz armatür hissi verdiği için değişik bir kulaklık. Pop ve RnB harici diğer türlerde iyi gideceği kanısındayım.



CKS70: Audio Technica’nın orta seviye bas ağırlıklı kulaklığı. İlk taktığınızda direk farkına varacağınız şey mükemmel oturuşu ve kulağı sanki yapıştırılmış şekilde bırakmayışıdır. Kaliteli basları, güzel midleri ve bence pek iyi olmayan tizleri var. Ama bu seviyedeki bir kulaklık için herşeyi yeterince iyi. Sahnesi güzel, izolasyonu fena değil. En iyi her zamanki gibi Pop, RnB ile gider.



CKS90: CKS70in abisi, bas serisinin üst seviye kulaklığı. Tüm seviyelerde alt/orta seviyeye konabilir. Basları CKS70den iyi ve fazla, mid ve tizleri de fazla ve daha kaliteli. Gene aynı şekilde oturuş konusunda gayet başarılı. En iyi Pop, RnB, Trance, belki ama belki Rock ile gidebilir.



Brainwavz

Markanın genel özellikleri
Kulaklıklarının malzeme kalitesi oldukça iyi özellikle fiyatlarına bakacak olduğumuzda insan şaşırıyor. Özellikle kabloları oldukça sağlam ve kaliteli.
Kutu içeriği de standart, bir kaç model hariç. Şık ve korumalı taşıma çantası 3-4 çift uçla beraber geliyor.


Brainwavz M1: Sesi genel anlamda koyu ve bass üstüne kurulu. Basslar diğer seslerin önüne geçebiliyor ve sesin önünde bir perde varmış gibi ses veriyor. Çok tavsiye edilecek bir kulaklık değil. Ancak ülkemizdeki kullanıcıların genel isteklerini karşılıyor özellikle bass konusunda. Ses çözünürlüğünü önemsemeyen bass seven RNB,POP tarzı basslı müzikler dinliyenler alabilirler.

Brainwavz M2: M1e göre daha açık bir sese sahip ancak genede bassları bir adım öne çıkıyor. Basslar m1deki gibi diğer sesleri perdelemiyor ve sahnesi daha açık bir kulaklık. Tiz ve midler bassların bir adım arkasından geliyorlar. Paket içeriği fiyatına göre gayet yeterli. Pop dinleyenler ve bassların dolgun olmasını isteyen rock dinleyicileri alabilir.

Brainwavz M3: Diğer brainwavz modellerinden sonra takdığınızda kulağınızın rahatladığını hissediyorsunuz. Sahnesi M2ye göre daha geniş ve daha dengeli bir kulaklık.Diğer modellerdeki gibi basslar ön planda değil, hatta bazı kullanıcılara göre biraz az gelebilir. Bence gayet yeterli seviye ve kalitede. Midler hafif önde. Tizleri de yeterli seviyede ve kulağı tırmalamıyorlar. Fiyatına göre iyi denilebilir.

Brainwavz B2: Sesi Fischer DBA02'nin daha koyu haliydi. Normal ses seviyesinde bence fena bir kulaklık değil, ses rengi açısından. Ama ses rengi koyulaştığı için DBA02'deki açıklık, ayrıntı hissi ve detay kaybolmuş gibiydi. Belki uzun süreli dinlemelerde, DBA02'nin verdiği ayrıntı minor seslerde duyulabilir.

Earsonics

Markanın genel özellikleri: Marka olarak bugüne kadar pek bilinmemekle birlikte genelde Fransız sanatçılara custom IEM yapan bir marka. SM3 ve SM2 diye iki modelleri var. Tipleri Westone çakması, kablolar ve jacklar Westone ile aynı. İki modeli de seviliyor. Kutu içerikleri yetersiz.

SM3:  Head-fi’nin yeni kralı. Anlatılana göre herşeyi, iyi yapanlardan daha iyi yapıyor. Ben özellikle bir ara kafaya iyice takmıştım, daha sonra Ortofon E-Q7 gelince alma işi rafa kalktı. SM3ün ses rengi ile ilgili en garip yanı, head-fi’dekilerin de dediği gibi, net bir ses karakteri yok. Biraz şu şekilde anlatabilirim, hepsinden yeterinceden fazla var, müzikte ne varsa onu veriyor. Yani Pop dinlerken baslar çok çıkarken, metal dinlerken tizler çok çıkabiliyor. Garip ama gerçek. Ayrıntılar gerçekten iyi, sahne gerçekten iyi. Transparanlık iyi. İzolasyon ve oturma iyi. Ses konusunda gerçekten en iyi universal IEM denilebilir kendisine. Fakat malzeme ve kutu içeriği konusunda pek iyi şeyler söyleyemem.  Kablosu zaten Westone çakması fakat kulağa takılan kısmın malzeme kalitesi bence kötü. Çapak felan var. Kutu içeriği de keza berbat. Bir çanta, bir double flange uç, bide sünger uç. Ha pardon bide temizleme şeysi. 650TL veriyorsun, aldığın hizmet bu kadar. Sonuç olarak elbette head-finin abarttığı kadar yok. Orda yazılanlara bakılırsa kulaklık JHlarla kapışır gibi veya sanki diğer universallerle arasında uçurum varmış gibi ama değil. Ha hepsinden iyi mi iyi, uçurum var mı yok.



Etymotic

Markanın genel özellikleri: Etymotic de Phonak gibi işitme cihazı üreten bir firma olduğu için gene kulaklıkları temizlik ve gerçeklik üzerine kurulmuş. Başka herhangi bir ortak özellikleri yok.

ER6i: Benim ilk kulaklıklarımdan biri. O zamanlar aslında alarak hata yaptığımı düşünüyordum ama şimdi düşünüyorum da çok da mantıksız birşey değilmiş Vibe’ın yanına almak. ER6i, Etymotic markasının giriş seviyesi kulaklığı. Genel olarak tiz karakterli bir sesi var. Az basa sahip, midler basa göre önde fakat gene tize göre biraz geride kalıyor. Ayrıntı olarak fiyatına göre fena olmayan bir ayrıntısı var. İzolasyon mükemmel. Oturma rahatlığı pek iyi değil, beyine kadar sokmak gerekiyor. Bence teknolojisi eskiyen başka bir kulaklık. Yerine PFE alınabilir. En iyi metal, rock veya bas istemeyen türler ile gider. Tizi sevenler alabilir.



ER4S: Etymotic’in senelerdir sattığı, değiştirmeye, geliştirmeye kıyamadığı modeli. İlk versiyonu 20 yıl önce felan üretilmiş bir kulaklık. P ve S diye iki modeli var. P modeli düşük empedans değeri ile taşınabilir cihazlarda kullanılırken, S modeli amfisiz kullanıma pek iyi tepkiler vermiyor. Zaten pek rahat bir kulaklık olmadığından da P kullanan pek yok, herkes amfisinde S versiyonunu kullanıyor. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kulaklık bence yürürken, gezerken kullanmaya pek açık değil. Biraz mikrofoniğe sahip olan kablosuna ek olarak gene beyine kadar sokulduğundan her adımda bir bas sesi duyabiilirsiniiz beyninizin içinde :) Gelelim ER4S’in sesine; renksiz, analitik çok doğal bir sesi var. Amfi ile inanılmaz iyi bir enstrüman ayrımına ulaşıyor ve çok iyi 2 boyutlu bir sahneye erişiyor. Aynı zamanda hızı ve detayı ile biliniyor. Kötü yanları, bazıları için bası az kalabilir ve bence taşınabilir değil. Kime gider? Amfisi olup da gerçekten detay ve ayırım arayanlara gidebilir ama gene de birinci kulaklık değil de elinizdekinin yanına alınır gibi ayrı bir referans olarak.



Fischer Audio

Markanın genel özellikleri:Yeni yeni bilinmeye başlayan bir Rus markası. Markanın ortak özellikleri, kulaklıkları güzel tasarlamaları, tiplerinden beklenmeyen bir şekilde güzel oturmaları. Kablolarının dandik olması. Jackları güzelse Y splitlerinin kötü, Y split güzelse jacklarının kötü olması.

Eterna v2: Firmanın Eterna v1 patlamasından sonra üretmeye çalıştığı versiyon. Oturması çok güzel. Y split çok güzel. Kablo ve jack konusundap ek iyi şeyler söyleyemem. Ses olarak kısa ve öz bir şekilde fakirin Turbine Gold'u diyebilirim. Karakter birebir aynı. Ayrıntı ona göre daha az, perde biraz var Gold'a göre. Kimlere öneririm? Gold'un ses karakterini beğenip o kadar para vermek istemeyenlere, Gold'u denemek isteyip o kadar para vermek istemeyenlere, bas sevenlere.



Silver Bullet:Firmanın güzel tipli bir kulaklığı daha. İlk bakışta hayatta oturmaz desem de, taktıktan sonra sonsuza kadar çıkmaz gibi bir his oluştu. Bunda da kablo ve Y split pek iyi gözükmüyor ama jack baya iyi. Sesi perdeli, baslar fazla. Benim pek hoşuma gitmedi. Kime öneririm? Tipini beğenenler alabilir  :)



Aleph: Şimdi aslında bu rehberi 100$ üstü olarak tasarlamıştım ama bu kulaklığı dinleyince dayanamadım, bu sitedekilerin bu kulaklığın mevcudiyetinden haberi olması lazım. Şimdi öncelikle kulaklık sanırım 30$, bana denemem için gönderildiği için fiyatını tam olarak bilemiyorum. Daha tam burn in bile olmadı aslında ama gene de yazıcam. Ses rengi olarak dengelinin üzerine bas eklenmiş gibi. Hiçbirşeyden eksik kalmıyor, baslar diğerlerini ezmiyor. Sahnesi fena değil. Gayet hızlı. Rahat. Tipi güzel. Kalite olarak tabii ki eksikleri var ama kesinlikle rahatsız olacağımız türden değil. Sadece basları biraz odunumsu vuruyor, yumuşak değil, tek problem bu. 3 saattir dinliyorum, haala bu kulaklığın 30$ olduğuna inanmıyorum. Sanırım bizim gibi kafaüstü kullanıcılarının rahatsız olmadan dinleyebileceği, hatta seveceği en ucuz kulaklıktır. Ben sevdim :)



Futuresonics

Markanın genel özellikleri:
Gene tek kulaklıkları olduğu için genel özellikleri yok.

Atrio M8:
Öncelikle şunu belirtmek isterim M5, M8 vs. aynı kulaklığın sadece farklı renkleri. Ses olarak herhangi bir farkları yok. Ses karakteri olarak V şeklinde bir karakteri var ve bu V şekli ciddi anlamda V. Basları gerçekten çok derinden/alttan ve uzatmadan vurduğu için yabancılar deprem gibi basları var diyor ve gerçekten doğru bana göre.  Tizler ise sanki dinamik sürücünün yanındaki armatürden çıkıyormuş gibi sanki farklı biryerden net olarak geliyor. Midler ise geride. Ayrıntı ve kalite olarak özellikle baslar çok iyi olmakla birlikte tizler ve midler de ortalamanın üstünde diyebilirim. İzolasyon olarak iyi, sahne olarak fena değil ama biraz basıklık hissi var. Malzeme kalitesi olarak fotoğraflardan pek iyi gözükmeseler de gayet iyi bir malzemeye sahipler. Atrio konusunda hiçbir dayanıklılık konusuna denk gelmedim. Kutu içeriği konusundaki problemi sadece double flangeler ve süngerler ile gelmesi. Kime gider? Özellikle bas arayan metal ve rock dinleyenler için öneriliyor. Aynı zamanda Pop, RnB gibi bas seven müziklerde de iyi gidebilir.



Hifiman (Head-Direct)

Markanın genel özellikleri: Head-direct odyofiller için fiyat/performansı yüksek ürünler üreten ve satan Çin menşeili bir firma. Ürünlerinin malzeme kaliteleri, görüntüleri felan pek iyi olmamasına rağmen, ses olarak eğer rengini beğenirseniz o fiyatlardaki birçok kulaklıktan daha iyi ses alabilirsiniz.

RE0: Head-Direct’in uç kulaklıklarından biri. Dinamik sürücüye sahip ama er6iden sonra denediğim en analitik kulaklık.Taşınabilir amfisiz,portable kullanımda sürülmesi çok zor,mid yoğunluğu az,bas yoğunluğu çok çok az.Tizleri çok kaliteli ve baskın.Ama amfiye en iyi tepki veren iemlerden,sahnesi dar baya.Ama doğallık ,üflemeli çalgılar için birebir.Pop,trance dinleyenlerin başlıca uzak durması gereken kulaklıklardan.



RE252: Re0 ile oldukça sevilen markanın şu an için piyasada bulunan en üst modeli. Yapı olarak klasik kulaklıklardan daha farklı olarak dışa kasası yumuşak silikondan üretilmiş. Tasarım olarak eleştiri alabilecek yönü ergonomi olayı. Gerçekten kullanımı ve alışması klasik modellere göre biraz daha zor. En iyi pozisyonun bulunması için uzun süre denenmesi gerekiyor çünkü oturup oturmadığını anca daha iyi bir pozisyon yakaladığınızda anlayabiliyorsunuz. İzolasyon olarak oldukça iyi seviyede bir ürün. Mikroniklik olarak ortalamanın üzerinde diyebiliriz. Ses olarak daha çok doğal ses üzerine kurulu bir yapısı var. Zaten er4p ile karşılaştırılmasıda bu alanda karakterinin ne olduğu konusunda bilgi veriyor. Tiz olarak ciddi anlamda detay sahibi bir kulaklık. Midler ise daha çok doğal karakterde. Bass konusunda yükseklik olarak bir iddası yok ama seri karakteri ön plana çıkan ve bu ses karakterinde kulaklılara alışkın olanlar için oldukça yeterli seviyede denebilir. Sahne olarak geniş sahneli bir kulaklık. Re0 ile karşılatırınca, daha çok re0'ın amfili hali olarak görülebilecek bir kulaklık. Bassları daha fazla, tiz detayı daha iyi R0'a göre. Doğal ve analitik ses sevenlere, enstrümental ve klasik müzik dinleyenlere, ER4p/s sevenlere fakat rahatsız bulanlara gidebilecek bir kulaklık. Oturma konusu hakkında düşünülmeli ama.



Klipsch

Markanın genel özellikleri: Klipsch, hoparlörleri ile bilinen bir Amerikan markası. Genel olarak Amerikanların sevdiği karakterde yani sert baslı kulaklıklar üretiyorlar. Malzeme kaliteleri iyi fakat sürekli mikrofonik ile anılıyorlar.

Custom 3: Klipsch'in Custom serisininin en iyi kulaklığı. Çift armatürlü ve şık bir görünüme sahip. Malzeme kalitesi olarak iyi, sağlam gözüküyor ve kablosu kumaş kaplı. Kutu içeriği normal, gerekli ıvır zıvırlar çıkıyor. Oturma problemi yok, rahat fakat sert kumaş kaplı olduğundan, müzik çalarken pek problem olmasa da, ciddi anlamda mikrofonik var. Sesine gelirsek, ses renginde problem yok. Gerekli bas, mid ve tize sahip, kimseyi üzmez. Sahnesi iyi, enstrüman ayrımı takip edilebilir. Eksi yanları ise çözünürlüğünü muhteşem bulmadım ama yeterli (ince nuansları kaçırabiliyor), biraz perdeli (burn-in olmadan dinlenecek gibi değildi), biraz yavaş, bir de basları yumuşak değil bazen yorabilir. Belki eski fiyatlarına değil ama şu an satıldığı 150$lar civarına iyi bir seçenek olabilir, gözden geçirilebilir. Kime gider sorusu ise, kulaklık her türe gidebilir fakat ben gene de mid ve tiz ağırlıklı müziklere, vokal sevenlere pek tavsiye edemem.



Monster

Markanın genel özellikleri: Malzeme kaliteleri ve size gerçekten iyi bir ürün satın almış izlenimi vermek. Kesinlikle dolaşmayan kabloları. Kulaktaki şıklıkları. Fakat tamamen metal olmaları sebebiyle ağırlıklıkla birlikte gelen oturma zorluğu.

Turbine:
Bence giriş seviyesinin halen en güzel kulaklığı. Giriş seviyesindeki bas arayan kullanıcıların bence tek seçeneği olabilir. Yeterliden biraz fazla bas, basa göre ezilmeyen mid ve tizler. Bas kalitesi olarak gerçekten iyi, mid ve tiz kalitesi olarak da normal seviyede bir kulaklık. Sahne dar, enstrüman ayrımı pek iyi değil. Fakat buna karşın mükemmel izolasyon. Comply ile birlikte artan izolasyon ve kullanım rahatlığı. Bence bas ağırlıklı alınabilecek giriş seviyesi en iyi kulaklıklardan biri. En iyi gideceği türler Pop, RnB, Chart parçaları gibi..



Monster Turbine Pro Gold: Monster’ın Copper versiyonu ile birlikte orta seviye kulaklığı.  Bas ağırlık olarak anılır. Ses karakteri olarak fazladan fazla basları, bunun altında “bence” biraz ezilen mid ve tizleri var. Bas, tiz ve midlerin tamamının kalitesi ve ayrıntısı fazlasıyla iyi. Sahne fena değil, enstrüman ayrımı iyi, izolasyon çok iyi gene. Comply ile kullanınca gerçekten çok kötü bir kulaklık haline dönüşecek kadar iyi bir seviyede ses kalitesi. Kim almalı? Ben en çok baslı kulaklığı istiyorum diyenler alabilir. Ben özellikle bassı iyice hissetmek isteyen jazz dinleyicileri, Pop, RnB için önerebilirim.



NuForce

Markanın genel özellikleri:
NuForce genelde fiyat/performans ürünleri üretmeye çalışan bir Amerikan firması. Özellikle NE6/NE7 ve uDAC ile isimlerini duyurdular.

NE6/NE7: İkisi aynı kulaklık, NE7nin farkı üstünde iPhone vs. için mikrofon bulundurması. Öncelikle yapım kalitesi. Kulaklığın jack girişi oldukça sağlam ve güven veren yapıda. Kulaklığın sürücülerini barındıran kısım da keza aynı şekilde... Ama kablo kulağa giden kısımlara ayrıldıktan sürücülerle buluştuğu kısıma kadar oldukça ince. Biraz korkutucu sanki. Kablo demişken, mikrofonik etki bolca mevcut, sabitlemezseniz işiniz zor gibi... Ses kalitesi aslında fiyatıyla orantılı düşünürsek oldukça şaşırtıcı. Yine de garip bir kulaklık olduğunu düşünüyorum. Mid seslerde başarılı, ne fazla ileri ne de geride kalıyor. Tizler de hiç fena değil, zira detay bakımından sıkıntı yaşatmıyor. Asıl ilginç nokta, kulaklığın bas performansı. Sanki biraz ayrı telden çalıyor gibi ve kanaatimce düşük frekanstaki sesleri biraz yanlış yansıtıyor fakat buna rağmen basları konusunda ben eğlendiğimi ve beğendiğimi hatırlıyorum. Bence şu an ki fiyatları ile çok iyi seçimler olabilirler...



NE-8: NuForce’un üst modeli. Pek hatırlamamakla birlikte gayet dengeli, güzel bir ses karakteri vardı. Sahnesi gayet iyiydi. Ayrıntılar iyiydi. Malzeme kalitesi de güzel gözüküyordu. O fiyata bulunabilecek belki en iyi kulaklıktır. Her türe gideceğini düşünüyorum.



Ortofon

Markanın genel özellikleri: Markanın tek kulaklığı olduğu için genel özellikleri yok.

E-Q7: Benim IEM deneyişimi durduran, SM3 almaktan vazgeçiren kulaklığın ta kendisidir. Belki inceleme yapamam diye burayı biraz uzun tutucam. Ortofon, Danimarka markası olmasına rağmen kulaklık Japon üretimi. Armatürü diğer firmalar gibi dışarıdan alınma değil, kendi üretimleri. Ayrıca normal armatürlerden farklı olarak E-Q7nin armatürü dinamik gibi çalışan bir sisteme sahip ve biraz büyük. Bu yüzden armatür gibi hızlı ve transparan olurken, dinamik gibi sıcak ve dolgun bir sesi var. Ses karakteri olarak mid ağırlıklı, fazlasıyla yeterli baslara ve çok çok az eksik tizlere sahip bir kulaklıktır. Renk olarak ben HD600 ile inanılmaz benzetiyorum. Bas ve mid kalitesi en iyi kulaklıklardandır. Tizler ve baslar genel müzikle birlikte inanılmaz doğru ve müzikal çalıyorlar. Genel olarak müziği en doğru ve en gerçek çalan kulaklıklardan sayılıyor. Özellikle midler gerçeklik olarak mükemmeller. Enstrüman sesleri felan çok doğru. Kulaklığın en iyi yaptığı işlerden diğerleri ise en transparan kulaklıklardan biri olması, netlik ve hızın çok çok iyi olması. Kötü yanlarına gelirsek; tizler bazı zamanlarda çok az pürüzlü olabiliyor ama bu müzikten de kaynaklanabiliyor. En büyük problemi ise malesef oturma problemi. Kulak kanalı ince veya çok dönüşlü olanlarda oturma problemleri yaşanabiliyor. Malzeme kalitesi konusuna gelirsem kulaklık alüminyumdan üretilmiş. Kablo gümüş kaplama bakır ve Y ayrımından sonra kumaş. Ayrıca paketleme de ayrı bir olay, insan sanki pırlanta almış gibi hissediyor. Kadife bir plaket kutusu gibi bir kutudan çıkıyor. Kime gider? Gitmeyeceği müzik türü olduğunu düşünmüyorum.



Phonak

Markanın genel özellikleri: Markanın iki kulaklığı da aynı olduğu için genel özellik diye birşey yok fakat Phonak işitme cihazı üreten bir firma olduğu için amaç doğal ve gerçek ses olacaktır tüm kulaklıklarında.

Phonak Audeo PFE:
Giriş seviyesinin parlak üyesi. Benim giriş seviyesindeki diğer tavsiyem. Ses rengi olarak gri filtrelerle mid ve tiz önde ve bas azken, özellikle bence siyah filtreler ile iyi bir kulaklık oluyor. Detay, sahne gibi konularda çok iyi. Ayrıntılar bence mükemmel. Malzeme kalitesi en başta pek iyi olmasa da v2 ‘lerde düzeltildiği söyleniyor. Adı gibi Perfect Fit, gerçekten ilk seferde çok rahat bir şekilde oturuyor ve çok rahat bir şekilde kullanılabiliyor. Hangi türlerle gider? Klasik, rock, metal, genel olarak enstrümental ve basa çok ihtiyaç olmayan. RnB, Pop gibi yapay müzik dinleyenler almasınlar.



Radius

Markanın genel özellikleri:
DDM tek kulaklıkları olduğundan genel özellikleri yoktur.

Hp-TWF11R (DDM):
Çift dinamik driverlı bir kulaklık ve galiba ilk. Tip olarak bazılarının sevdiği, bazılarının ise nefret ettiği bir tipi var. Ses rengi olarak bas ve mid ağırlıklı sıcak bir kulaklık. Ben Westone 3’ün tizleri az olan bir ses rengine benzettim. Ses karakteri olarak gayet güzel, ben beğendim. Sahnesi güzel, ayrıntı olarak da gayet başarılı ve ses dolu dolu geliyor. Fakat ben enstrüman ayrımını pek iyi bulmadım, sanki karışık gibi herşey. Belki çok ses birlikte geldiğindendir bilemiyorum tam olarak. Malzeme kalitesi olarak da gayet katı bir yapısı var. Kablosu kumaş, jackı ve Y ayrımı Sleek Audio kabloları ile aynı. Kime gider? Bence herkes kullanabilir, belki metal veya özellikle heavy metal gibi türlere gitmeyebilir.



Sennheiser

Markanın genel özellikleri: Tabii ki IE serisi için konuşuyorum; Türkiye’de garantili olarak güzel fiyatlara bulunabilmesi. Kablo ve malzeme kaliteleri, kutu içerikleri..

IE7: En büyük hayalkırıklıklarımdan biri. Head-fi’de yüzlerce sayfa yazı yazılan, övgüler övgüler üstüne yağan bir kulaklık. İlk okuduklarıma göre Sennheiser’in karakterinden çıkmış ilk kulaklık. Külliyen yalan! :) Bu kulaklığı ilk denediğimde aslında fena değil demiştim. Güzel sahnesi, genişliği, basık olmayan bir yapısı var. Bası az denilmesine rağmen gayet yeterli bir şekilde bası var. Midler gene Sennheiser midleri, öndeler. Tizler de biraz arkalarından geliyor. Aslında aşağı seviyelerden gelenler için yeterli hatta güzel gelebilecek bir kulaklık. Bir çok kişi beğenerek kullanır. Fakat benim elime PFE ile birlikte düşmesi büyük şanssızlık oldu. Aynı fiyat aralığında, yaklaşık aynı rengin veya aynı işin kulaklıkları olarak PFE ile kıyaslanamayacak kadar ayrıntısız bir kulaklık geldi bana. Genelde oturma problemi yaşanabiliyor, almayı düşünenlerin bilgisine. Yurtdışından alışveriş yapamıyorsanız ve Türkiye’de de PFE satan yoksa alabilirsiniz.



IE8: Sennheiser gibi bir markanın en üst seviye IEMi. Gerçi ben IE8e tam IEM olarak bakamıyorum, daha çok kanal içiden çok kulakiçi gibi geliyor bana, neyse. Westone 3 ün ezeli rakibi olarak adını bu aleme yazdırdı. Bas ayarı ile kullanıcılara ses renklerinde oynama şansı veriyor. En az bas ayarında iken basları yeterlinin biraz üstündeyken, bas ayarı sona alındığında fazlanın bile üstünde oluyor. Kalitesine herhangi birinin birşey diyebileceğini sanmam. Midler biraz bas tarafına doğru yatsa da, yumuşaklık konusunda gayet iyiler. Tizler de aynı şekilde yormayacak şekilde geliyorlar. Her konudaki ayrıntı iyi. Ve tabii ki IE8in en iyi olduğu konu olan sahne. Gerçekten çok geniş bir sahnesi var, basıklık hissi de hiç yok. Bunun sebebi üstündeki küçük bir hava yolu fakat bu hava yolu sebebiyle IE8in izolasyonu aynı gerçekten kötü. Enstrüman ayrımı gene Westone 3 kadar iyi değil. Hangi türe gideceği konusunda ise, bence metal haricinde her türe gidebilir.



Shure

Markanın genel özellikleri: Ses konusundaki yüksek tecrübelerini kulaklık konusuna aktarmaya çalışmışlar. SE530 uzun bir süre en iyi kulaklıklardan biri belki de en iyisi olarak gösterildi. Ama şu an bana göre tüm modellerinin teknolojileri eskidi. Özellikle kablolarının kulak üstündeki “memory wire” kısımlarında kablo kırılmaları çok yaşanıyor. Bu teknoloji eskimesi ve kablo problemleri yüzünden geçtiğimiz birkaç ay içinde SE535 ve 425i çıkardılar. Ses olarak farkları yok deniliyor.

SE420: İşin aslı geçen sene buluşmada dinlemiştim, tam olarak hatırladığım da sölenemez ama listede olması gerektiğini ve deneyen arkadaşların da katkısı olacağını düşünüyorum. Hatırladığım kadarıyla tamamen dengeli, enstrüman ayrımı ve sahnesi fena olmayan bir kulaklıktı. Dinlediğimde kesinlikle rahatsız edecek, problem çıkaracak, abartı bir durum olduğunu hatırlamıyorum. Parasını edebilirdi.



SE530: Shure’un kulak içi amiral gemisi. Gene mid forward kulaklıklardan biri. Ses karakteri olarak yerinde basları olan, önde midleri ve tiz uzantısının biraz eksik olduğu bir kulaklık olarak tanımlanabilir. Bas olarak tonu iyi fakat kalite olarak ben çok iyi bulmamıştım. Midler SE530un en iyi yeri. Hem önde hem de mükemmel midleri ile gerçekten çok iyi bir kulaklık. Başka çok beğenilen yanı da sahnesi ve basıklık hissi olmayışı. En çok bahsi geçer ve halen de bu konuda yeride koruyor. Gene izolasyon olarak özellikle Shure zeytin uçlarla iyidir, oturması rahat, tipi güzel. Tek problem üstte yazdığım gibi kablo konusunda geçiyor yurtdışında. Kime gider? Herkese gideceğine inanıyorum fakat  özellikle mid arayanlara, vokal ve enstrüman dinleyenlere daha iyi gider.



Sleek Audio

Markanın genel özellikleri: Değiştirilebilir portlar sayesinde kendi ses renginizi yaratmanızı sağlıyor. Aynı zamanda kabloları da çıkabildiğinden herhangi bir problemde değiştirebiliyorsunuz.

SA6:  Sleek Audio’nun şu an en iyi kulaklığı, orta üst seviyede denilebilir. Yakında çift sürücülü SA7 çıkınca ikinci en iyi kulaklığı olacak. SA6 uzun süre en iyi tek sürücülü IEMlerden biri olarak kabul edildi. Değiştirilebilir tiz ve bas portları sayesinde ses karakterini istediğiniz gibi ayarlayabildiğiniz bir kulaklık. Özellikle Bas+ ve Tiz+ portları ile kullanıyor insanlar. Bas+ portu üzerindeki hava deliği sayesinde sahne ve basık olmama konusunda güzel işler yapıyor. Gene bu portlar ile ben SA6yı dengeli buluyorum. Her konuda gayet ayrıntılı ve temiz bir sesi var. Kutu içeriği gayet iyi fakat uçlarını ben beğenmiyorum. Shure’un sarı süngerleri ile çok daha güzel oluyor. Malzeme kalitesi olarak eski versiyonlar daha problemliydi ama 09 versiyonlar nispeten daha problemsiz deniliyor. Gene de portları sürekli çıkarıp takmamak öneriliyor. Enstrümental dinleyenlere öneririm.



Ultimate Ears

Markanın genel özellikleri:
Genel olarak dengeli  ve temiz kulaklıklar üretmeyi amaçlıyorlar, her modellerinde böyle. Kabloları değiştirilerek upgrade edilebilir veya bozulma kırılma durumunda değiştirilebilir. Malzeme dayanıklılığı pek iyi değil deniliyor. Tipleri biraz garip olduğundan, takıldığında kötü durabiliyor veya oturmayabiliyor.

Triple.fi 10:
UE firmasının universal IEMdeki üst seviye temsilcisi. Ses rengi olarak daha çok bası biraz azalmış V şeklinde bir ses karakteri sergiliyorlar diyebilirim. Midleri biraz geride,  bas ve tiz konusunda hem detay hem de çokluk olarak gayet yeterliler. Sahne, boşluk ve temizlik konusunda seviliyorlar. Klasik, Rock ve Jazz ile iyi gideceğini söyleyebilirim.




Vsonic

Markanın genel özellikleri:
Vsonic Çin menşeili bir marka. Birkaç markaya oem olarak kulaklık üretirken, kendi kulaklıklarını üretmeye başladılar. Ortak özellikleri şaşırtıcı olarak gerçekten iyi kablo ve malzeme kaliteleri. Dalga geçmiyorum :) Paketlemeleri güzel. Gene ortak özellikleri olarak ben tiplerini çok beğenmiyorum ama beğenen çok olabilir. Genelde kulaklıkları dengeli olarak üretiyorlar.

R04Pro: Vsonic'in yeni çıkardığı model. R02 düşük modeli ve yakında çıkacak olan R07 modelinin ortasındaki seviyedeki kulaklık. Nozzle'ı hareket edebildiği için oturma problemini ortadan kaldırmış. Malzeme ve kablo kalitesi çok iyi. Ses konusuna gelince Ortofon'un küçük kardeşi karakterinde. Sadece biraz ona göre tizleri geride gibi. Genel olarak karakteri dengeli. Ses bayağı temiz. (Bana Ortofon ve HD600den sonra midleri birazcık perdeli gibi geldi ama normal) Ayrıntı olarak da fena değil. Genel olarak hele ki bu fiyata ben çok beğendim. Çok para vermek istemeyip de, gerçekten doğru dürüst bir kulaklık kullanmak isteyenlere kesinlikle öneririm. Ben bir tane yedek olarak almayı düşünüyorum.



Westone

Markanın genel özellikleri: Kablo ve malzeme kalitesi güzel. Hepsi çok konforlular. Kutu içerikleri ve müşteri hizmetleri gerçekten çok iyi.

Westone 1:
Westone markasının giriş seviyesi kulaklığı. Aslında giriş seviyesinde daha çok Turbine ile PFE arasında sıkışmış olsa da ben biraz hakkının yendiğini düşünüyorum. Giriş seviyesinde ne bas ne de tiz tarafına kaçmayan, enstrüman ayrımı fena olmayan, gayet dengeli bir kulaklık. Tek armatür olmasından kaynaklı ses dolgunluğu pek iyi değil fakat bence yeterli. Her türe gideceğini düşünüyorum.



Westone 2: Westone 3’ün küçük kardeşi gibi düşünülse de aslında hiçbir alakaları yok. İnanılmaz mid centric bir kulaklık. Baslar az, tizler ile orta seviyede sıcak bir kulaklık. Enstrüman ayrımı çok çok iyi, ayrıntı çok iyi, sahne iyi. Basları biraz az olsa da, ses rengi olarak orta seviyede pek eşinin olduğunu sanmıyorum. Ben özellikle klasik müzik ve vokal ağırlıklı müziklerle çok iyi gideceği düşüncesindeyim.



Westone 3: İzlenimlerimi zaten Westone 3 konusuna da yazmıştım ama buraya da ekleyeyim. Uzun süre universal IEMlerin kralı olarak anıldı, ki ben hakettiğini de söyleyebilirim. Bir iki minör sıkıntı haricinde bence herşeyi mükemmel yapan bir kulaklık. Baslar inanılmaz, midler yumuşacık, tizler gerçekten hissedilir ve net. Enstrüman ayrımı belki türünün en iyisi, sahne fena değil. Bence eksi yönleri ise en önemlisi mid bass hump. ( ki bana sattıran sebep de budur ) Midbass hump sebebiyle bir çok armatürün yapamadığı pop/RnB performansını çok iyi sunuyor. Aslında bu açıdan çok mantıksız değil bir kısım kullanıcı için ama ben özellikle rock, jazz ve klasikde biraz problem yarattığını düşünüyorum. Bir de tabi benim pek sorun yaşamadığım, hatta sevdiğim sibilance konusu var. Tizlerden bir çok insan rahatsız olabiliyordu. Bu da akılda bulunsun. En iyi gideceği tür, her tür, yalnız yukarıda belirttiğim eksiklikleri unutmamak koşulu ile.



UM2:  Westone un orta seviye monitor kulaklığı. Geçen sene buluşmada çok sevmememe rağmen, en son buluşmada gayet beğendim. Tizleri geride, basların ve özellikle midlerin önde olduğu bir kulaklık. Ayrıntı konusunu tam olarak irdeleyemedim ama kesinlikle kötü olacağını sanmıyorum. Bence tek problemi halen 299$ edip etmeyeceği konusu..



Yuin

Markanın genel özellikleri: Çok dandik gözükmelerine rağmen çıkardığı seslere inanılamaması. Fena olmayan kutu içeriği. OK serisi ile hem earbud hem in-ear şeklinde kullanılabilmesi.

PK1:
Yuin’in earbud bölümünün en iyi kulaklığı. Tipi tamamen “Çin Malı” gözükmesine rağmen harikalar yapan bir kulaklık. 150 ohm empedansı ile amfisiz kullanılmıyor malesef. Ses rengi olarak Grado SR60 ile neredeyse aynı diyebilirim. Ayrıntı olarak ise belki aynı belki biraz daha iyi olabilir. Tamamen dengeli, çok güzel bir rock ve metal kulaklığı. Sattığıma en çok pişman olduğum kulaklıklardan biri. Malzeme kalitesi kulağa takılan kısmının fena olmamakla birlikte, kablo ve jack’a vasat diyebilirim. Bir de şu kulaklık süngerlerinin ortasının delinmesi gibi bir fikiri nerden bulmuşlar bilmiyorum ama mükemmel bir fikir, earbud kullananlar uygulayabilir.