İzlenesi Diziler-Tavsiyeler-Nedenler

'Konu Dışı' forumunda DefinitioN tarafından 17 Mart 2013 tarihinde açılan konu

  1. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,597
    Alınan Beğeniler:
    6,122
    Bana mı öyle geliyor, yoksa bazı dizilerin kalitesi son zamanlarda iyice aştı mı harbiden?

    Sinemadaki filimleri utandıracak o kadar çok dizi oldu ki. Netflix yapımı olan Medici'yi izledim de. Senaryo, karakter gelişimi, oyunculuk, yapım kalitesi, her şey çok iyi yahu. Öyle böyle değil...

    Yanlış anlaşılmasın, diğer kaliteli dizilerden çok daha iyi falan değil tabii ki de, bu kadar yüksek kalitede, bu kadar çok dizi üretiliyor olması şaşırtıyor beni...
     
    #421 zxc, 16 Mayıs 2020
    Son düzenleme: 16 Mayıs 2020
    barocka bunu beğendi.
  2. zodiac_tauruss

    zodiac_tauruss
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2009
    Mesaj:
    990
    Alınan Beğeniler:
    1,280
    Masters of Florense olan Medici ise bahsettiğin, ilk sezonu hakikaten çok çok iyiydi. Özellikle Kapitalizmin gelişiminde yükselen burjuva sınıfı ile kilise arasındaki münasebetin ve rekabetin yansıtılması, bir kültür devrimi olan rönesansa değinilmesi, aristokrat sınıfı alt edebilmek için pazardaki "sıradan" tüccarlara mecliste yer verilerek nasıl bir siyasi mücadele verildiğinin gösterilmesi gibi detaylar bence çok yerinde idi. Burjuva devriminin uzun bir süreçte ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel tüm yönleriyle paralel ilerleyerek, çarpışa çarpışa kiliseyi de kralı da aristokrasiyi de alt edişinin başlangıç noktalarını bize gösteriyor. Ben böylesi tarihi dizileri, genel bir fikir vermesi ve merak uyandırması adına önemli buluyorum. Tabi ki tarih dizilerden ve filmlerden öğrenilmez, derinleşmek için illa ki farklı kaynaklardan okumak/araştırmak gerekir ama yeni nesli zihinlerinden yakalamanın ve soyutlama becerisini iyice yitirmiş insanlara bir vizyon sunmanın önemi açısından değerli buluyorum.

    Dizilerin popülaritesinin artması mevzuuna gelince, 2000'li yılların başından itibaren orta sınıfa dönük nispeten kaliteli dizilerin yayınlanmaya başlamasıyla birlikte (sanırım 2001 gibi CNBCE'de yayınlanan Ally McBeal idi) benim için diziler sinemadan daha tercih edilir olmaya başladılar. Hem daha detaylı ve uzun soluklu olması, hem daha az maliyetli, TV sayesinde daha rahat ulaşılabilir olması ve hem de zamanı daha tasarruflu kullanmak adına tercih ettim diyebilirim. Tabi internetin bu derece yaygın olmadığı zamanlardı ve nitelikli sinema filmlerine ulaşmak bu kadar kolay değildi. Şimdi özel platformlarla birlikte, birey yönü giderek ağır basan modern insana bir özel alan da yaratıyor bu yapımlar. Üstelik en "marjinal" kesimlerin bile kendinden bir şey bulabileceği konular ve detaylar da işlenebiliyor. Büyük bir toplumsal dönüşümün önemli ayaklarından bir olduğunu düşünüyorum bu platformların.
     
    refuserQ, fortress34 ve barocka bunu beğendi.
  3. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,597
    Alınan Beğeniler:
    6,122
    Bilmem kaç sene boyunca okullarda bize milli tarih diye dikte edilen fasa fisodan çok daha faydalı ve güvenilir bence...

    İlgi çekmek için çoğu kurgu olsa bile birileri düşünüp taşınıp yazmış. İzleyince düşünüyorsunuz, taşlar yerine oturuyor, vs.

    Ama ortaokulda önce beyni uyuşturuyorlar. Uyuşmuş ta olsa hâlâ düşünebildiği için tümden öldürüyorlar. Sonra da tecavüz başlıyor. Taş devrinden başlayıp inkılap tarihine kadar sırayla beceriyorlar.

    Velhasıl biraz tepkiliyim tarih eğitimimize. :) Bu kadar ilginç ve zengin bir tarih, nasıl bu kadar rezil edilir hayret... Gerçeklikten uzak, içi boş ve sıkıcı.
     
    zodiac_tauruss bunu beğendi.
  4. zodiac_tauruss

    zodiac_tauruss
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2009
    Mesaj:
    990
    Alınan Beğeniler:
    1,280
    Benim ulus devletlere bakış açım, tarihsel konumları ve rolleri gereği çok abartılmaması gerektiği yönünde. Çünkü burjuva sınıfının özel mülkiyet hakkının hukuki ve silahlı bekçiliğini yapmaktan başka bir rolleri yok. Ve görünen o ki bu rolleri bitmek üzere. Elbette zihinlerimizi uyuşturdular ve iğdiş ettiler, fakat dizilerin ve filmlerin de temel niteliği zaten odur. Yani sermayenin insanları uyuşturma ve iğdiş etmedeki rolü ve etkinliği, vergileriyle finanse ettiği bürokratik ve politik sınıftan çok daha fazladır. Bizim niteliğimizdeki insanlar geçimini devletten değil piyasadan sağladığından ve devletin bizim hayatımızdaki etkisi temelde kısıtlayıcı olduğundan, devlete karşı daha tepkiliyiz. Yine bizim toplum yapımızdaki gibi tarım toplumunun daha ağır bastığı yoksul ülkelerde vatandaşın devletle kurduğu "güven" ilşkisi üst düzeydir. Ancak gerçek şu ki; devlet kuklacı değil kukladır ve kullanılıp atılmak üzeredir. O sebepten her ne kadar tarihsel süreçte çok can yakmış olsa da benim ulus devletlere bakışım, etkisi anlamında değil varlığı anlamında çok da önemsenmemesi gerektiği üzeredir. Yanlış anlaşılmasın, bunu da tuzu kuru biri olarak değil, devletten dolayı canı çok yanmış, daha 8 yaşındayken, babası 123 yıl hapisle yargılanıp hüküm giymiş bir çocukluk geçirdiğim gerçeğiyle yazıyorum.
     
    fortress34 ve barocka bunu beğendi.
  5. Hi-res

    Hi-res
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    10 Mart 2020
    Mesaj:
    25
    Alınan Beğeniler:
    3
    Bodyguard mutlaka izleyin
     
  6. barocka

    barocka
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    21 Haziran 2017
    Mesaj:
    355
    Alınan Beğeniler:
    407
    Gerçekten çok iyiymiş MEDİCİ , bayılıyorum kaliteli dönem dizilerine…
     
  7. CongoFather

    CongoFather
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Nisan 2017
    Mesaj:
    673
    Alınan Beğeniler:
    1,407
    Medici tavsiyesi icin teşekkürler. Netflix üzerinden 3 sezonu bitirdim. Oldukça başarılı bir dönem dizisi olmuş.
     
    Collapse Signature Expand Signature
    #427 CongoFather, 30 Mayıs 2020
    Son düzenleme: 30 Mayıs 2020
    barocka bunu beğendi.
  8. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,597
    Alınan Beğeniler:
    6,122
    Rica ederim.

    O zaman daha once tavsiye ettigim Bloodline'a yonlendireyim sizi, eger izlemediyseniz. :)

    Marco Polo da hic fena degil bu arada...
     
    barocka bunu beğendi.
  9. barocka

    barocka
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    21 Haziran 2017
    Mesaj:
    355
    Alınan Beğeniler:
    407
    Hocam Bloodline stremio üzerinde aktif değil, ABD netflix im de yok, başka bir yol var mı Bloodline için?
     
  10. Mr.Ahmet

    Mr.Ahmet
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    3 Mart 2020
    Mesaj:
    151
    Alınan Beğeniler:
    28
    Man in The High Castle

    Pek bilinmediğini düşündüğüm bir dizi. Bende şans eseri keşfettim.
    4 sezounluk. Her bölüm 50 dakika civarı. Ve final yapmış bir dizi.
    Konu: Nazi ve Japonya'nın 2.dünya savaşını kazandığı evreni anlatıyor. Savaşın bittikten sonraki zamanları anlatılmakta.

    Senaryo ilk 2 sezon iyi olsa da son sezona doğru biraz soru işaretleri ve ufak mantık hataları bulundurmakta.
    Fakat oyunculuklar çok iyi ve birçok güzel detay var. Karakter işlenişi çok başarılı bence. Ayrıca eşsiz bir senaryoya sahip.
    Bu yüzden 10 üzerinden 9 hak ediyor diye düşünüyorum.
    Nazilere ve 2.dünya savaşı zamanlarına, 1950 ve 60 lara ilgisi olanlar beğenecektir.

    İlk sezon sıkılabilirsiniz. Bende ilk 4-5 bölüm falan sıkılıyor gibiydim. Ama karakterleri tanıdıkça ve olaylar geliştikçe kendine çok bağlıyor. Her ne kadar senaryo son sezona doğru tam olarak tatmin etmese de karakterler ve filmdeki ortam için bile tekrar izlerim. Dizide final kadar etkili birçok olayda yaşanıyor. Bu yüzden heyecanla izliyorsunuz bölümleri.

    Not: Dizi önceden önerildiyse kusura bakmayın. Çok uzun olduğu için tüm konuyu okumadım. Dizi de pek bilinmediğinden önerilmemiştir diye tahmin ettim.
     
  11. ceza2000

    ceza2000
    Expand Collapse
    Yeni Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2013
    Mesaj:
    6
    Alınan Beğeniler:
    1
    Buraya 2 adet dizi bırakıyorum.
    1.si Childhoods End, benim çok beğendiğim bilimkurgu, gizem, fantazi gizem ve uzay unsurlarını bir arada bulunduran. İzlediğimde kafamı uçuran 3 bölümlük harika bir mini dizi.

    2.si ise harika fantazi ve distopya unsurları içeren Apple Tv’nin See dizisi.

    Bunlar benim harika keyif aldığım diziler ve pek popüler olmadıklarını düşünüyorum. Buna rağmen enlerim arasına girer.
     
  12. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,597
    Alınan Beğeniler:
    6,122
    Malesef çok bir fikrim yok.
     
    barocka bunu beğendi.
  13. barocka

    barocka
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    21 Haziran 2017
    Mesaj:
    355
    Alınan Beğeniler:
    407
    Stremio üzerinden çözdüm hocam, teşekkürler..
     
  14. zodiac_tauruss

    zodiac_tauruss
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2009
    Mesaj:
    990
    Alınan Beğeniler:
    1,280
    Anne-Babası kente göçmüş taşralı ama sonrasında sekülerleşmiş bir ailenin çocuğu olarak büyüdüm. Baba tarafı daha rahat ilişkiler içerisinde olan ama anne tarafı dindar muhafazakâr yönü daha ağır basan 2 sülaleye mensup idim. Ebeveynlerimin ideolojik aidiyetleri ve sınıfsal konumları birbirine tezat hayatlar yaşatsa da, toplumun hemen her kesimini içinde yer alarak uzun yıllar gözlemleyebileceğim bir çocukluk ve gençlik yaşadım. Dolayısıyla bu süreçte kişilik yapısı olarak belli zaman aralıklarında bir kaç yöne savruluşarım oldu. Şimdi 43 yaşındayım ve gerek üretim ilişkileri açısından gerekse toplumsal yaşayış anlamında bambaşka bir çağa girdik gidiyoruz. Başka ülkelerin tarihleri ile ilgili okumalar yaptığımızdan beridir farkettiğimiz bir gerçek var ki, özellikle sanayi devrimi ve kentleşmenin yaygınlaşması ile daha da artan kentli-köylü çelişkisi en çok dikkat çeken sosyolojik durum. ABD'de bu Cumhuriyetçiler ve Demokratlar özelinde siyaseten; metaya bağlı zenginleşenlerle finans ya da bilişime bağlı zenginleşenler özelinde iktisaden açığa çıkmış durumda. Tabi bunun da topluma yansımaları daha çok yaşam tarzları üzerinden ayrıştırıcı ve çatışmacı bir dinamik oluşmasına sebebiyet veriyor. Oysa ki yaşam tarzları üzerinden açığa çıkan bu savaşım, aslında sınıfların savaşımı...

    Diziyi önerirken böyle bir girizgahın, konuyu daha anlaşılır kılacağını umuyorum. Doğduğundan beri ekonomik olarak değilse de yaşayış olarak kentli olan ben, geçmişte 1980 sonrası neo-liberal kültürel dayatmalarında etkisiyle kan bağına dayalı ilişkileri hep küçümsedim. Zannediyorum benim yaş grubumdaki bir çok kardeşim de aynı duygulara sahip olmuştur. Ancak bugün geldiğim noktada şunu gördüm ki, kan bağı çok önemli olmamakla birlikte, ortaklaşa yaşayan, birbirine sorumluluk duyan, kendinden önce onları önceleyen ve nefsini komünde eriten bireylerden oluşan bir komün topluluk olmak insanlığın kurtuluşu olacak yegane yaşam biçimi. Bu dizi elbette Amerikan toplumunun bir kesiminin güzellemesi ve elbette baştan ayağa ellerine milyonlarca masumun kanı bulaşmış bir neslin devamı hepsi. Fakat dizide gösterdikleri ve vurguladıkları bağı çok önemsiyorum. O sebepten, açıkçası bu dizi benim yüreğime değiyor.

    Tüm bunların dışında, ABD'deki pay kapma yarışının taraflarının hem siyaseten hem ekonomik olarak nasıl kapıştıklarının da ipuçlarını görmek adına da bu diziyi izlemek keyifli. Ağır ilerleyen bir dizi. Arada atraksiyonlar da yok değil ama ilişkilere odaklı bir dizi olduğundan kısmen ağır ilerliyor. İzlemenizi öneririm.

    https://www.imdb.com/title/tt4236770/
     
    CongoFather ve barocka bunu beğendi.
  15. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,597
    Alınan Beğeniler:
    6,122
    Benzer temaların bulunduğu, ancak bu kadar ayrıntılı bir girizgahi hakketmeyen mizahi bir dizi:

    Schitt's Creek :)

    "elbette baştan ayağa ellerine milyonlarca masumun kanı bulaşmış bir neslin devamı hepsi."

    Acaba Ermeni ve batı toplumu da böyle mi görüyor Türkleri? Ya da Yahudiler Almanları böyle mi görüyor? Ya da Japonlar Amerika'lıları? Çin ve Koreliler Japonları?
     
  16. zodiac_tauruss

    zodiac_tauruss
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2009
    Mesaj:
    990
    Alınan Beğeniler:
    1,280
    İnsan, mülkiyet bataklığına batmış olduğundan, benim nazarımda hepimiz "baştan ayağa ellerine milyonlarca masumun kanı bulaşmış bir neslin devamıyız."

    Çünkü bütün suçlar en nihayetinde ekonomiktir ve sınıfsaldır.
     
    #436 zodiac_tauruss, 30 Haziran 2020
    Son düzenleme: 30 Haziran 2020
    barocka bunu beğendi.
  17. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,597
    Alınan Beğeniler:
    6,122
    Kızılderililer bir istisna... Bir Kızılderili şefinden:

    "The Great Chief in Washington sends word that he wishes to buy our land.

    The Great Chief also sends us words of friendship and goodwill. This is kind of him, since we know he has little need of our friendship in return. But we will consider your offer. For we know that if we do not sell, the white man may come with guns and take our land.

    How can you buy or sell the sky, the warmth of the land? The idea is strange to us.

    If we do not own the freshness of the air and the sparkle of the water, how can you buy them from us?

    We will decide in our time.

    What Chief Seattle says, the Great Chief in Washington can count on as truly as our white brothers can count on the return of the seasons. My words are like the stars. They do not set.

    Every part of this earth is sacred to my people. Every shining pine needle, every sandy shore, every mist in the dark woods, every clearing, and humming insect is holy in the memory and experience of my people. The sap which courses through the trees carries the memories of the red man.

    The white man’s dead forget the country of their birth when they go to walk among the stars. Our dead never forget this beautiful earth, for it is the mother of the red man.

    We are part of the earth and it is part of us. The perfumed flowers are our sisters; the deer, the horse, the great eagle, these are our brothers. The rocky crests, the juices in the meadows, the body heat of the pony, and man―all belong to the same family.

    So, when the Great Chief in Washington sends word that he wishes to buy our land, he asks much of us.
    ...
    We know that the white man does not understand our ways. One portion of land is the same to him as the next, for he is a stranger who comes in the night and takes from the land whatever he needs. The earth is not his brother but his enemy, and when he has conquered it, he moves on. He leaves his fathers' graves behind, and he does not care. He kidnaps the earth from his children. He does not care. His fathers' graves and his children’s birthright are forgotten. He treats his mother, the earth, and his brother, the sky, as things to be bought, plundered, sold like sheep or bright beads. His appetite will devour the earth and leave behind only a desert.

    I do not know. Our ways are different from your ways. The sight of your cities pains the eyes of the red man. But perhaps it is because the red man is a savage and does not understand.

    There is no quiet place in the white man’s cities. No place to hear the unfurling of leaves in spring or the rustle of insect’s wings. But perhaps it is because I am a savage and do not understand. The clatter only seems to insult the ears. And what is there to life if a man cannot hear the lonely cry of the whipporwill or the arguments of the frogs around a pond at night? I am a red man and do not understand. The Indian prefers the soft sound of the wind darting over the face of a pond, and the smell of the wind itself, cleansed by a midday rain, or scented with pinon pine.
    ...
    This we know. The earth does not belong to man; man belongs to the earth. This we know. All things are connected like the blood which unites one family. All things are connected.

    Whatever befalls the earth befalls the sons of the earth. Man did not weave the web of life; he is merely a strand in it. Whatever he does to the web, he does to himself.
    ...
    Tribes are made of men, nothing more. Men come and go, like the waves of the sea.

    Even the white man, whose God walks and talks with him as friend to friend, cannot be exempt from the common destiny. We may be brothers after all; we shall see. One thing we know, which the white man may one day discover―our God is the same God.

    You may think now that you own Him as you wish to own our land; but you cannot. He is the God of man, and His compassion is equal for the red man and the white. This earth is precious to Him, and to harm the earth is to heap contempt on its Creator. The whites too shall pass; perhaps sooner than all other tribes. Continue to contaminate your bed, and you will one night suffocate in your own waste.

    But in your perishing you will shine brightly, fired by the strength of the God who brought you to this land and for some special purpose gave you dominion over this land and over the red man. That destiny is a mystery to us, for we do not understand when the buffalo are all slaughtered, the wild horses are tamed, the secret corners of the forest heavy with the scent of many men, and the view of the ripe hills blotted by talking wires. Where is the thicket? Gone. Where is the eagle? Gone. And what is it to say goodbye to the swift pony and the hunt? The end of living and the beginning of survival.
    ... "

    Kesip azaltmama rağmen uzun kaldı, ama dünyaya bambaşka bir bakış açısını sunması nedeniyle okumaya fazlasıyla değer bence...

    Adamlarda mülkiyet yok... Buyur buradan yak... Zor, çok zor.
     
    refuserQ, DrWhite, barocka ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  18. zodiac_tauruss

    zodiac_tauruss
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Ekim 2009
    Mesaj:
    990
    Alınan Beğeniler:
    1,280
    Kızılderililer insan değil, onlar beşer. Elbette onlar bunun dışında. Ben bazı kavramları kendi algı dünyamdan yorumladığım için, söylediğim bazı şeyler genel kabul görmüş kavramsallıklar şeklinde algılanabiliyor. Örnek verecek olursam; Beşer, mülkiyet bilinci olmayan demek. Adem bir kişi değil bir tipolojidir. İnsan, tür olarak bir genellemeden ziyade, menfaati doğrultusunda ünsiyet kurabilen, mülkiyet bilincine erişmiş bir tipolojidir. Tarihsel süreçteki ilerleyişi şöyle sıralayabiliriz; Beşer, Adem, İnsan...

    Tabi bunların içini doldurmak lazım. Uzun uzun konuşmak lazım. Türkiye'ye gelirsen görüşmek isterim. Genel olarak zekâsını, bakış açısını beğendiğim dostlardansın. Muhakkak haberleşelim isterim.
     
    barocka bunu beğendi.
  19. Serhat

    Serhat
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    29 Ocak 2012
    Mesaj:
    849
    Alınan Beğeniler:
    1,114
    Uzak gelecekte, Adem neslinin testesteron ve östrojen hormonlarını sıfıra indirgerlerse ; komün toplum belki gerçeğe dönüşebilir.


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
     
    Collapse Signature Expand Signature
    DrWhite bunu beğendi.
  20. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,597
    Alınan Beğeniler:
    6,122
    Kizilderililere gay mi dediniz anlamadim? :p
     
    Mikrobiyolog, DrWhite ve SSCC bunu beğendi.