Audeze LCD-XC İncelemesi

'Audeze' forumunda Be Creative tarafından 2 Temmuz 2017 tarihinde açılan konu

  1. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    120
    [​IMG]

    Audeze’nin 2014 yılında piyasaya sürdüğü LCD-XC aslında LCD-X’in kapalı versiyonu, ancak ses olarak Audeze modelleri arasında şahsına münhasır bir yeri var. Kendisiyle uzun süreli tecrübem sonrası buraya izlenimlerimi yazmak istedim. Kulaklık hakkında kolayca bulunabilecek bilgilere girmeyeceğim, genel olarak kullanım alanı, ses özellikleri ve kapasitesini inceleyeceğim.

    Öncelikle, kulaklık 650 gramlık ağırlığıyla LCD-4’ten (680) sonra Audeze’nin en ağır kulaklığı. Audeze neodymium mıknatıstan feragat etmek istemediği için bu ağırlığı göze alıyor – sloganı “uncompromised audio” olunca beklenebilir bir politika. Diğer taraftan da neodymium’un birazdan XC’ye yansımalarından bahsedeceğim getirilerini önemsemeyenler için yeni bir magnezyum mıknatıslı model çıkardılar.

    Bu ağırlıkta bir kulaklığa kapalı ve verimliliği iyi diye diye taşınabilir muamelesi yapmak pek doğru olmaz. Şahsen kendisini uzun yolculuklar dışında yanımda gezdirmeyi pek pratik bulmuyorum. Çok az ses sızdırmasına rağmen kütüphanede de kullanmayı pek tercih etmedim henüz. Aynı zamanda mantıkdışı boyutlardaki çekiciliği yüzünden kamusal alanda biraz rahatsız edici bir ilgiyle karşılaşabiliyor. Bence en uygun kullanım alanı ofis, çalışma odası ve benzeri yerler, veya uzun uçak yolculukları (güvenlik kontrollerinde defalarca çantadan çıkarttırılmasını göze almak gerekiyor tabii). Gerçi Amerika’nın Ortadoğu’dan giden uçaklara getirdiği “telefondan büyük elektronik eşya uçağa sokulmayacak” yasağıyla birlikte devasa boyutlardaki Audezeler de yasak kapsamına girdi.

    Sesine gelirsek, LCD-XC çok orijinal bir Audeze diyebilirim. Genel bir girişle Audeze ekolü sesi şöyle tarif edebilirim: bas-midbas-altmid ve orta midlere azami önem gösteren, üst-mid ve alt-tizi kontrol etmeye çalışan, orta ve üst tizlerdeyse değişik bazı şeyler yapan bir ekol. Değişikliklere bakarsak, LCD-2 tizleri komple bastıran bir ses rengine sahipti—Audeze’ye yapılan ilk eleştiri her zaman buydu. LCD-4 de dahil daha sonraki modellerde Audeze kendi ekolünün dışına çıkmadan orta ve üst tizlere, yani 9-10k ve üzerine yöneldi—bütün modellerinde alt tizleri (5-8kHz) kontrol altında tutmaya devam etti. Çünkü Audeze bu. Bu tercihin bence en büyük getirisi kulağı yormaması, ve planar manyetiklerin genel avantajlarından olan etli/gövdeli sesi iyice öne çıkarması. Dezavantajıysa bu sesin belli bir tutarsızlığı beraberinde getirmesi: tizler midlerden tecrit edilmiş şekilde çıkıyor. Tiz sesler başka bir yerden geliyor. LCD-4’e de Focal Utopia karşısında benzer eleştiriler yapılırken XC’de bu durumu aşağıda inceleyeceğim.

    Açık Audezeler arasında LCD-X en parlak kulaklık iken bubinga kaplar sürücüye yaklaştığı ve kulaklığı XC yaptığı anda tiz aralığı daha da öne çıkıyor. Yine de diğer kulaklıklara nazaran LCD-XC’yi parlak bir kulaklık olarak tanımlamak bence yanlış, çünkü kulaklığın hiçbir zaman “V” tipi bir ses verdiğini hissetmiyorum. Midler her zaman önde. Peki tizler nerede öne çıkıyor derseniz, kulaklıkta çok değişik bir 12-13kHz vurgusu var: sevenleri bu aralıkta parlayan tizleri “çıtır çıtır” diye tanımlarken, sevmeyenleri diğer seslere entegre olamamış bir parlama olarak görüyor. Bu ses hiç sivri bir ses değil bana göre, yani aklınıza alt tizle yükselip 9-10kHz’de coşan Beyerdynamicler falan gelmesin. Aynı şekilde 6kHz kamburu meşhur olan HD800 ile de tamamen zıt kutuplarda – o yüzden onlara da LCD-XC’ye de parlak sıfatını kullanmak doğru olmaz. XC’ye kaynak seçerken de bu bağlamda sıcak sesli kaynak aramayın (mesela kulaklık HD800’ün çok sevdiği DLIII ile hiç anlaşamadı). Bunun yerine 12-13kHz’yi baskılayan bir kaynak bakın. Aynı zamanda kabloyu mutlaka değiştirmek gerekiyor, çünkü stok kabloda alt tizler iyice düşüyor ve üst tizler izole oluyor.

    Bu tarz parlama kapalı bir kulaklık olan LCD-XC’ye başta hava hissi getiriyor, sonra ise hiç kulak tırmalamayan ama köpürmesi epey müzikal olan şeffaf bir tiz sunumu getiriyor. Baterideki “ride” denen zili çok seviyor: Rock-metal dinleyicilerine göz kırptığını söyleyeyim. Bu tizlerin dezavantajıysa Audeze’nin genel meselesi olan alt tizlere inmeme durumuyla derinliksiz kalması. Bunları düşünerek tizlere puanım 10 üzerinden 7 civarı olur. Ama neden böyle yaptıklarını anlıyorum: çok benzer şekilde öndeki orta-üst midlerden sonra bir de alt-tiz parlaması yapan bir örnek Sennheiser HD25—"cıscıs"lamalarıyla en yorucu kulaklıklardan biri.

    Baslar için de kişisel bir giriş yapayım: beni tanıyan arkadaşlar bilir ki “baskafa” değilim. Genelde tercih ettiğim kulaklıklar bas sevenlerin basları utangaç bulduğu kulaklıklar. Ancak LCD-XC benim için bayağı bir tabuyu yıktı, ve açık söylemek gerekirse basların bu kadar eğlenceli olabileceğini hiç düşünmezdim. Birçok LCD-4 kullanıcısının LCD-3Flerini satarak LCD-XC’yi elde tutma sebebi başta kulaklığın basları: gövdeli ama aynı anda müthiş hızlı (yine bir planar-manyetik avantajı), acayip ilginç/bol sürprizli ve midlerle çok ustaca birleşiyor. Kulaklık "bas kulaklığı" değil, bu bağlamda altını çizeyim. Midler her zaman basların dinamizmine aynı dolgunluğu devam ettirerek karşılık veriyor. Kapalı yapısıyla LCD-XC’de bu durum bence tanımını şöyle buluyor: kulaklık parlak sesli değil, koyu sesli de değil, ağır sesli (kütleçekimi bakımından düşünün). Bunun en büyük sebebi sürücünün kabinde sık sık ‘enerji patlamaları’ yaşıyor olması: sürücü yüzeyinin sık sık esneyip bubinga kaplara çarptığını hissediyorsunuz ve fiziksellik böyle ortaya çıkıyor. Her şey ağır ve gövdeli, bu bakımdan şaşıracağınıza çok eminim. Mesela snare’ın, gitar ya da ses tellerinin bu kadar fiziksel olduğu başka bir kulaklık olduğunu sanmıyorum, çünkü dev sürücüler, neodymium mıknatıs ve kaplar bir araya gelmeden böyle bir ses bence yakalanamaz. Bildiğimiz kulaklık sesi değil yani. Bas ve midleri genel olarak ele alıp 9.5 veririm—baslar teorik limiti (10) zorlar gibi (konuyu uzmanlarına bırakıyorum), midler ise 8.5-9 diyelim. Tekstürü Focal veya LCD-4 seviyesinde olmasa da HD800 ile yakın düzeyde: HD800'den en büyük farkı dışarıdan izlemek yerine sadistçe müziğin içine girmeye çalışıyor olması. HD800'ü de çok seven biri olarak XC'yi genelde çok daha eğlenceli buluyorum.

    Bu notları verirken şunu da ekleyeyim, kulaklık kapalı diye seslerde boğulma beklemeyin derim. LCD-X’den XC’ye geçtiğim anda midlerde hiçbir boğulma hissetmiyorum: daha atak ve yüze doğru şarkı söyleyen, miğdeyi titretemese bile kafayı titreten, çok yakın olmasına rağmen neredeyse hiç perde hissettirmeyen midler ortaya çıkıyor. Üst-mid, alt-tizler dediğim gibi baskı altında: bu da gövdeyi öne çıkarırken aynı zamanda da seslere büyüteçle bakmanızı sağlıyor. LCD-XC’de illa “V” tipi bir frekans aralığı aranacaksa atak midlerden sonra 5kHz’de dip yapıp 12 kHz’de tekrar tavan yapan yapan kısıma bakılabilir. Ben incelemeyi 2014 sürücüsü üzerine yaptım, ki 2016'da sürücüde küçük değişikliklere gidildiğini not etmek lazım. Bu değişiklikle üst tizlerin daha da sivreldiğinden şikayet edenler olsa da genel olarak daha az distorsiyon olduğunda uzlaşılmış.

    Sahnede üst tizlerden dolayı hava hissi var ama gerçekte hiç hava yok—yukarıda enerji patlaması diye nitelediğim durumun bir başka destekleyicisi de bu unsur. Sahne havasız olmasına rağmen oldukça derin. Eğer müzik midler önde kaydedilmişse sahne fazlasıyla daralabiliyor, ama klasik müzikte çok ilginç bir derinliği var. Sunumu kapalı bir konser alanı gibi: uzakta bir yerlerde duvara çarpan gövdeli sesler var. Arkaplan rengi siyah değil. Sahnesi rakibi bir başka kapalı kulaklık olan Ether’e göre daha dar olarak yorumlanıyor çünkü izolasyonu daha fazla ve de midleri daha önde: dolayısıyla midleri geriye atıp sahne hissi yaratma hilesine başvurmuyor. Sahneye puanım 7.5.

    Son olarak kulaklığın verimliliğinden bahsedeyim. 650 gramlık bu kulaklığı telefonunuzla kullanabilirsiniz, ben bir süre kullandım hatta. Empedansı (20 ohm) yine bir planar-manyetik harikası olarak frekans aralıklarına göre değişmiyor: yani portatif bir kaynakla şikayet edeceğiniz unsur hiçbir zaman kulaklığın değişen ses karakteri olmaz, olsa olsa bozulan tekstür olur. Ses seviyesi iPhone ya da Galaxyler yeterlinin bir tık üzerinde. Yine de kulaklığın potansiyeli için bunun çok üstü gerekli: sistem iyileştikçe sesler daha da ağırlaşıyor. Verimliliğe 10 veriyorum, teorik limit varsa böyle bir şeydir herhalde.

    Kısaca, kazıkçı Audeze’nin fiyatlandırma politikasını dışarıda tutarak bu kulaklığın ilgiyi hakettiğini söyleyebilirim. Daha sonra da kazıkçılığı göz önüne alarak not etmek gerekir ki LCD-X/XC sürücüsü diğer Audezelere göre çok daha düşük oranda bozuluyor. LCD-3 bu konuda dünya rekoru kırmıştı biliyorsunuz: kulaklığı 5 kez bozulanlar vardı. X ve XC için ise internette rapor edilen sürücü sorunu bir elin parmaklarını geçmiyor. Kulaklıktaki en ufak problemde Amerika’ya ürünün kargolanmasını isteyen Audeze benim için Türkiye’de ihtiyatla tavsiye edilmesi gereken bir marka. Bu açıdan X/XC diğer modellere göre biraz daha güvenli duruyor.

    Not: Fazla fotoğraf koymaya gerek yok herhalde. Her yerde yeterince fotoğrafı mevcut: bubinga kapların her modelde değişen deseni çok güzel, bazıları düz çizgili, bazıları bendeki gibi yuvarlanmış. İlk başlarda bubinga’nın yanında fındık ağacı ve benzeri birkaç opsiyon daha vardı ama artık yok. Bir de sınırlı sayıda üretilen bocote kaplar var ki, inanılır gibi değil (aşağıda).

    [​IMG]
     
  2. refuserQ

    refuserQ
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    13 Ekim 2013
    Mesaj:
    658
    Alınan Beğeniler:
    1,772
    İnceleme için teşekkürler. Güzel bir geri dönüş oldu bu inceleme ile :)
     
    7 kişi bunu beğendi.
  3. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,786
    Alınan Beğeniler:
    6,347
    Metin tekrar inceleme mi yazdı?

    Ellerine sağlık.Zaman tüneline soktun bizi.
     
    #3 DefinitioN, 2 Temmuz 2017
    Son düzenleme: 13 Ekim 2018
    5 kişi bunu beğendi.
  4. cgtyguner

    cgtyguner
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    23 Kasım 2015
    Mesaj:
    645
    Alınan Beğeniler:
    3,249
    Ders niteliğinde çok güzel bir inceleme olmuş. Bunu son zamanların en iyi geri dönüşü ilan ediyorum :) Audeze'in klasik bir ses karakteri vardı onu güzel yazıya dökmüşsünüz hocam ben de LCD-2, 3 ve EL8 kısa süreler de olsa dinleme fırsatı bulmuş birisi olarak sesi güçlü, gövdeli ama biraz hantal buluyordum. Ağırlıkla ne tür şarkılar dinliyorsunuz tabii bilmiyorum ama rock ve metalde en son dinlediğim Audeze LCD3, HE6'ya göre yeterince hızlı değildi. Bu olay tabii daha soft müziklerde belli olmuyordu. XC'deki bu "tiz ayarlaması"nın hıza dinamizme etkisi nasıldır? diye sorayım madem. Ek olarak firmanın kendi standart karakterinde değişiklikler yapması, hem de bunu başarıyla yapması zor bir iştir aslında bu açıdan da Audeze'i tebrik edelim.
     
    6 kişi bunu beğendi.
  5. sserkogss

    sserkogss
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    10 Mayıs 2007
    Mesaj:
    695
    Alınan Beğeniler:
    675
    Metin inceleme icin, her zamanki gibi efsane olmus, eline kulagina saglik.

    mobilden girmistim senin ikonu gorunce acaba konu mu hortladi filan dedim :)
     
    6 kişi bunu beğendi.
  6. Özen

    Özen
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Ağustos 2016
    Mesaj:
    960
    Alınan Beğeniler:
    2,772
    Dehset guzel bir inceleme olmuş elinize saglik.600 küsur luk ağırlığı goz ardı etmemek lazımn gerci sundukları da dusunulunce deger gibi .
     
    5 kişi bunu beğendi.
  7. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    120
    Güzel yorumlarınız için çok teşekkürler, tekrar bir fırsat bulup yazabildiğime sevindim, tanışacak çok kişi var gibi. :)
    bence de HE6 özellikle metal için biçilmiş kaftan ve özellikle hızlı olmak için çabalıyor. Audezeler biliyorsunuz baslar bakımından "krem gibi" diye tarif ediliyor genelde. Bu creamy bas bilinçli olarak yavaşlatılmış izlenimi uyandırıyor diye düşünüyorum, LCD-3ten daha farklı tonda olsa da bunu LCD-X'te de net hissediyorum. Kapasite olarak ikisinin de sürücülerinin çok hızlı olabildiğini düşünüyorum, ama karakterleri HE6da tercih edilen keskinliği taşımıyor. Bir de LCD-3 konusunda fazor öncesi ve sonrası diye bir parantez açmak lazım gibi. Fazor gerçekten Audezelerin sahne odaklamasını, keskinliğini çok geliştirdi. LCD-3F'nin yanında normal LCD3 biraz sarhoş gibi kalıyor bence. LCD X ve XC'de baştan beri fazor var.

    Diğer tarafta XC bence hızı diğer Audezelerden daha fazla öne çıkarıyor, çünkü onun odaklaması gerçekten farklı. Bas etkisi (impact) anlattığım kadar güçlüyken hızı nasıl yakaladığını tarif etmeye çalışayım: XC'nin baslarına dair sevdiğim bir ifade "snappy" ifadesi -- bam diye vuruyor, her snapte bas dağılıyor ve sonra tekrar konsantre oluyor. O derecede güçlü etkiyi verdikten sonra basların yeniden toplanma hızı çok şaşırtıcı -- genelde dynamics diye notladıkları "wow" etkisi biraz burada XC'nin. İkinci bir şey de, mesela metal müzikte ne dinlediğimi sormuşsunuz: örnek olarak bir parça, Myrath'ın my inner war parçası, dakika 1.00 ve 2.15 arasına bir bakın, orada keskin, yakalanması zor kalın bir bas var. XC'nin katman katman o bas notalarında dolaşması çok enteresan: her notada bas çok hızlı konsantre oluyor, yayılıyor, ve bir sonraki notada bıçak gibi kesiliyor. HD800'ün burada hızı çok iyi ama etkisi düşük kalıyor, DT880 ise yavaş basların kitap tanımı gibi (T1'i henüz deneyemedim). XC bu creamy olmakla hızlı olmak arasındaki geçişi çok sıradan kayıtlarda bile yapabiliyor: mesela Iron Maiden, Powerslave'de 1.03te Bruce söylerken arkada bas notalarının şiddeti ne kadar hızlı değişiyormuş meğer dedim, ki XC öncesi belki bin defa dinlediğim bir kayıttır.

    Öte yandan tizlerde Audeze ne yaparsa yapsın bir HE6 kalibresine bu ses rengiyle çıkamaz bence. Çünkü HE6 o işin uzmanı, bütün kulaklık bunun için tasarlanmış gibi. Audeze alt tizi tırpanlıyor, HE6 tam tersi: çünkü HE6da midler daha steril. Aynı şekilde Beyerlerin tizlerini de hep bu açıdan severim: midlerin rengini almak pahasına alt tizlerden çok başarılı çıkıyorlar. Ters bir örnek geçen denediğim HD590'dı, hem orta-üst midler renkli hem alt tizler, öyle olunca müthiş yorucu ve karışık bir ses veriyor. :) Yani bu aralıkta belli tercihlerde bulunuyor hepsi mecbur, Audeze'nin genel tercihi de tiz kompartmanının kendi bütünlüğünden önce midlere hiç dokunmamasını sağlayarak midlerin renginden fedakarlık yapmamak. Bu açıdan XC'yi metal için önerirken HE6'ya göre avantajı tiz olmaz ama tonal bir avantaj olur diye tahmin ediyorum. Mesela ben arada folk metal de dinleyen biri olarak HE6'nın mid aralığını biraz fazla sönük buluyorum, Audeze'de flüt, vokal, keman falan çok eğlenceli oluyor (Eluveitie ile bütün yeteneğini gösteriyor mesela).

    Tizlerin genel olarak hız hissine katkısı şu olabilir, müziği takibi kolaylaştırıyor. XC'nin tizleri tartışmasız daha bariz diğer Audezelere göre. Yandaki kapları müzik çalarken çıkarınca o köpürme yok oluyor birden hatta. Mesela LCD3 benim için biraz fazla karanlık bu açıdan, LCD-X ise XC kadar katılımcı değil. Ben o yüzden şimdilik X'e göre XC'yi bir tık tercih ettim, ama yanlış kaynakla tizler arkaplanı domine edebiliyor. Kaynak önemli gerçekten.
     
    13 kişi bunu beğendi.
  8. BatmaN19

    BatmaN19
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    2 Eylül 2010
    Mesaj:
    481
    Alınan Beğeniler:
    634
    Bir solukta keyifle okudum. Forumun inceleme çöplüğüne döndüğü şu günlerde nefes aldırdı. Elinize, kulağınıza sağlık.
     
    Collapse Signature Expand Signature
    4 kişi bunu beğendi.
  9. fosther

    fosther
    Expand Collapse
    Moderator

    Katılım:
    12 Ağustos 2010
    Mesaj:
    3,106
    Alınan Beğeniler:
    3,450
    Yeniden yazmanıza sevindim :) İncelemeyi okumadım ancak daha sonra okuyacağım..

    Teşekkür ederiz.
     
    2 kişi bunu beğendi.
  10. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,786
    Alınan Beğeniler:
    6,347
    Gün gelip bir inceleme yazacak yok mu diyeceğimiz günlerden evladır?

    İnceleme yazmıyorum,üstüme alınmadım ama ufak bir düzeltme lazım sanki.İncelemelerin niteliğini tartışalım,kalitenin yukarıya çekilmesini arzulayalım ama kimsenin emeğine de böyle söz söylemeyelim lütfen.........................
     
    12 kişi bunu beğendi.
  11. BatmaN19

    BatmaN19
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    2 Eylül 2010
    Mesaj:
    481
    Alınan Beğeniler:
    634
    Emeğin ne olduğunu çok iyi bilirim, yinede hatırlatma için teşekkürler. Gerçekten emek verilmiş olsa saygı duyulacak işler var bunda hemfikirim. Bu işte onlardan biri. BeCreative'e tekrar teşekkür ederim.

    Birde sırf yapmış olmak için kendini kasarak yapılan işler var kastettiğim bunlardır. Zaten keyif vermiyor ve maksadım zaten onları yermekti.

    Bir sıkılmadınız insanlara neyi nasıl yapacaklarını tavsiye etmekten. Eleştirel ve kinayeli yorumlarada tahammülünüz olsun biraz.

    Ne anlattığı belli olmayan ve 2 mesaj altında geyik muhabbetinden geçilmeyen şeyler okumaktan siz sıkılmadınızmı?
    --- Arka arkaya mesajlar birleştirildi, 2 Temmuz 2017 ---
    Bu güzel incelemeyi konusundan çıkarmayalım. başka tavsiyesi olan özelden yazabilir.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  12. cgtyguner

    cgtyguner
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    23 Kasım 2015
    Mesaj:
    645
    Alınan Beğeniler:
    3,249
    güzel açıklama olmuș :eek:k Yani XC için kabaca "all rounder" bi kulaklık olmuș diyebiliriz. HE-6 için tabii aynısını diyemiyorum

    bu arada güzel șeyler dinliyormuşsunuz hocam takdir ettim :eek:k
     
    3 kişi bunu beğendi.
  13. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    120
    Genelde "eğlenceli" lafı en subjektif tanımdır ama XC için aşağı yukarı her incelemede bu ve türevi ifadeleri görebilirsiniz. :) aşırı müzikal, sadistçe lafını bilinçli kullandım, öyle ki çoğu teknik detay dinlerken umrumda bile olmuyor. O yüzden evet bence, ne müzik atarsanız atın ilginç çalar.
     
  14. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,786
    Alınan Beğeniler:
    6,347
    Bu saatte tekrar okudum.Müthiş inceleme.Hele "HD800'den en büyük farkı dışarıdan izlemek yerine sadistçe müziğin içine girmeye çalışıyor olması." cümlesi var ya.Kulaklıkla müzik dinlemek ve sahne algısı üstüne derin düşüncelere itti beni.Ve çoğu kalburüstü over ear modelinin bile aslında gerçek anlamda bir sahne algısı oluşturamadığı hissine kapıldım.



    Cidden çok felsefik bir inceleme.Verdiği sesi yaşadım diyebilirim.Up diyorum hunharca.
     
    #14 DefinitioN, 13 Ekim 2018
    Son düzenleme: 13 Ekim 2018
    Be Creative, onurdogan4 ve refuserQ bunu beğendi.
  15. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    120
    çok teşekkürler abi çok naziksin :). Her zaman eksikler oluyor, ama en azından kavramları üzerinde tartışmaya değecek kadar benzer anlamda kullanıyorsak o yeterli diye düşünüyorum.

    Aslında "felsefik" demişken de şu puanlamacı yaklaşıma bir açıklık getirmek istiyorum. Hem bu incelemede hem de yıllardır bayağı bir incelemede yaptım bunu. Bana göre çok doğru bir yaklaşım değil sesin bölümlerini bütünden ayırıp kısım kısım düşünmek. Ama işte böyle daha kolay ve günlük sohbet diline uyuyor. Sesin bütününü seven biri bu kulaklıkta tizlere 7-7.5 vermez mesela, tam tersine "ya ne kadar detaylı, berrak" falan der.

    Malum HD820 çıktı ve XC ile bayağı bir kıyaslanıyor. Genelde bakıyorum herkes XC'nin daha berrak olduğundan bahsetmiş. Berraklık dedikleri şeyin ne kadarı tekstür konusunda başarıysa, bir o kadarı da başka şartlarda daha dar denebilecek sahne ve daha parlak denebilecek üst tizlerle falan ilgili aslında. Şimdi sahneyi puanlasan HD820'ye daha yüksek vermek gerekir, ama sahneyi sesin berraklığında araç olarak görüyorsan tam tersine güzel bir ses dokusu ve sesleri layığıyla kaplayabilecek büyük sürücülerle enstrümanlara yakın olmak avantaja dönüveriyor.

    Ama işte puanlamak eğlenceli, çünkü yoksa her şey tasvir oluyor. o_O
     
    #15 Be Creative, 3 Kasım 2018
    Son düzenleme: 3 Kasım 2018
    refuserQ ve DefinitioN bunu beğendi.
  16. Lyssky

    Lyssky
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    28 Mayıs 2019
    Mesaj:
    38
    Alınan Beğeniler:
    1
    Merhabalar ben yeni katıldım. Acaba kulaklığı LCD2 Closed Back ile karşılaştırma şansınız oldu mu? Teşekkürler,
    --- Arka arkaya mesajlar birleştirildi, 17 Ekim 2019 ---
    Bir de, ağacın karakteri mi sesi parlatan yoksa kulaklığın yapısı ile ilgili midir?