Sohbet, Muhabbet başlığı :)

'Konu Dışı' forumunda Siyah Nur tarafından 29 Ocak 2012 tarihinde açılan konu

  1. akifb

    akifb
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Ocak 2015
    Mesaj:
    220
    Alınan Beğeniler:
    386
    fortress34 bunu beğendi.
  2. Chaturanga

    Chaturanga
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    12 Ocak 2017
    Mesaj:
    2,145
    Alınan Beğeniler:
    5,924
    Hocam gümrük dahil nerede yazıyor?

    Gittigidiyor yurt dışı satışları ile ilgili bölümde gümrükle ilgili şunu yazmışlar:

    GittiGidiyor'da satılan ürünlerin satışı GittiGidiyor tarafından gerçekleştirilmemektedir.

    Yurt dışından gelen ürünlerle ilgili her türlü sorumluluk, ödeme, vergi, fon ve sair yükümlülük alıcılara aittir.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  3. akifb

    akifb
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Ocak 2015
    Mesaj:
    220
    Alınan Beğeniler:
    386
    [​IMG][​IMG][​IMG]
     
  4. Chaturanga

    Chaturanga
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    12 Ocak 2017
    Mesaj:
    2,145
    Alınan Beğeniler:
    5,924
    Hocam ben çok güvenemedim açıkçası. Yurt dışı alışverişle ilgili sayfanı sıkça sorulan sorularında gümrük sorusunda alıcıya yüklemişler vergi sorumluluğunu. Gümrükle bir anlaşması olsa GG un oraya da net olarak yazarlardı diye düşünüyorum.
    --- Arka arkaya mesajlar birleştirildi, 12 Temmuz 2020 ---
    [​IMG]
     
    Collapse Signature Expand Signature
  5. fenrir

    fenrir
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    13 Ocak 2013
    Mesaj:
    499
    Alınan Beğeniler:
    544
    Selamlar müzikçalar tamiri için ayrı bir başlığımız var mıydı? Boş yere konu açmadan önce bir sorıyım dedim.
     
  6. CongoFather

    CongoFather
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Nisan 2017
    Mesaj:
    673
    Alınan Beğeniler:
    1,407
    Ptt den çıkacak olan vergi muhtemelen alıcıdan dediğin gibi tahsil edilecektir. Amazon gibi gümrükten çekme işlemini özel bir firma üzerinden bizim adımıza yürüttüklerini sanmıyorum. Son adıma siparişi getirdiğimizde gümrük ücreti detayını belirtirlerdi ama hiç bir şey yazmamışlar.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  7. Xexec

    Xexec
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    7 Nisan 2018
    Mesaj:
    75
    Alınan Beğeniler:
    211
    Kredi kartımdan bana ait olmayan bir kaç harcama gerçekleştirilmiş. Allahtan kart limiti 500 TL ile sınırlıydı.
    Yarın harcama itirazında bulunacağım.

    Bu arada forumda eleman arayan var mıdır? Gel seni yetiştirelim diyen olursa eğer, ben şuan ne iş olsa yaparım abi durumundayım. İşsizlik başıma vurdu.
     
    onurdogan4 bunu beğendi.
  8. CongoFather

    CongoFather
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    11 Nisan 2017
    Mesaj:
    673
    Alınan Beğeniler:
    1,407
    3DSecure veya bunun benzeri şifreli onay vermediyseniz paranızı geri alırsınız. Sorun olmaz.. Uzmanlık alanınız nedir? Belirtirseniz ona göre daha çok yardımcı olunabilir.
     
    Collapse Signature Expand Signature
    refuserQ ve Nazım bunu beğendi.
  9. Xexec

    Xexec
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    7 Nisan 2018
    Mesaj:
    75
    Alınan Beğeniler:
    211
    Kartın internet alışverişlerine açık olduğundan bile bihaberdim. 3D için herhangi bir şifre almadım, direk mesaj olarak bankadan netflixe ait bir işlem yapıldığı mesajı geldi dört sefer hemde)) (7,49-7,49-77,79 ve yine 77,79 TL şeklinde) müşteri hizmetlerini arayıp kartı iptal ettirdim. Yarında şubeye gidip harcamaya itiraz edeceğim.

    Aslında bir uzmanlık alanım yok ne yazıkki. Üniversiteden alınan diplomanın çok uzmanlık olarak görüldüğünü düşünmüyorum)) ama Ekonometri bölümü mezunuyum. İibf çıkışlıyım ama endüstri mühendisliği ile ortak derslerimiz vardı çokça. Genel olarak istatistik ve dolayısıyla analiz yapma üzerine bir eğitim aldık ama bu bilgiler teoriden öteye gidemediği için şunun uzmanıyım diyemem. O noktada profesyonel hayatta bir iş tecrübesi şart durumda. O tecrübeyi vermek isteyen kimse de yok malesef piyasada. Olanlar da 4 yıl deneyimden ağızlarını açıyorlar))

    Ayrıca Ekonometri mezunuyum dediğim işverenlerde ekonomi mi? şeklinde bir soruyla geri dönüş yapıp ekonomi okuyan adamı ben napayım diyebiliyorlar :D ekonometri diyip izaha girince bariz şekilde senin(benim) yerime mühendis veya istatistikçi kişileri alabileceklerini ima ederek seni neden alalım demeye getiriyorlar lafı))

    Son çare bir muhasebecinin yanında işe girelim bari dedik, onda da yaşımız sorun oldu. Muhasebeci arkadaşlarım bile mırın kırın etti))

    Çevremdeki herkes polis olmamı tavsiye ediyorlar :D Bende aksine polis olmayı hiç istemedim, hiç istemiyorumda. Polislik gibi mesleklerin insanın içinden gelerek görev bilinciyle yapılması gerektiği kanısındayım. Üniversite okuyan insanların istihdam edilemedikleri için maaşınında iyi olması nedeniyle son çare olarak önlerine konulmasından da açıkçası kendi adıma rahatsızlık duyuyorum. Bölümümden mezun olan arkadaşlarımın yarısı polis oldu. Hepsi “Allahım sana şükürler olsun, en çok istediğim şey oldu vs” şeklinde göstermelik paylaşımlar yaparak yeminlerini ettiler. Ben hiç birinin polis olmak istediğini bir sefer duymadım. Mezun olunca polislik aşkları depreşti sanırım))

    Bir ekleme daha yapayım, ben 5 yıllık(hazırlık dahil) bölümü 7,5 yılda bitirebildim. Fakat bu 7,5 yılın 5 yılında iki farklı işte aynı anda çalıştım, sabahları okul yemekhanesinde çalışıp, akşamları garsonluk yapıyordum. Günde 16 saat çalıştığım zamanlarım oldu. Okumak İçin çalışmam gerekiyordu ama çalıştığım İçin gerektiği gibi okuyamadım. Bir de bir hocamızla tartışma gafletine düştüm milletin hakkını arayacağım diye.(burada da paylaşmış ve akıl almıştım) O da tuz biber oldu)) Buradan gelmek istediğim nokta şu, polis olmak istesem bunca zahmeti çekmek yerine kendi şehrimde kıytırık bir bölümü rahatça okuyarak kendimi polisliğe kanalize edebilirdim. Şimdi polis olsam vatana millete çok faydalı olabilirim belki, ya da çok rahat bir hayat sürebilirim vs ama sanki polis olsam emeklerime ihanet edecekmişim gibi geliyor bana.)) (ortada çok bir emek olmasada)

    Sahiplenebileceğim, kendimi geliştirebileceğim bir işim olsun. Ben asgari ücretle çalışırım sorun değil, kendimi geliştirir daha iyi şeyler yapabilirim diyorum. Hayalperest gibi görünüyorum insanların gözüne. Herkes özel sektör şöyle zor böyle zor diyor. Hayatta kolay olan ne varki? Ya ben üzerinde çatısı bile olmayan düz damı olan bir köy evinde doğmuşum. Kolay bişey görmedim zaten)) İnsanların bu zor denilen her türlü şeyden kaçmasına anlam veremiyorum o yüzden. Annem babam yapamıyorsan bırak gel diye defalarca tembihte bulundular bana. Yok dedim bi şekilde bitireceğim bu okulu. Bitirdik açta açıkta kaldık :D

    Bunun nedenlerinden birisi de doğru düzgün bir yol gösterenimizin hiç olmamasıydı sanırım. Yaptığım herşey biraz karambole geldi hayatta çünkü o yolda giden ilk kişi hep ben oldum çevremde.

    Bu kadar acıtasyon yeter amma içlenmiş, dertlenmişim)) Sohbet başlığından ziyade içini dök başlığı oldu benim için :D

    Ekleme; evde pc başında ufak ufak HTML ve css öğrenmeye çalışıyorum. Photoshop öğrenmeye de çok niyetlendim ama bir türlü düzgün şekilde başlayamadım ona.

    O yüzden ne iş olsa yaparım abi diyorum.) Yeterki o işte kendimi geliştirip bir yer edinebileyim kendime.



    Yanıtla diyecekken vazgeçtim az daha içimi dökeyim, umarım okumak zahmetine sokmuyorumdur kimseyi. Kimsenin kafasını şişirmek istemem.))

    Aralık ayından bu yana bini(1000) aşkın işe başvurdum sanıyorum. Bunların içerisinde ciddi manada iş yerine gidip görüşebildiğim iki tane mekan oldu, birisi bir arkadaşımın ortağı olduğu bir cam fabrikasıydı. Muhasebecileri ile yollarını ayırmışlar, gel burada ufaktan iş öğrenir hem de sanayide bir çevren olur diye davet üzerine gittiğim bir yerdi. Üç ortakla görüşme yaptıktan sonra ortaklardan birisi bu olmaz demiş :D Görüşme sırasında da cam indirip bindirdik bir günlük yevmiyemi de vermediler hahaha

    İkincisi ise babamın(kalıpçı) çalıştığı inşaat firmasıyla oldu. Ne iş yaparsın sen diye bir soru geldi patrondan. Kendimi izah ettim. Muhasebe işi yapabilir misin şeklinde başka bir soruyla karşılık verdi. Muhasebeci olmadığımı, bu alanda bilgimin çok kısıtlı olduğunu ama böyle bir pozisyonda açıkları varsa bana işi öğrettikleri taktirde yapabileceğimi belirttim. Tamam diyerek işe alımdan sorumlu yöneticiye(oğluna) yönlendirdi beni. Aradığımız adam mali müşavir seviyesinde ama sen yinede bi CV bırak biz bakarız dedikten sonra kibarca kapı dışarı etti.))

    Tanıdıklar vesilesi ile ancak firmaların kapısından içeri girebiliyoruz.)) tanıdık yoksa kapıdan da giremiyoruz. Yada ben çok yetersiz vasat bir insanım. Çünkü günler geçtikçe kendimi daha çok böyle hisseder oluyorum. Ergen çocukları gibi her yanımdan sivilce dökmeye başladım stresten olsa gerek. Başarısızlık hissi çok kötüyken o başarısızlık hissine haiz olamayacak kadar bile bir eylemin içerisinde olamamak daha kötü bir duygu. Çünkü ancak birşeyler yaparak veya yapamayarak insan başarısız olabilir.Ben o noktaya bile gelebilmiş değilim malesef.

    Cidden bomboş bir insan mıyım acaba?
    Artık birşeyler için uğraşma isteği de kalmadı sanırım içimde. Nasılsa olmayacak düşüncesi içimde büsbütün hüküm sürmeye başladı.

    Yine yanıtla derken yazma gereği duydum. Tekrardan özür dilerim sizden ve gözlerinizden.
    Lisede tiyatro ile çok içli dışlıydım. Hep drama eğitimi almak istedim, güzel sanatlar okumak hayalimdi. Sahne sanatlarından başka birşey görmüyordum. Bu düşüncemi ailemle paylaştım ve babamın verdiği tepki şu oldu “soytarı mı olacan başımıza?) sonra ekonometri maceram başladı)) biraz inatla birazda uzak olma düşüncesiyle gittim okudum. Ana kuzusuyumdur anne sözünden çıkmam kolay kolay, Kayseri dışında bi yer yazma oğlum demişti. Ben hiç Kayseri’den tercihte bulunmamıştım. Madem soytarı olamıyorum bakalım ne olacağım görsünler dedim. İşte cahillik, yol gösterenin olmaması. Maddi manevi imkansızlık derken..

    Uzun lafın kısası alkolüm, sigaram, kumarım yok ne iş olsa yaparım :D
     
  10. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    430
    Alınan Beğeniler:
    137
    Naçizane düşüncelerim (işinize yarar mı bilemem ama);

    - "Ne iş olsa yaparım" demek karşı taraf açısından "kalifiye olarak elimden herhangi bir iş gelmez" şeklinde algılanabilir.

    - "Öğretirseniz yaparım" da, pek insanların uğraşmak isteyebileceği birşey değil. Hazır öğrenmişini bulmak istiyorlar. Kim öğretecek zaten, adamda o konuda eksik var, onu tamamlamaya çalışıyor. Onun yerine kendi uzmanlık alanlarınızda (veya sevdiğiniz/sevebileceğiniz veya uyum sağlayabileceğiniz bir alanda) biraz birşeyler öğrenip (kitaplar/internet vs), eksikleri sahada kapatabilirsiniz (bir iş/ürün üretip götürmek de, sizi kestirmeden ve iyi/gerçekçi anlatır). Çoğu işte, günlük rutinde çok da fazla sayıda öğrenilecek şey yoktur zaten. Ara ara değişik/yeni tip şey çıkar.

    - "Ekonometri mezunu alıp ne yapayım, mühendis veya istatistikçi alırım" diyen kişiye "ama 2 kişi işe almak yerine, 1 kişiyi işe alarak tasarruf edebilirsiniz" derdim ben olsam. Derslerimiz birkaç alanın karışımı olduğundan (mühendisliğe, ekonomiye, istatistiğe, muhasebeye, para işlerine, optimizasyona yakınım/yatkınım demek de çok yanlış olmaz olasılıkla), tek bir alanda uzman olan bir kişiye göre birçok konuda farklı disiplinleri birleştirerek daha iyi optimizasyon yapma şansınızın olduğunu söyleyebilirsiniz. Bir firmada departmanları gezerek/inceleyerek ve iş yapma şekillerini anlayarak, kaynak kullanma şekillerini, zaman/enerji israflarını tespit etme konusunda yeteneklerinizi geliştirebilir ve bu konulara yetenekli olduğunuzu söyleyebilirsiniz.

    - Çoğu zaman güvenilir olmak (ve uyumlu olmak), uzmanlıktan daha tercih edilebilir birşey olabilir. Çünkü akıl/uzmanlık lehte/aleyhte, iyiye/kötüye kullanılabilir birşeydir. Güvenilir olmak ise oldukça az bulunan, az rastlanan birşeydir. Ama tabii baştan "ben güvenilir biriyim" deyin anlamına gelmiyor bu durum. Bu, prensipli/dürüst/dengeli olmakla, zamanla inşa edebileceğiniz birşey. Aklınızda olsun diye söylüyorum.

    - Öğretmenlik/akademisyen olmak veya kendi dalınızdaki iyi olduğunuz derslerde (veya çalışıp iyi de olabilirsiniz) öğrencilere ders vermek düşünülebilir.

    - Hangi alan olursa olsun, her alanda, iyi olanlara ihtiyaç var. Yani alanın ne olduğundan çok, o alanda iyi olmak daha önemli gibi. Polis de olabilirsiniz, olursanız iyi bir polis olmaya çalışın. Ve 'bunun için daha azı yeterdi, boşa fazladan uğraştım' diye düşünmeyin. Sizi siz yapan o fazlalıklar/gerekmezlikler. Hiçbirşey boşa gitmez merak etmeyin. Size birşey katan şeyler; genelde fazladan/gerekmeden, zorunda olmasanız da yaptığınız, gerekmese de ilgili/meraklı/düşünceli/dikkatli olduğunuz şeylerdir. Bazan bir alandaki/konudaki bir sorunu, bambaşka çok alakasız bir konudaki fikirle çözersiniz. (Oyun, bulmaca, zeka soruları/bulmacaları ile ilgilenmek/meraklı olmak; kısa zamanda insanın bilgi/sorun çözme/zekayı kullanma 'kütüphanelerini/bankalarını' oldukça verimli şekilde doldurur genelde. Dikkat ederseniz bunlar da, 'fazlalıktır/gereksizdir' dışarıdan bakışla. Herşeyde doğrudan çıkar gözeten/arayan insanların, "bu farazi soruyu çözsem ne olacak ki" dediği şeylerdir genelde)

    - Tabii bu ve benzer şeyleri sizin düşünüp bulmanız gerekiyor, taşıma suyla değirmen ancak çok kısa süre döner. Kendinize inancınızı kaybetmeyin. 1000 kere işe başvurduysanız artık neleri yapmamanız gerektiğini biliyorsunuz (her deneyimden birşeyler öğrenmeye çalışın). Edison 50. denemesinde de ampulün yanmasını sağlayamayınca arkadaşı diyor ki, "50 kez denedin, hala başladığın yerdesin". Edison da diyor ki; "Hayır başladığım yerde değilim, yapmamam gereken 50 hatayı biliyorum artık".

    ---

    - Son olarak, hayatınızda para birinci öncelik olmasın (bunu iş bulma konusu için değil, ekstra yazmak istedim). Para lazım, ama hedef olarak çok da iyi bir hedef değil (size anlam/değer katan bir hedef değil. Hatta kafayı 'kısa yoldan parayı bulmaya' takarsanız; olasılıkla da size zarar veren, başarı/para/mutluluk yerine, genelde tersini elde ettiğiniz bir hedef). Araştırmayı nerede okudum unuttum ama, piyangodan büyük para çıkan insanlara yapılan bir araştırma; kişinin ikramiye öncesi mutluluk seviyesi ile sonraki mutluluk seviyelerini değerlendiriyor. Sonuç ise; çok daha lüks bir hayat yaşamalarına rağmen, 6 ay sonra yine 'ikramiye öncesi mutluluk seviyelerinde' hissetmeleri insanların kendilerini. Biz sadece değişimi algılıyoruz/hissediyoruz ve bir süre sonra da o değişime alışıyoruz, ve bize yine normal geliyor.
     
    mc_technosoft, Xexec, Nazım ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  11. Serhat

    Serhat
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    29 Ocak 2012
    Mesaj:
    849
    Alınan Beğeniler:
    1,114
    YouTube Vlogger


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
     
    Collapse Signature Expand Signature
    Xexec bunu beğendi.
  12. Xexec

    Xexec
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    7 Nisan 2018
    Mesaj:
    75
    Alınan Beğeniler:
    211
    Aslında bu söylemim içinde bulunduğum durum neticesinde hissettiğim çaresizliğin trajikomik bir dışa vurumu. Kalifiye olarak elimden gelen yegane iş garsonluk malesef.))

    Uğraşmak istemeyeceklerini tecrübe ettim.)) Dediğiniz gibi kimse yeni eleman alayım 6-12 ay buna katlanayım, işi öğrensin külfetine girmek istemiyor. Hem iş veren açısından bu bir külfet(maddi ve manevi olarak) hem de bir risk. Malum işe aldığı adam 3. ayında kaçabilir. 1 sene emek verir işi öğretir tam verim alacağım bu adamdan der yine kaçabilir. Bunlar hep ihtimaller dahilinde. O yüzden iş verenleri anlayıp hak verebiliyorum kendilerine) O noktada uzun süreli çalışabileceğim kendimi geliştirebileceğim bir iş arayışı içerisinde olduğumu söylüyorum ama bunun bir değeri yok malesef işveren gözünde. 4+ yıl üzeri tecrübeli birisini almak çok daha cazip geliyor kendilerine.

    Burada bir nebze yanlış anlaşılmışım sanırım. Kastettiğim şey iki kişi birden işe almaları değildi. Bölümün az bilinilirliği açısından yapabileceğim işleri anlatırken işverenin söylediği argümanlar genelde "istatistikçi alabiliriz bu iş için yada endüstri mühendisi alabiliriz bu iş için" yani onları almak varken seni neden alalım minvalinde geri dönüşler. Malum biri istatistikçi diğeri mühendis. Sen altı üstü iibf mezunu bi haytasın demeye gelen laflar. Yoksa özel sektörde iş veren bir elemana bir iş yaptırmıyor zaten)) Hem sekreterlik yapsın, hem muhasebeye baksın hem çaya baksın şeklinde kullanılıyorlar(örnek olması açısından söyledim, her yerde durum bu şekilde değildir elbette)


    Aslında kendimde artı olarak görebildiğim yegane şeylerden birisi bu güvenilir birisi olmak ama bunu karşıdaki insana pazarlamak pek mümkün değil. Nahoş şekilde antipati kazanmak mümkün. Eskiden işin kurnazlığına kaçmak, sivri zekalı olamak artı görülükten artık herşeyin dahada şeffaflaştığı, bilgiye heryerden ve çabucak ulaşılan bir dünyada dürüst olmak çok önemli bir erdem gerçekten.




    Bir alanda iyi olabilmek benim de istediğim bir durum)) Neden bir şeyleri kötü yaparak onun mahçubiyeti ve zannı altına girmek isteyeyimki.) Garsonluk yaptığım dönemde bile işverenler hızlı eleman arardı ve girdiğim yerde sorarlardı hızlı mısın diye. Ben hızlı çalışmam düzgün çalışırım derdim. Hızlı garsonlar hiç olmasa haftada 1 bardak çanak kırardı. Ben bir sene çalıştığım mekanda bir tane kahve fincanı bir tane de su bardağı kırarak çıktım)) Yapılan işi düzgün yapabilmek, iyi yapabilmek benim için her zaman önemli olmuştur. Benle aynı işi yapıp yalap şalap çalışan insanlara ne kadar sinir olsamda eksiklerini tamamlardım arkalarından.



    Sanırım benim yaptığım şey taşıma suyla değirmen değirmen döndürmeye çalışmak.))


    ---

    Aslında oldum olası para denilen illet hiç hedefim olmadı. Çok param olsun, yattığım yerden para kazanayım tarzı ütopik düşünceler içerisine de girmedim. Öyle bir kaygım olsa 6 bin lira maaşla polislik görevine başlamak çok çekici bir seçenek olurdu ama ben kendimi geliştirebileceğim, kendime ve çalıştığım yere değer katabileceğim(polislikten bunlar yapılmıyor mu demeyin o tabi daha kutsal bir meslek ama kastım bu değil, benimkisi biraz daha kendini gerçekleştirme çabası) gerekirse 6 ay 1 yıl aç susuz çalışabileceğim ama neticesinde birşeyler başarabileceğim yada başaramayacağım onu da tecrübe edinebileceğim bir iş.


    Bu pandemi süreci başlamadan önce bölümümden ekmek yiyemeyeceğimi düşünerek "dış ticaret uzmanlığı" adı altında bir eğitime yazıldım malum Kayseride ithalat/ihracat hatırı sayılır düzeyde ve bu alanda eleman alan firmalar çıkıyor sıkça ancak iki veya üçüncü haftasında yarım kaldı ve bir ses seda hala yok kendisinden.
    İşkur üzerinden bu tarz ilanlar veren şirket/fabrikalarla iletişime geçiyorum hepsinden red geliyor. Biz ilanı verdik ama pandemi var alamayacağız diyenler de oluyor. Cv atın kenarda bulunsun diyende.
    Adama artık diyorum ki abi beni al, ben para mara istemiyorum. Sadece servisinizi kullanayım. Üç aysa üç ay, beş aysa beş ay ben gelip size yardım edeyim işi öğreneyim. Sonra beni çalıştırmak zorunda da değilsin ben tecrübe kazanmak istiyorum diyorum. Ona da yok diyorlar :D Ben bu tecrübeyi nerede nasıl kazanacağımı bilemez bir durumdayım gerçekten.
    Birde sanayide işe aldıkları bir elemanı işkur üzerinden işe alarak belli bir süre o adamın ne maaşını ödüyorlar ne sigortasını yatırıyorlar.(maaşı veren işkur oluyor, sigorta olarak genel sağlık sigortası yapılıyor) Böyle işe alacakları adamdan bile bir an önce istifade edebilmek adına tecrübeli olmasını istiyorlar. Halbuki meslek edindirme süreci adı altında aldığın adam bu, maaş vermiyorsun, sigorta yapmıyorsun alıp iş öğretsene. Yok olur mu hiç.


    Yapıcı ve yol gösteren mesajınız için çok teşekkür ederim. Yazdığınız her kelimede haklı olduğunuz ve tecrübeli olduğunuz görünüyor. Tekrardan teşekkürler.)


    Eklemeler
    • Raporlama Uzmanı
    • Veri Analizi Uzmanı
    • Talep Planlama Uzmanı
    • Risk Analizi Uzmanı
    • CRM Danışmanı
    • Veri Madencisi
    • Süreç iyileştirme Uzmanı
    • Tedarik Zinciri Uzmanı
    • Fiyatlandırma Uzmanı
    • Kapasite Planlama Uzmanı
    • Araştırma Uzmanı
    • İş Analizi Uzmanı
    Bu üstte yer alan meslek grupları ekonometri mezunlarının yapabileceği "temel" işler ancak hiç bir ekonometri mezununa yada öğrencisine bu işleri yapabilmeleri adına spesifik birer eğitim verilmiyor. Verilen eğitimler teoriden öteye geçmeyen şeyler. Teoriden öteye geçse dahi kimsenin yeni mezun birisini uzman diye alıp bu iş gruplarından birisinde çalıştıracağını sanmıyorum, ihtimal de vermiyorum. Ancak uzman yardımcısı ilanlarına başvurmak mümkün onlar da yine 2+ yıl deneyimle başlayıp türlü türlü yetenek ve uzmanlıklar istiyorlar. Birde şey var "tercihen". Tercihen at binebilsin, tercihen havada durabilsin, tercihen üçüncü yabancı dili olsun. Kimse demiyor bu tercihen kısımlarını alacağımız bu adama biz empoze ederiz, öğretiriz. Geliştiririz diye.


    Birazda acıtasyon yapıyorum tabi, durum bu kadar vahim değil))
     
  13. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    430
    Alınan Beğeniler:
    137
    Siz 'kalifiye' elemansınız. Belli bir konuda senelerce eğitim aldınız. Kalifiye demek deneyimli demek değil. Garsonluk vs ekstra geçici yaptığınız işler.

    Ayrıca bakmayın siz işe alım ilanlarında yazılan şeylere. Kim ne arar ne bulur, belli olmaz. Oradaki şartlara kağıt üstünde daha iyi oturan biri bile olsa, sizde gördükleri bir özelliğe daha çok değer verebilirler, belli olmaz. İlk izlenimde insanın çok fazla vakti olmuyor iyi/doğru bir izlenim vermek için. Çok fazla mütevaziliğin veya çok fazla açık sözlülüğün geri tepebileceği, kıymetinin bilinmeyeceği veya sizi değersiz göstereceği durumlar olabilir. O yüzden şirket sizi tartarken siz de onları tartın. Onlar sizi tanımıyor ama siz de onları gerçekten tanımıyorsunuz. İçinizin çok da ısınmadığı yerlerde çalışmak zorunda değilsiniz. Öte yandan asıl işinize doğru ilerlerken geçici/yarı zamanlı işler size güven verecekse (maddi/manevi), o tip bir işe girip bir yandan da asıl işinizi arayabilirsiniz. Size biraz daha rahat seçim ortamı sunabilir bu durum. Bir de bu pandemi ortamındaki deneyimleriniz moralinizi bozmasın. Şu süreçte işler daha zor olabilir, bunu sizin genel sürecinizin karakteristiği olarak görmeyin. Belki bu süreci bir yandan geçici/yarı zamanlı işlerle atlatırken bir yandan neye odaklanacağınızı anlayıp, kendinizi geliştirmekle harcarsınız. Belki geçici olmayan bir iş de bulabilirsiniz, ama olmazsa moralinizi bozmayın bu süreç için.

    Sonradan aklıma geldi, siz de yazmışsınız zaten; yatırım/finans sektörü, yatırım danışmanlığı, borsa analistliği, bankacılık vs de size uygun gibi. O alana dair bir eğitimi olmadan azıcık yatkın olduğu, azıcık da kafayı çalıştırdığı için oralarda olan bir dolu insan var. Neden siz olmayasınız. Altta yazdığınız alanlar için ayrıca spesifik eğitime ihtiyacınız yok, eğitimini aldınız zaten, okulu boşa okumuş gibi konuşuyorsunuz, işe girip orada pişeceksiniz. O tip eğitimler olduğunu sanmıyorum. Sadece sizin işi hızlı kapacak biri olduğunuzu hissetmeleri lazım. Siz spesifik eğitime ihtiyacınız olduğunu düşünürseniz, onlar daha kötüsünü düşünür. Dediğim gibi orada bu tip eğitim almamış birçok kişi var. Siz matematik, istatistik, ekonomi vs üzerine birçok eğitim aldınız. Zaten işin çoğunu bilgisayardaki araçlar/programlar yapıyor. Oradakiler kendilerine iş/hizmet/güven verecek birini arıyorlar, siz işe koyulabilmek için eğitim/desteklenme/cesaretlendirme gibi şeylere ihtiyacınız olduğunu düşünmemeli/hissettirmemelisiniz. Onlar bilgi/enerji/heves/canlılık almaya gelen birini değil, bilgi/enerji/canlılık vermeye gelen birini arıyorlar.

    İnsanın sevdiği işi yapması fena değil. Buna ilk aşamada ulaşamayabilirsiniz de. Yani asıl işiniz olarak ilk işiniz de size süper uymuyor olabilir. Ama şöyle söyleyeyim, bir şekilde bu iş sizi rahatlatır, güvence verir ve daha size uygun bir iş için size zaman kazandırabilir. Tabii bunu doğru zamanlama ve doğru gerekçelerle yapın. Her, biraz daha iyi şartları olan iş teklifinde iş değiştirenler de bana çok sıcak gelmiyor.

    Öte yandan işiniz sevdiğiniz bir alan olmasa da, bu da çok bir kayıp değil (yeter ki size itici gelmeyen, uyum sağlayabileceğiniz bir iş olsun). Şöyle ki; insanlar sevdiğin (hatta hobin olan) işi yapmak mükemmel olmalı, diye düşünüyorlar. Oysa şöyle bir durum var. İş denen şey çeşitli zorunluluk ve zorlamalar da içeriyor zaman zaman. Her iş bir takım kısıtlamalar/zorlamalar içerir; canınız istemediğinde komple boşlayamazsınız, hani iş nerede derler. İşte bir konuda ne kadar zorlama olursa, o şeyi sevme gücünüz de o oranda azalır. Hobiniz ve sevdiğiniz şeyi de, o kadar sevmez hale gelebilme olasılığınız var bu yüzden. Yani işiniz ve hobinizin ayrı olması da, o kadar kötü olmayabilir. Belki siz iş hayatınızı yoluna koymuşken, bir yandan da tiyatro ile hobi olarak ilgilenmeyi seçebilirsiniz örneğin. Parayı oradan kazanmadığınız için üzerinizde baskı da olmaz. Hobiniz de zarar görmez. Yani her durumun artısı ve eksisi ayrı olabilir. Her durumu artıya çevirmek için farklı bakış açıları olabilir.
     
    Nazım, refuserQ ve Xexec bunu beğendi.
  14. Varsayılan ismail

    Varsayılan ismail
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    31 Ağustos 2019
    Mesaj:
    73
    Alınan Beğeniler:
    57
    @tsn141 ben sizde ara sokakta küçük bir elektronik dükkanı olan esnaf havası alıyorum. Doğru mu hissediyorum ?
     
  15. MuttFTS

    MuttFTS
    Expand Collapse
    Administrator
    Site Yetkilisi

    Katılım:
    25 Mart 2009
    Mesaj:
    5,815
    Alınan Beğeniler:
    623
    Dükkanı ve tavlası yok. Ama havası aynı :D

     
    Collapse Signature Expand Signature
    fosther, refuserQ, zxc ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  16. Robius

    Robius
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    16 Nisan 2012
    Mesaj:
    258
    Alınan Beğeniler:
    130
  17. Symstic

    Symstic
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    8 Ocak 2017
    Mesaj:
    20
    Alınan Beğeniler:
    23
    CCA CA16 deneyen oldu mu ?
     
    #8317 Symstic, 25 Temmuz 2020
    Son düzenleme: 28 Temmuz 2020
  18. Mikrobiyolog

    Mikrobiyolog
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesaj:
    860
    Alınan Beğeniler:
    3,314
    Olm ne adamlarsınız ya... Seviyom lan bu forumu.:D




    (Öyle işte içimden geldi)
     
    theoldman, refuserQ, barocka ve 3 kişi daha bunu beğendi.
  19. TanrıTelecasterıKutsasın

    TanrıTelecasterıKutsasın
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    22 Ekim 2017
    Mesaj:
    435
    Alınan Beğeniler:
    351
    CCA markası hakkında tek merak ettiğim şey, kulaklığa koydukları tüm sürücüler gerçekten çalışıyor mu oluyor genellikle.
     
    Symstic bunu beğendi.
  20. fosther

    fosther
    Expand Collapse
    Moderator

    Katılım:
    12 Ağustos 2010
    Mesaj:
    3,134
    Alınan Beğeniler:
    3,507
    İ5 8400 8.nesil işlemcim var ,incehesap indirimlerimden rtx 2060 aldım.Bu işlemci rtx 2060 ile darboğaz yapar mı? Yoksa işlemciye devam mı? Bir de psu 600 watt corsair 80+ psu yeter mi?