Kabloların sese etkisi hakkında Bilgiler

'Kablo' forumunda Hanamichi tarafından 15 Aralık 2014 tarihinde açılan konu

  1. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Fizikçi olduğumu birilerini küçümsemek amacı ile söylemedim. Sadece konuya ilgi düzeyimi belirtmek istedim.

    Biz de farklı kablolar denedik tabiki. Hem kulaklıkta hem de hoparlörde.

    Müzik dinlerken ki psikolojiniz ne duyduğunuzu çok etkiliyor. Örneğin çok yorgun eve geldiğimde dinlediğim müzikte hep tiz seslerde eksiklik hissediyorum.Ekipman aynı ekipman oysa.
    Kablo işi de bundan farklı değil. Onca para verip kablo aldıktan sonra müziğe daha bir dikkat kesilir insan dolayısı ile duyduklarınız artar.
     
    #121 sallanansandalye, 1 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
  2. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,959
    Alınan Beğeniler:
    6,560
    Yılların yorgunluğu ve geçmiş tartışmaların yıpranmışlığı kendini belirgin şekilde hissettirse de sanki bir kıvılcım da var gibi. Kan kırmızı bir kablo tartışması potansiyeli örtünün altından göz kırpıyor gibi. :)

    Şahsen double blind testlerin önemli olduğunu düşünmekteyim. Ancak kolay değil bunları yapmak. Neredeyse tüm ekipmanlardan iki adet olması lazım. Extra bir kişiye de ihtiyaç var, mümkünse bu işlere çok ilgisi olmayan.

    Double blind testlerin yetersiz olabileceği görüşünü de anlıyorum. Ancak başka türlü insan psikolojisini elimine etmenin yolu da yok gibi. Yani daha iyi duyduğunuz sesin tamamen hayali olmadığını bilmek mümkün değil.
    --- Arka arkaya mesajlar birleştirildi, 2 Ocak 2018 ---
    Yazdığım gibi denemeye karşı değilim. Süper lüks güç kabloları hakkında hâlâ skeptik olsam da analog ses taşıyan kabloların sese etkisi var tabii ki. Ancak "bana komik geliyor" dediğim kısım, kablo, hele hele güç kablosu ile sesi tune etmeye çalışma. Komik bulmamın sebebi mümkün olmadığını düşünmem değil, sadece sesi tune etme aracı olarak yeterli destek (leverage) sağlamanası, ve de aşırı pahalı olması.

    Mesela bir aracı içten yanmalı bir motola hareket ettirmek için, motorun gücünü tekerlere vermek yerine büyük bir fana verip oluşturduğu rüzgarın itici gücüyle ilerlemeye çalışmak gibi. Bu açıdan komik.
     
    #122 zxc, 2 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
  3. Synchronicity

    Synchronicity
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    1 Mart 2015
    Mesaj:
    708
    Alınan Beğeniler:
    1,934
    Konu: Güç kablosunun sese olan etkisi.
    Kanıt-Argüman: .....(öznel deneyimler).
    Sonuç: Mühendis-usta tartışması ve mesleki ego.
    Gibi görünüyor uzaktan :'(
     
  4. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Konu kabloların sese etkisi. Kendi adıma, konu yaptığım işle ilgili olduğu için bilgi vermek istedim. Tam olarak forum başlığına uyacak şekilde bilgi verdim.
    Şahsi deneyimlerimizi tabi ki yazacağız. Bu tip forumların özelliği bu zaten, sadece kuru bilgi her yerde var.

    Hi-fi dünyasında satılan bir çok ekipman fetiş objesi haline gelmiş. Kablo meselesi de bundan ibaret aslında. Binlerce liralık hoparlörlerin içinde sıradan elektrik kablosundan hallice bakır kablolar kullanılıyor. Sadece hoparlörde değil amfi içindeki kablolarda bu şekilde. Evet bunları üreten tasarlayan onca adam bir şey bilmiyor.

    Ayrıca o çok pahalı kabloların da malzemesi bakır veya gümüş. Uzaydan getirilen çok özel, çok gizli bir başka bir element değil sonuçta. İstediğin kadar kabloyu allayıp pulla, sonuçta bu metallerin sınırı içindesin.

    Bu metallerden daha iyi iletim sağlayan bir element ya da elektrik sinyalini daha iyi iletecek bir teknoloji kullanılıyorsa durmayın bilgilendirin bizi.
     
    2 kişi bunu beğendi.
  5. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,757
    Alınan Beğeniler:
    6,319
    Resmen pandoranın kutusuymuş açılan.

    Hadi'li tartışmaları hatırlatım birden.Burdan Hadi'ye selam.Kardeş selamı :evl
     
    5 kişi bunu beğendi.
  6. Synchronicity

    Synchronicity
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    1 Mart 2015
    Mesaj:
    708
    Alınan Beğeniler:
    1,934
    Sert tepkiler yerine bu olayın fetiş olarak değerlendirildiği açıklamayı yeğlerim.
    Sonuçta doktorun verdiği plasebo ilaçlarına "yalan bunlar" deyip tedaviyi kötüleştirmek amaçsızdır.
    Cebinden tomarla para çıkan insanlar aldıklarından değil tatmin olduklarından kullandıklarını özel hissederler.
    Arada fark olmaz demek büyük bir iddia olur ki kablodan ziyade duyumu güzelleştirebileceğimiz çok daha farklı unsurlar varken bende bu durumu onaylamıyorum.
    10.000$'ı kabloya vermeden önce müzik dinletisi yapılan alanın akustik kusurlarını halletmek daha önce gelir benim için.
    Eğer alan akustik anlamda kusursuza yakınsa yine bu fiyatlarda olmayan ancak f/p oranı yüksek kablolarla sanırım daha hissedilir fark elde etmek daha mantıklı olur.
    Parke, dolap, geniş cepheli pencere veya tüm alanı kaplayan halı gibi olumsuzlukları gidermek kablodan daha önemlidir.
    Ancak hala "varsa gelsin" tutumu doğru değil.
    Şahsi bir kasıtta da bulunmamıştım oysa ki, cevabı almış bulundum.
    Herkese daha serin kanlı ve daha sakin forumlar diliyorum :)
     
    #126 Synchronicity, 2 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
    2 kişi bunu beğendi.
  7. coolblue

    coolblue
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    26 Eylül 2012
    Mesaj:
    1,056
    Alınan Beğeniler:
    1,426
    Benim kullandığım sistemlerde kabloların sese etkisi oldu. En çok etkiyi de güç kablosunda fark ettim.

    Şöyle ki, pre ve power amfi kullanıyorum. Power amfi için ikinci el TTAF'ın en üst segment güç kablosunu alıp kullanmaya başladığımda, enteresan bir şekilde sesteki tüm açıklık gitmiş, yerini daha kapalı çalan bir sunuma bırakmıştı. Sonra TTAF kabloyu pre amfiye takıp, power amfiyi de DH Labs kabloyla değiştirdiğimde ise tüm sunum yeniden değişmişti.

    Her kablo, her sistemle de uyumlu olmuyor. Ama cihaza giden son 1 metre kablo kesinlikle etki ediyor.
     
    4 kişi bunu beğendi.
  8. Chaturanga

    Chaturanga
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    12 Ocak 2017
    Mesaj:
    2,174
    Alınan Beğeniler:
    5,974
    Ben tekrar şunu sorayım yorum aralarında bir kesimin genel olarak "kablonun sese hiç etkisi yok" dediği iddia ediliyor. Kablonun sese (fiyattan bağımsız ve türden bağımsız hangi kablo olursa olsun) etkisinin "0" (Sıfır) olduğunu savunan kimse var mı şu ana kadar bu konu içerisinde?

    Ben tüm yorumlara baktım böyle birini göremedim de. Konu daldan dala atlama usulüyle devam ediyor. Birimiz USB kablosundan bahsediyoruz, sonra konu birden güç kablosuna geçiyor sonra araya giren bir arkadaşımız audio kablolarına geçiyor, derken kabloların aslında sese etki etmediğini söyleyen kimmiş bir türlü öğrenemiyoruz öğrensek ona topluca dalacağız ama dalamıyoruz :D

    Sanırım konuyu üçe ayırmakta yarar var,

    - Audio Kablolarının sese etkisi (hikaye mi gerçek mi)
    - USB kabloların sese etkisi (hikaye mi gerçek mi)
    - Güç kablolarının sese etkisi (hikaye mi gerçek mi)

    Her konuyu ayrı başlıkta tartışsak sap saman elma armut birbirine girmese daha takip edilebilir bir başlık olacak bilmem yanılıyor muyum?
     
    Collapse Signature Expand Signature
    5 kişi bunu beğendi.
  9. Synchronicity

    Synchronicity
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    1 Mart 2015
    Mesaj:
    708
    Alınan Beğeniler:
    1,934
    Konuya daha evrensel ve daha net yaklaşıp farklı perspektiflerden örnekmeler oluşturalım.

    1.) Şebeke akımını amfiye gönderen güç kablosu ne olursa olsun (trafo, smps, regüle vs.) Amfi içinde zaten işlem görüyor kablonun ses çıkışına dair bir etkisi yoktur.
    2.) Şebeke akımını ileten kablo amfiye gidene kadar kendi iletkenlik farklılığı ile çıkış alınan sesin karakterini değiştirebilir.
    3.) Amfi katlarında kullanılan akım iletkenliği tartışılır derecede basit iletkenler kullanıldığından çıkış yapılan kablo altın olsa dahi değişmez.
    4.) Amfi bordlarındaki komponentlerin bağlantıları kurşun alaşımlı lehimle yapıldığından daha iyi iletkenlikte bir çıkış almak gereksizdir.
    5.) Amfileri oluşturan komponentlerin bacak bağlantıları dahi basit iletkendir.
    Tartışmaya gerek yok.
    6.) Amfi içindeki komponentlerin iletkenlik durumu gözetilmeksizin çıkış alınan veya giriş yapılan iletken ses karakteristiğini olumlu ölçüde değiştirebilir.
    7.) Amfi giriş-çıkış terminalinden daha iyi bir iletken kullanmak gereksizdir.
    8.) Her türlü giriş-çıkış kablosu kendine has özellikleriyle çıkış alınan sese etki eder.
    9.) Hoparlör veya kulaklık ekipmanlarının pahalı kablolarla donatılması gereksizdir.
    İleti yapılan akımın veya sinyalin son bulacağı yer bakır bobinlerdir. Veya daha yüksek iletkenlikte kablo kullanmaya gerek yoktur.
    10.) Ancak tüm komponentleri yüksek iletkenliğe sahip amfilerde iyi kablolar farkını gösterebilir.
    11.) İş sadece fiziksel iletkenlik değil işin içinde yüzlerce etmen olabilir.Metalurji, elektronik, kimya ve bilgisayar mühendisleri tarafından ölçümlenip dinleyiciler ile dinleme testleri yapılmadan anlaşılamaz.
    12.) Hoparlör-kulaklık corssover veya filtreleri yüksek iletkenliği karşılayacak düzeyde materyallerle donatılmadığından kablolar sadece duygusal tatmindir.
    13.) Ses üreteci bobinlerin bakır olmasından kaynaklı kayıp yoktur, gönderilen sinyalin çözünürlüğü ile kablo iletkenliği iyi ise seste değişim-çözünürlük farkı gözlemlenebilir.



    Benim sayfalarca yorumu okuyup derlediğim özetlediğim genel yorumlardan çıkardığım ana fikir bu.
    Şimdi tartışmaya girmeden ego kullanmadan açıklayacak kullanıcı veya mühendislerimiz varsa hem bilgi yardımı yapıp hemde düşüncelerini sapma olmadan anlatmış olur.
    Saygılar...
     
  10. akifb

    akifb
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Ocak 2015
    Mesaj:
    222
    Alınan Beğeniler:
    388
    Çok bilgilendirici ve güzel bir tartışma oluyor. Ben de naçizane, savlarını "dinledim fark var" üzerine kuran arkadaşlar için bir kaç şey söylemek isterim. Ses gibi subjektif bir konuda tabii ki dinleme ile sonuca varılabilir fakat bu bir kişi , iki kişi veya on kişinin "dinledim fark var" demesiyle olmaz. Yapılması gereken aşağı yukarı şöyle:
    1. Öncelikle problem belli olacak (ör: iki usb kablo arasında ses açısından fark var mı?)
    2. Sonra bu probleme yönelik;
    a) çift kör : dinleyende , dinletende tüm veriler toplanana kadar hangi kablonun kullanıldığını bilmeyecek
    b) randomize : dinleyenler rastgele seçilecek
    çalışma dizayn edilecek
    3. Çalışmanın istatistiksel anlamlı olabilmesi için güç analizi yapılacak ve analiz sonucuna göre denek sayısı belirlenecek.
    4. Veriler toplandıktan sonra, fark var diyenler ile yok diyenlerin istatistiksel oranı sosyal bilimler açısından istatistiksel olarak anlamlı kabul edilen %95 güven aralığı içinde mi buna bakılacak.
     
    2 kişi bunu beğendi.
  11. berat23

    berat23
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    6 Şubat 2007
    Mesaj:
    451
    Alınan Beğeniler:
    39
    kısaca cevaplarım var;

    1- etkisi az ya da çok olur.
    2- etkileyebilir ama karakteristik biçimde değil.
    3-:)

    bence burda tartışılacak bir mesele yok zira bilimsel bilgiye karşılık denedin mi gibi kilimsel cevaplar alıyourz. öyle olunca nalbant tarzı oluyor epey... ayrıca şüphecilik ne demek, burda bilim yapılmıyor ki, temel meseleler... yani dünya düz ya da yerçekmimi acaba çekiyor mu diye şüphe ediyor musunuz?

    çoğu doğru maddeler(bold olanlar) ama olayı sadece iletkenliğe indirmek genelde doğru değil.
     
  12. okty_k

    okty_k
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    27 Eylül 2010
    Mesaj:
    776
    Alınan Beğeniler:
    1,447
    #132 okty_k, 2 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
  13. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    İnternet ortamında, özellikle hi-fi konularıyla ilgilenen profesyonel sitelerdeki hiç bir incelemeye güvenmiyorum. Adamlar inceledikleri markalardan reklam alıyorlar, daha ne diyebilirim. Kendi ayaklarına kurşun sıkarlar mı?
    Kablo konusuna gelince benim deneyimlerim ve düşüncelerim şu şekilde.
    1. İletkenler, elektriği yüzeydeki elektronları kullanarak iletirler. Bu nedenle oksitlenmemiş kablo kullanmak önemli.
    Elektriğe karşı en büyük direnç kablo ya da kompenetlerin birleşme noktalarında oluşur. O nedenle birleştirme işlemi önemli. İyi birleştirilmemiş kablolar seste bozulmalara neden olur. Sonuç olarak kablo ve kompenetlerin iyi lehimlenmiş olması gerekiyor. Ayrıca, amfi ve hoparlördeki bağlantı terminallerinin kaliteli olması önemli.
    2. Amfiye güç getiren kablonun sese hiçbir etkisi yok. Amfinin maksimum gereksinim duyacağı gücü sağlasın yeter.
    3. Amfi içindeki koca kapasitörler ve transformatörler gelen gücü amfinin istediği şekle çevirmek için var. Buradaki tasarım oldukça önemli. Transistörlerin istediği gücü anında verebilecek hızda ve güçte olmalı.
    İyi amfilerin içindeki çok yer kaplayan kapasitörler ve transformatörler boşuna değil.
    4. Amfi içindeki kablolama, iyi amfilerde minimum düzeyde oluyor. Genelde bord üzerinden hallediliyor. Burada bakır kullanılıyor. Hem de incecik bakır levha ve şeritler. Yeterli gücü taşıdıktan sonra hiç bir önlemleri yok.
    5. Amfiden hoparlöre giden kablo yeterli kalınlığa sahip oksitlenmeyen bir materyalden olacak. Gerisi fetişizimden ibaret.

    Burada yaşanmış bir olayı anlatmak isterim.
    Can Yücel, İzmir'de kıbrıs şehitleri caddesinde barın birinde kafayı çekmiş sabaha karşı evine gidiyorken birden yere uzanıp havaya bakmaya başlamış. Yanındaki de uzanıp havaya bakmaya başlamış. Sonra Can Yücel'e dönüp demişki "Üstad ne kadar anlamlı değil mi? Gökteki yıldızlar. Bize gökyüzünü hatırlatmak için uzandın değil mi" diye sormuş.
    Can Yücel ise" Ne anlamı ....... Sarhoşluktan yürüyemiyorum" demiş.
     
    #133 sallanansandalye, 2 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
  14. mfya

    mfya
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    6 Nisan 2017
    Mesaj:
    569
    Alınan Beğeniler:
    1,871
    Konuyu başından beri hatta farklı tarihlerde farklı başlıklarda da takip ediyorum.

    Bu noktaya "ben fizikçiyim" diyen üstadın mesajından sonra da değinecek oldum ama konu gidişatını olumsuz etkilemek istememiştim. Tekrarlanınca belirtmek isterim.

    Öncelikle nicel ve nitel gözlemler, makul koşullarda yapıldığı taktirde kesinlikle bilimseldir. Aksini iddia eden kitaplarına tekrar bakabilir.

    İkinci olarak Dünya' nın yuvarlak olduğuna veya yerçekimine inanan biri "bilimsel konuşuyorum" ya da "şu bilimdir bu temeldir" demesin lütfen. İnanmak, bilimde bir numaralı çöküş sebebidir. Temel dediğiniz her şey "kabul" dür.
    Örneğin; şu an yerel saatin 20:07 olduğuna inanmıyorum. 20:07 olduğunu kabul ediyorum. Çünkü Bilim dediğiniz şey, yerinde sayan bir şey değil. Saat kavramında yeni bir keşif sonucu saat dilimimiz veya sistemimiz değişince eski saat yalan bilgi mi olacak? Değil bilimsel meseleler, günlük hayatta bile şüphe ile hareket etmeyen burnunun dikine gidip hata yapmaya elverişli yaşar.

    Şüphe ediniz. Bilimsel yaklaşanlar (kitaptan konuşup 2+2=4 demek ne zamandır bilimsel kabul ediliyor anlamış değilim) da şüphe etmeli deneysel yaklaşanlar da. Şüphe demek yanlış olduğuna inanmak değildir. İnsanın içindeki kaşıntıdır, "acaba" dır.

    Son bir husus, sesin değiştiğini iddia eden hiç kimse pahalı kablo ile sesin daha güzel olduğunu söylemedi. Sesin farklı bölgelerinde frekans değişimlerinin kulaklarca hissedilmesi ve eğer çoğunluk bu değişimi hissederse kabul edilebilir bir subjektiflikten korkmanın manası yok.

    USB kablosunun sese etki edemeyeceğini düşünüyordum ancak burada gördüğüm kadarıyla asıl tutarlı konuşanlar "duydum" diyenler.

    Çok uzattım kusura bakmayın. Konunun kablo türleri açısından (güç, usb vb.) madde madde tartışılması fikrine ben de katılıyorum. Şu anki görüntü; bir taraf bütün kablolar etkili derken diğer taraf bütün kablolar etkisiz şeklinde.

    Sevgiler, saygılar, iyi forumlar...
     
    Collapse Signature Expand Signature
    8 kişi bunu beğendi.
  15. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Dijital kablolarda olay şu şekilde.
    Dijital veri iletiminde en önemli sorun verinin sıra ile gitmemesi.
    Örneğin sağ ve sol kanaldan aynı anda çıkması gereken sesin bilgisi aynı anda daca gitmiyor. Bu durumda stereo etkisi bozuluyor ve sahne oluşmuyor. Günümüzdeki dacların neredeyse tamamında bu sorunu çözmek için gerekli çip ve devreler mevcut. Zaten dacın kalitesini belirleyen en temel etken bu.
    O nedenle işini iyi yapan, temazsızlık oluşturmayan bir usb kablo her türlü işinizi görür.
     
    #135 sallanansandalye, 2 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
    2 kişi bunu beğendi.
  16. ilkercom

    ilkercom
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    21 Ocak 2014
    Mesaj:
    730
    Alınan Beğeniler:
    604
    Bundan bi kaç sene önce de kablo pişer mi? speaker veya kulaklık break in periyodu geçirir mi? kablo pişiriciler para tuzağı mı muhabbeti vardı.

    Acaba dijital kablonun ses üzerinde etkisi olmaz diyenler bu konuda ne diyor diyerekten ateşe odun daha atayım.

    Kablo pişmesi bilimsel bir olgumudur yoksa sadece placebo mu?

    Cable cooker bi çeşit zıbık mıdır?

    Söz mühendis abilerde. Ve de ben yaptım oldu tayfasında :D
     
    2 kişi bunu beğendi.
  17. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,959
    Alınan Beğeniler:
    6,560
    Hemen hemen hic bir teorik kuram gerçeği tümüyle kapsayamadigi icin, pratik sonuçları ortaya çıkaran deneylere önem vermek durumundayiz. Hatta bir ilacin ise yarayip yaramadigini ölçmek için kullanilan "state of the art" son aşama, çift kör testler. Yani o kadar teknoloji, dizayn ve milyonlarca dolar'dan sonra ilacin kullanilip kullanılmayacağı, cift kör test'e kaliyor. Kısaca, nasil duydugumuz çok çok önemli. Fark duyuyorsak, teorisini bilmesek te fark vardir. Fark duymuyorsak, teorisi olsa bile pratikte ise yaramıyordur.

    Mesela @ilkercom, daha once kablo pişmesi (burn in) ile ilgili teorik bir açıklama nakletmisti, kablonun izolasyon malzemesinin iç yüzeyinin elektronlara doyurulmasi tarzı bir açıklamaydı yanlış hatırlamıyorsam. Ayni şekilde aşağıdaki linkte, lüks güç kablolarinin arkasindaki bilim ve mühendislik açıklanmış.
    Asagidaki link ise, lüks güç kablolarının sese etkisi konusunda gerçekleştirilmiş, az sayıdaki kaliteli, çift kör testlerden biri:

    https://hometheaterhifi.com/volume_11_4/feature-article-blind-test-power-cords-12-2004.html

    Sonuc: Yazıyı okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Ama lüks bir "odyofil" güç kablosuyla, normal düzgün bir güç kablosu arasinda belirgin bir fark duyamamış insanlar.

    Bu noktada kendi yaşadığım ve tüylerimi ürperten baska bir olayi da nakledeyim. Zamanında, CD'lerimi rip edip, FLAC olmadigi icin MP3 olarak encode etmistim. Cok sonra, yüklü bir miktar ekipman edindikten sonra, "Acaba muzik koleksiyonumu tekrar flac olarak encode etsem mi?", hatta "Hi-Rez olarak tekrar satin alsam mi?" diye düşünmüştüm. Buradaki bir tavsiye uzerine Linn'in kendi sitesinden 24 bit 192Khz kaliteli 4 parca indirdim, ve MP3 olarak encode ettim. Sonra birbiri ardına dinledim. Ve FLAC bariz daha iyi çalıyordu. Bass'lar daha derin, tizler daha cok uzuyor, vurmali calgilar daha tanımlı, çözünürlük daha yüksek... Sonra aklima çift kör test yapmak geldi. Nasıl yapılacağını okudum, ve kitabına göre yaptım. Biraz süre önce duydugum bariz fark kisa sure sonra yok oldu. Hangi parça farklı, hangisi daha iyi ayirmakta ciddi zorlandım. "Daha iyi" dedigim parca neredeyse yarı yarıya MP3 cikti... Nasil garip oldum tarif edemem. Çünkü bariz fark duydum az önce. Ve şimdi yoktu. Önümdeki koca masanın bir anda kaybolması gibi birşey.

    Yanlis anlaşılmasın, her "fark duydum" diyen yaniliyordur demiyorum kesinlikle. Ancak psikoakustik diye bir bilim dali var. Birakin gorme ve duyma gibi kolay manipule edilebilen duyulari, faydali ilaci içtiğini düşünen hastada fiziksel iyileşmeler oluyor, şeker hapi icirilmesine ragmen.

    Bu tip tartismalarda olay egoya dökülmese bile, konunun ateşi artabiliyor, çünkü insanlar dogru bildiklerini, yaşadıkları farklı deneyimlere dayanarak savunma ihtiyaci hissedebiliyorlar. Genelde bu forumda gördüğüm de hep o oldu, kendimi istisna tutabilirim.
     
    #137 zxc, 2 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
    8 kişi bunu beğendi.
  18. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Herkes doğru bildiğini savunmakla mükellef. Tansiyonun artması da ne güzel. Sıradan hayatımıza heyecan geliyor.
    Çoğu zaman hiç bir konuda konuşasım hiç bir şeyi savunasım gelmiyor. Gaza geldik konuşuyoruz işte. Ne güzel.
     
    7 kişi bunu beğendi.
  19. okty_k

    okty_k
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    27 Eylül 2010
    Mesaj:
    776
    Alınan Beğeniler:
    1,447
    Bütün kablolar fark ediyor. Power, USB, interconnect, hoparlör, hatta ethernet kabloları. Farkın büyüklüğü stok kablonuzun, cihazın, sisteminizin durumuna ve yeni kablonun yapısına göre değişiyor. Bazı durumda stok kablo daha başarılı kalabiliyor. Sebebi cihazı dizayn eden kişi seçtiği stok kabloya göre cihazı tune ediyor. Kablolar kondansatör gibi davranıyor, bazı kablolar bazı frekansları daha baskın hale getirebiliyor. Fakat gerçekten kaliteli, flat sesli bir kablo tüm frekanslarda sesin açılmasını sağlıyor. Örneğin network player cihazımı modeme Meicord Opal ile http://meicord.com/index.php?id=82&L=3 bağladığımda daha önce kullandığım https://www.chord.co.uk/new-chord-ethernet-cables/amp/ Chord C Stream kabloya göre daha başarılı sonuç verdi.
    Bu iş biraz da bu hobiyle ne kadar haşır-neşir olduğunuzla alakalı. Ne kadar çok şey denerseniz o kadar tecrübe sahibi oluyorsunuz. Benim kimseyi inandırmak gibi bir amacım yok, mümkün olduğu kadar somut örneklerle durumu tarif ettim. Biraz ilgili bir kişi en azından google'da yukarıda yazdığım aramaları yaptırarak bir sürü objektif yoruma ulaşabilir. İyi forumlar.
     
    #139 okty_k, 2 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 2 Ocak 2018
    3 kişi bunu beğendi.
  20. Synchronicity

    Synchronicity
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    1 Mart 2015
    Mesaj:
    708
    Alınan Beğeniler:
    1,934
    Odyofillik ile obsesiflik arasında ince bir çizgi var sanırsam o çizgiyide şu altın kablolar çiziyor olabilir.
     
    7 kişi bunu beğendi.