Kabloların sese etkisi hakkında Bilgiler

'Kablo' forumunda Hanamichi tarafından 15 Aralık 2014 tarihinde açılan konu

  1. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Ha ha.
     
  2. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,959
    Alınan Beğeniler:
    6,560
    Acikcasi bu konuda objektif yorum bulmakta ciddi zorlaniyorum. Kablo ureticileri objektif olamaz. Dort bir yani kablo reklami olan bir websitesinde, veya son ucte biri kablo reklami dolu olan bir dergideki makaleye de guvenmek mumkun degil. Urun incelemesi karsiliginda potansiyel cikari olan birinin yazdiklarina da...

    Acikcasi olmasi gerektigi sekilde bir cift-kor test dizayn etmek te kolay degil. Hem masrafli, hem ugrastirici. Tek kablo veya tek kulaklikla "burn in" test etmek mumkun degil.

    Siz hic guc kablolarini test ettiginiz gercek bir cift kor test gecirdiniz mi? Protokolleri yolladigim linkten okuyabilirsiniz. Asagida da var:
    https://en.wikipedia.org/wiki/ABX_test
    https://en.wikipedia.org/wiki/Blinded_experiment
    Mesela kablolari gormemeniz lazim. Kablolari degistirenin de sizle direk iletisimde olmamasi lazim. Yani size A veya B diyenin de hangi kablonun daha iyi oldugundan habersiz olmasi lazim.

    Bu sekilde bir deneyiminiz olduysa, ayrintilari paylasirsaniz sevinirim.
     
  3. okty_k

    okty_k
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    27 Eylül 2010
    Mesaj:
    776
    Alınan Beğeniler:
    1,447
    Her derginin çizgisi belli. Biraz takip edenler bunları ayırt ediyor zaten. Tamamının objektif olmadığını düşünüyorsanız, forumlardaki kullanıcı yorumlarına bakarsınız.

    Onlarca power kablosu denedim. Bir öncekinin sesini bildiğimden daha sonra gelenin daha iyi yada kötü olduğu kararımı kör teste falan gerek kalmadan bir süre dinledikten sonra veriyorum. Sizin varsayımınıza göre her yeni gelen yada her pahalı olan daha iyi sonuç verecek sanırım ama öyle olmuyor. Çoğu zaman kullandığım kabloları tercih etmiş yeniyi tercih etmemişimdir. Ama sonra gelen daha iyi performans verdiyse onu tercih ederim doğal olarak.

    Ne kadar yazılsa çizilse boş. Alıp, bulup deneyeceksiniz sonucu görmek için, başka yolu yok. Denemedikten sonra sayfalarca yazın bir yere varamazsınız.
     
    4 kişi bunu beğendi.
  4. Nazım

    Nazım
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    5 Mayıs 2014
    Mesaj:
    516
    Alınan Beğeniler:
    1,384
    siz yine iyisiniz, başka forumlarda sinyal kısmındaki kondansatörlerin sese etkisi olmayacağını çünkü kondansatörün iki metal plaka değil mi farkı ne olacak diyenler olduğunu hatırlatayım herkese birbirini kucaklaması için davette bulunayım :)
     
    Collapse Signature Expand Signature
    2 kişi bunu beğendi.
  5. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,959
    Alınan Beğeniler:
    6,560
    Anladığım kadarıyla deneyiminiz çift kör teste dayanmıyor. İronik bir şekilde ürün deneme hakkında yazdıklarınızı çift kör test deneme hakkında tekrarlamış olacağım.

    Hiç denemeden çift kör teste gerek olmadığını düşünmeniz peşin fikir olmuş olmuyor mu? Hiç denemeden nasıl bilebilirsiniz ki? Belki siz de benim gibi, ve linkte yolladığım teste katılan onlarca insan gibi bir fark göremeyeceksiniz? Sonuçta denemeden fark olduğuna inanabilirsiniz, ama bilemezsiniz.
     
    2 kişi bunu beğendi.
  6. tsn141

    tsn141
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    28 Şubat 2010
    Mesaj:
    1,460
    Alınan Beğeniler:
    2,488
    bi kere daha yazayım,
    hem arge işleriyle uğraşan bir mühendis olarak, hem de bildiğin hifi- profesyonel ses ekipmanı geliştirmiş biri olarak yazıyorum;

    duyup duymama durumundan başlıyım, bu konuda çift kör yada tam nasıl test ediyorsunuz bilmiyorum. ancak kulağın yorulmaması ve dinlediğiniz parçalar üzerinde çok keskin yerler belirlemeniz gerek. o işi epey sistematik yapmalısınız yoksa sonuç dün böyle çalmıyordu olur.

    bir de eski bir yunan filozofunun tespitidir, çokça gördüm yakınırım. eğitim, hele hele merak oluşmadan zorlama edinilmiş bir eğitim insanı bilgilendim hissine kaptırdığı için perspektifini daraltır, cehaletini arttırır. buradaki yorumlarda sıkça denk geldiğim bir unsur.

    daha USB ses aktarım protokolünü bilmeyen hatta kendi içerisinde datanın nasıl transfer olduğunu öğrenmemiş adam 1 dir 0 dır diyor. buradaki fiziksel fenomenleri da kafada oturtmamış. bu adam ben mühendisim fizikçiyim diyerek kimliği ile ispatına dayanak yaratmaya çalışıyor.

    USB aktarım sistemi bir kere ses aktarımı için yapılmamış, yapmışken ses de gitsin diyerek yapılmış bir protokol. bu iş için en iyisi fireware IEEE1394 tür. diğer yöntemler(spdif, toslink, usb) gelen fiziksel veriyi kontrol edip düzeltemediği için kablodan etkilenir. kaldı ki, USB kartlarda fazla işlem görmeden çevrildiği için ne var ne yok çıkar. karakter de taşıyabilir. 1 ve 0 ların diziliminde belli yerlerde karakteristik bozukluklar oldukça o seslerde benzer etkiler göreceğimiz için kablonun bir karakteri olacaktır. buna bir ekleme daha yapayım, dijital filtre algoritmaları da analogtan farklı çalışmaz. genel olarak toplama, çıkarma gibi işlemler üzerinde kurludur. ve bunlar enerjinin doğadaki değişiminden esinlenilmiştir. yani çıkarma işlemi aslında fark alma, yani bir türev yani atalet, toplama işlemi de birikme yani gerilme yani yay etkisi. bunları bir birinden ayrık düşünmektense beraber düşünmek daha bütüncül ve efektif mühendisliğin yolunu açacaktır. bunu diplomasını duvara asmış bir mühendis olarak değil, kart yapmaya çalışan biri olarak yazıyorum. yine bu yüzden bazı usb kabloları sesi parlatıp açarken bazısı yumuşatıp boğuyor.

    elektirik yüzeyden gider diyen fizikçi arkadaşa söyliyim, elektrik frekansa bağlı olarak iletkenin bölgelerinde dağılarak gider. yani DC akım iletken içerisinde homojen dağılırken frekans arttıkça yüzeye doğru "kaçar". yüzey kısmı yüksek frekanslar için geçerlidir. dış tabakanın oksitlenmesi oksit yapmış materyalin özelliğine göre iyi yada kötü olabilir. çünkü iyi bir oksit ise temiz bir yalıtkan özelliği göstererek kaliteli bir sese önayak olabilir. bu hususta denediğim malzemelerden sesleri duyup teoriyi kendime ispatladım.

    malzemenin elektrik iletkenlik katsayısı da, gidecek olan akım miktarlarını etkiler. ses kalitesi için ise durum daha farklıdır. hiç bilmiyorum metalurji dersi aldınız mı?metaller homojen yapıda değillerdir. metal içerisinde işleme ve alaşım durumlarına göre içlerinde grainler oluşur. bu grainlar metalin mukavemet özelliklerini belirlediği gibi iletim esnasında her bir grainden diğerine geçişte "eko" oluşacağı için ses karakterini de belirler. çünkü bu ekolar hem sesi zayıflatır. hem de grain yapısına göre karakter/renk verir. ki sesi zayıflatan esas şey direnç değil ekoların yaptığı gürültü ve gecikmeli dalgalardır. ayrıca akım git gellerinde her bir grain sınırı kendi içinde giriş çıkış direnci oluşturacağı için akımın ataletinde etkilidir. ( burada eko lar çok nano saniye düzeyinde; etkisi olmaz diyen arkadaşlara söylüyorum, o işler öyle değil, dinleyin deneyin görün öyle konuşun). dolayısı ile direncine yada başka sayısal bir parametreye bakıp yorumda bulunmak sığlıktır.

    amfi, dac, işte bilumum alet içerisinde dandik kurşunlu lehim vardır. şimdi onlar kafaya göre seçilmiyor. en azından 20 bin dolara amfi yapıp kerizleyebilmeniz için kafaya göre seçmemeniz lazım. o dandik parçalar da sese etki ediyor. ve bunları yapan adam dinleyip kendi oluşturduğu sistematik içerisinde deneme yanılma yöntemiyle tasarımı oluşturuyor. olur da yapamaya kalkarsanız demek istediklerimi anlarsınız. bekara karı boşamak kolaydır.

    güç kablosu ile de nasıl etki ettiğini yazdım. tekrar etmeyeceğim ancak bir etki var. az da değil, viko üçlü prize bağlı 700 liralık güç kablosunun etkisini duydum. placebo olmadığına eminim.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  7. okty_k

    okty_k
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    27 Eylül 2010
    Mesaj:
    776
    Alınan Beğeniler:
    1,447
    Ben size denediklerimin marka marka, model model olarak birbirinden farklarını söyleyebilirim. Örnekte veriyorum zaten. Ama siz ve sizin gibi muallak konuşan arkadaşlar, bunlarla şunları karşılaştırdım fark yoktu diyemiyorsunuz, olay bu. Kör testte başkasının görüşü beni bağlamaz. 10 kişi kör test yapsın, 9 kişi beğenmesin, ben beğendiysem olay bitmiştir. Müziği tek başıma dinliyorum, başkasına beğendirmek gibi bir kaygım yok.
     
    3 kişi bunu beğendi.
  8. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Hi-hi dünyasındaki bu kablo etkisi şuna benzetilebilir. Yemek sunumuna.

    Aynı yemeği güzel tabaklarda, güzel bir masada yemek ile, asker işi çelik tabaklarda ve köhne bir ortamda yemek arasındaki fark gibi. İlk durumda yemek daha bi lezzetli gelir. Oysa ön koşullanmadan kurtulup yemeğin lezzetine odaklanılsa yemek aynı yemek. Karşılaştırmalı kör testlerde bunu sağlıyor. Sonuçlar da bu örnekteki etkiyi gösteriyor zaten.

    Elektrik, yüklerin hareketi ile gerçekleşir. İletkenlerde yükler yüzeyde toplanır. Temel fizik bilgisidir bu. Elektrik sinyali, bu bir dijital sinyal yada ses sinyali olabilir, Bu sinyaller yüzeydeki yüklerin dalgalanması şeklinde iletilir.
    Frekansa karşı direnç değişimi hoparlörün ses bonininde gerçekleşir. Her frekans değeri için hoparlör bobininin endüktansı değişir. İyi amfi her dirençte aynı gücü verecek şekilde tasarlanır.
    Dijital sinyal kesintisiz şekilde kaynaktan alıcıya gittikten sonra sinyali taşıyan kablonun önemi yok. Bu iletişimdeki sıkıntıyı daha önce yazdığım mesajda açıkladım zaten.

    İşi kablo tasarlamak, hifi cihaz tasarlamak olan birinin kendi işinin kabloyu-cihazı allayıp pullamaktan ibaret olduğunu kabul etmesini kimse beklemiyor zaten, kimse yaptığı işi baltalamak istmez.
     
  9. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    2,959
    Alınan Beğeniler:
    6,560
    "bunlarla şunları karşılaştırdım fark yoktu diyemiyorsunuz" yazmışsınız.
    Şahsi olarak ne sizin, ne de benim, kendi imkanlarımızla organize edemeyeceğimiz kapsamda düzenlenmiş, gayet kaliteli bir çift kör testi paylaştım. Sonucun sizin için geçerli olması için niye o testi illa benim yapmış olmam lazım anlamış değilim.

    Muallak dediğiniz için daha net yazmaya çalışayım. Mesela siz A güç kablosunu sesinin B'den daha iyi olduğunu dinlediğim için biliyorum diyorsunuz ya; aslında o öyle olmayabilir. Yani olmayan bir şeyi duymuş olabilirsiniz. Hayır, bu düşük bir ihtimal de değil. Öyle olup olmadığını anlamanızın tek güvenilir yolu ise çift kör test.

    Tabii ki "bana ne başkasından, ben duyduğumu biliyorum, çift kör teste bence gerek yok" diyebilirsiniz, ancak bu durumda şahsi tecrübeniz, bu başlığı okuyup "acaba lüks güç kablolarının sese etkisi var mı" diye düşünenler için bilgilendirici olmaz. Çünkü yanılmış olma ihtimaliniz çok yüksek. Burada sorun sizin kulağınız veya tecrübeniz değil, test metodolojiniz. Onun için size açık net bir şekilde "çift kör test yaptınız mı?" diye sordum. Eğer evet demiş olsaydınız "vay be, demek güç kablosunda da belirgin fark olabiliyormuş" diyecektim. Denediğiniz güç kablolarını sizinle aynı şekilde bizzat kendim de denemiş olsaydım kendime de güvenmezdim.

    Size saçma veya muğlak gelebilecek bu görüş, yukarıda paylaştığım şahsi tecrübeden ötürü. Ve kaynağı da insan psikolojisinin duyma duyusuna olan aşırı etkisi. Yaşamadığınız için saçma geliyor olabilir. Açıkçası bizzat tecrübe etmiş olmasam ben de şüpheyle yaklaşırdım. Çift kör test biraz uğraştırıcı bir iş, ve etkili olması için düzgün uygulanması lazım, ancak herkese şiddetle tavsiye ederim denemesini.
     
    #149 zxc, 3 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 3 Ocak 2018
    2 kişi bunu beğendi.
  10. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,757
    Alınan Beğeniler:
    6,319
    Forumdaki en düzeyli ve en dolu tartışmalardan birine şahit oluyoruz.Iki tarafta ciddiye alarak yazıyor fikrini.

    Ne güzel. :eek:k
     
    2 kişi bunu beğendi.
  11. tsn141

    tsn141
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    28 Şubat 2010
    Mesaj:
    1,460
    Alınan Beğeniler:
    2,488
    Yemek sunumu olan şey biraz daha hype olan şeyler ki o durum da zaman zaman karışıyor. Ancak iyi bir gurme/tadımcı yemeğin tabağına bakmaksızın notunu kırabilir. Genelde bu tadımcının yeteneği ile orantılı bir durumdur.

    Yemek üzerinden gidersek, örneğin taze fasulya yemeğini malzemeleri katıp ocağa koyarak da yapabilirsiniz. Yada yağı yakmadan kızdırıp soğanları da pembeleşincryr kadar kavurup ıslatılmış fasulyeleri eklersiniz. Sonra fasulyeler dr suyunu salınca dometisini koyup karıştırmadan pişirirsiniz. Bu ikisi aynı malzemenin farkı detaylı pişirilmesidir. Damağı köhne birisi ikisine aynı fasulye işte der. İyi birisi ise oradaki ustalığı görür. Kendi adıma ilk pişen türdeki işyeri fasulyesini yiyemiyorum bile. Diğeri de çok sevdiğim bir yemektir.
    Bahsettiğiniz elektrik iletimi ile ilgili olan ilkokul bilgilerini ben de biliyorum. Teşekkür ederim.
     
    Collapse Signature Expand Signature
    Synchronicity bunu beğendi.
  12. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    İletkenlerde sinyal iletimi okullarda anlatılmıyor. Fizik ve elektronik bölümlerinde üniversitede anlatılıyor. Endüktans ise, lisede 11.sınıf ikinci dönemi konusu. İlkokulda sadece doğru akım basit düzeyde anlatılır.
    Bu arada telefondan cevap yetiştirmek zor işmiş.
     
  13. Synchronicity

    Synchronicity
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    1 Mart 2015
    Mesaj:
    708
    Alınan Beğeniler:
    1,934
    Şebeke hattımıza gelen akım araya eklediğimiz lüks kablo ile amlifikatöre ulaşıp çıkış alınan sese çözünürlük farkı vs. duyum farklılığı olarak yansıdığını düşünüyorsanız;

    Akımda bulunan parazit vs. bu iletkenliği çok iyi kablolarla iletildiğinde şebekeden alınan akımı direkt yansıtmaz mı?
    Elektrik akımı sağlanan yere giden kablolar vs. standart kalitede olmasına rağmen, amfiye giden güç kablosu ultra kaliteli olması gereksiz değil mi?
    Evdeki prizlerimize gelen elektrik akımında bozukluklar varsa bu yüksek iletken kabloların rolü nedir?

    En iyi ihtimalle küçük bozulmalara uğrayan akımı daha iyi iletkenlerle düzelmesini veya değişmesini beklemek ütopik birşeymiş gibi geliyor.
    Daha iyi iletken kabloya akım iletimi yapan daha kötü bir kablo ve akım ise, gerçekten kablo tek başına olanı iletmek dışında filtreleme özelliği bulunabilir mi?

    Araya eklenebilecek voltaj düzenleyici, stabilizörleri kullanmak yerine sadece kablo ile parazit engellenebilir mi?

    Gibi soruları kullanan varsa yardım amacı ile cevaplayabilen olursa sevinirim.
    Saygılar...
     
    #153 Synchronicity, 3 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 3 Ocak 2018
  14. tsn141

    tsn141
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    28 Şubat 2010
    Mesaj:
    1,460
    Alınan Beğeniler:
    2,488
    @Zenetic güzel soru;

    Cihazınıza kablodan gelen elektronlar(elektirk) aslında santralden gelen elektronlar değil, 1/100 saniye önce cihazınızdan kabloya doğru akmış olan elektronlar. O elektronların da cihazınıza tekrar gelme sebebi de şehir şebekesinden baskı yapıp prize bağlı ucundan kablonuza girmek için istekli olan elektronlar. Kablodan cihaza elektron gidrikçe prizden de kabloya elektron girecek. Girme sebebi ise prize elektrik hattından baskı yapan elektronlar.
    Prize de atıyorum, komşunun dikiş makinesinden çıkıp gelmiş elektron baskısı da vurabilir, orası elekronların bileceği iş, tembel varlıklar onu diyeyim bir tek. Bu arada not olarak belirteyim; iletkenleri elektron denizi gibi düşünebiliriz. Bunlar yalıtkanlar tarafından çevrelenmiştir. Sınırları yalıtkanlar belirler. Denizdeki akış da frekans yükseldikçe sınırdan olma eğiliminde. Dolayısı ile cihaza giden elektron "hücumunun" durumu iki şeye bağlı;
    Birincisi prizden kablomuza baskı kurup akan elektronların yaptığı baskıya ve akma potansiyeline.
    İkincisi ise; kablodan bu baskı sebebiyle kopup akacak elektronların bolluğu, düzeli akabilme yeteneği ve denizden ne kadar kolay akabileceği.
    Dinlediğimden fark ettiğim ikinci durum epey baskın.

    Bunu bana işyerinde yemekte denk geldiğim, elektrik elektronik profesörü anlattı. öğle yemeğinde audio işlerindeki kablo mevzusunu konuşmuştuk. Bu forumun çoğundan daha sıcak bakıyordu etki etmesine. Hatta endüstrideki kablo işleriyle ilgli bir sürü patentten filan bahsetti.
     
    Collapse Signature Expand Signature
    #154 tsn141, 3 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 3 Ocak 2018
  15. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Yine temel bir fizik bilgisi vereyim.
    Şehir şebekeleri alternarif akım taşır. Alternatif akımda elektronlar ilerlemez, oldukları yerde saniyede 50-60 kere titreşirler. Eletronları ilerlemesi diye bir şey söz konusu değildir. Hatta eletrik akımı dediğimiz şey aslında iletken içinde ilerleyen bir elektromanyetik enerjidir. İletken çıplak dahi olsa bir şey değişmez çünkü hava çok iyi bir yalıtkandır. Kabloların çevresine yalıtkan konmasının temel nedeni güvenlik ve oksitlenmeyi engellemektir. Çok düşük sinyal taşıyan kablolarda ki bunlar bildiğimiz uydu kablolarıdır, bunların etrafına dışarıdan gelebilecek parazitleri engellemek için manyetik koruma kalkanı örülür.
    Hocam bunları bilelim.
     
    #155 sallanansandalye, 3 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 3 Ocak 2018
  16. bora şahin

    bora şahin
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    18 Ocak 2015
    Mesaj:
    179
    Alınan Beğeniler:
    310
    Bu nefis bilgi paylaşımının sonuna bence bir çift kör test buluşması yaraşır:)
     
    Collapse Signature Expand Signature
    3 kişi bunu beğendi.
  17. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Bu arada, üniversitede neredeyse bütün dersleri profesörlerden aldım.
    Yemekte sohpet edemedim gerçi.
     
  18. Mikrobiyolog

    Mikrobiyolog
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesaj:
    956
    Alınan Beğeniler:
    3,616
    Bu konuda tatmin edici bir çift kör testin imkanı yok. Çünkü ben duydum ya da duymadım dediğimde, bunun ispatı mümkün değil. Gerçekten fark duydum mu, yoksa duyduğumu mu zannettim? Nasıl bilebilirsiniz ki? Hep A kablosunda duydum desem bile belki de şans?

    "Ben duydum, duymadım söylemi" ilk başta kabul görmeyip kuşkuyla yaklaşıldığı için bu yönteme baş vurmuyor muyuz zaten?

    Ama grupla yapacağız, şu kadar kişi olacağız bu kadar kez tekrar edeceğiz. İyi de tek başına güvenilir olmayan -ölçüm diyemiyorum- deneyimlerin birikimini, çok sayıda olanını, bilimsel bilgi ya da ispat olarak mı kabul edeceğiz? Hep beraber yanıldığımızda, yanılmış olmaz mıyız?

    Ayrıca grup içinde mutlaka dalgalanma olacak. Mesela bir kişi A kablosu il %80 daha iyi duymuş, bir başka kişi B kablosu ile %76 daha iyi duymuş olsun. Ve hatta bir kişi A kablosu ile %100 daha iyi duymuş olsun. Ama toplu olarak değerlendirildiğinde, örnek grubu ortalaması anlamlı bir farka işaret etmiyor. Şimdi bu bireylerin deneyimleri değersiz mi olacak? O kişi için "örnek grubu iki kablo arasındaki farkı anlamlı oranda saptayamadı o yüzden böyle bir fark yoktur, boş yere yüksek oranda -hatta %100- daha iyi duyduğun kabloyu kullanmana gerek yok" mu diyeceğiz. Desek o arkadaş bunu kabul eder mi? "Var işte olm, siz duymuyorsunuz" der ve başlangıç noktamıza geri döneriz. Diğer taraftan bir yada bir kaç kişinin %100'ü tutturması sıradışı olmakla beraber kesin kanıt olarak kabul edilemez. Çünkü yukarıda da belirttiğim üzere, bu kişilerin gerçekten duyup duymadığını bilmemiz-ölçmemiz mümkün değil.

    Sonuç olarak herkes farklı duyduğu için ve kimin ne duyduğu ölçülemeyeceği için, usulüne uygun şekilde yapılan bir çift kör çalışma bile kesin bir sonuç veremeyecektir, ve onun sonucu da tartışamaya açık olacaktır.

    Kablo fark eder ya da etmez konusunda herhangi bir fikir belirtmediğime dikkatinizi çekerim, ben sadece bu tartışmayı çit kör çalışmayla bile sonlandırmanın mümkün olmadığına dikkat çekmek istedim.

    Herkese iyi seneler ve iyi tartışmalar... :)
     
    #158 Mikrobiyolog, 3 Ocak 2018
    Moderatör tarafından düzenlendi: 3 Ocak 2018
    6 kişi bunu beğendi.
  19. kenzo.80

    kenzo.80
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    20 Temmuz 2014
    Mesaj:
    323
    Alınan Beğeniler:
    160
    Hocam yazdıklarınızı okudum. Size bu konuda katılıyorum. Ben bir iş yerinde çalışmaya başlamadan önce, kulak için bir muayeneye gitmiştim. Kapalı odaya giriyorsun ve adam senin karşında ve kulaklığı takmanı istiyor. Kulaklığa farklı frekanslarda sinyaller gönderiyor duyup duymadığına dair. Ona göre cevap veriyorsun. Muayeneyi geçtim ve belgemi verdiler. Sanırım insanda normal duyma frekans aralığı 20 hz ile 20.000 hz arasında. Ama bazı insanlarda bu aralık 17 hz ile 23.000 hz olabilir. Profesyonel anlamda frekans aralığı bu seviyede olan odyofil kulaklığı da bazı arkadaşlar kullanıyor. O yüzden her insanın kulak tınısı ve hassasiyeti farklıdır. İki kişiyi örnek alalım; Ahmet 30, Mehmet'te 30 yaşında olsun, yaşları aynı bile olsa kulak yapısı ve hassasiyet çok azda olsa farkeder. O yüzden kabloların sese olan etkisini deneyimleyeceksek ve grup halinde bir yerde buluştuysak, sadece kablodaki sesin bendeki yarattığı etkiyi söyleyebilirim. Elbette grup içinde herkes kablo konusundaki deneyimini açıklaması gerekir. Ses konusunda beni tatmin eder, diğer arkadaşımı etmez. Yani bir arkadaşın sesteki yorumu diğer arkadaş grubunu etkilememeli. O yüzden şartların ve imkanın el verdiği sürece farklı model kabloları deneyimlemek ve kulağımıza en yatkın olan kabloyu seçmek kanısındayım.
    Herkese iyi yıllar ve güzel sohbetler. :)
     
  20. sallanansandalye

    sallanansandalye
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    5 Aralık 2012
    Mesaj:
    145
    Alınan Beğeniler:
    184
    Tarafımı belli etmek amacı ile tekrar ediyorum.
    Amfinin istediği maksimum güçü taşıyabilecek kablo dışındaki bütün kablo işleri anlamsız ve etkisizdir. Güç kablosunun sesi etkilediğini söylemek ile ejderhaların varlığına inanmak arasında hiç bir fark görmüyorum. Ortada ölçülebilir fark yok. Tıpkı ejderhaları görüp inceleyemediğimiz gibi.
    Kulağa uygun kablo arayışı sadece beyhude bir çaba. Bu arada maddi zarardan hiç bahsetmiyorum. 400 dolarlık güç kablosu görüp görüp gülüyorum sadece.
     
    2 kişi bunu beğendi.