Motosiklet Hakkında

'Konu Dışı' forumunda Hanamichi tarafından 14 Ocak 2016 tarihinde açılan konu

  1. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    Hic orta ya da buyuk cruiser tecrubeniz oldu mu? Yokusta geri cikma gibi durumlar sorun, hatta bazen mumkun bile degil, ama onun disinda basinizi belaya sokma riski daha kucuk hacimli bir cok motosikletten daha az bence. On freni kokleyin, arka teker kalkmaz. Gazi kokleyin, on teker kalkmaz. Arka fren dogru duzgun tutar. Rake ve trail yuksek oldugundan stabildir. Orta hacim cruiser bence ideal baslangic motosikletleri arasinda...
     
    Pax bunu beğendi.
  2. Pax

    Pax
    Expand Collapse
    Moderator
    Site Yetkilisi

    Katılım:
    4 Ekim 2016
    Mesaj:
    366
    Alınan Beğeniler:
    1,489
    Eğitim ile birlikte cruiser motosikletle başlangıç olur. "Yamaha riding academy" "Honda güvenli sürüş" "Motto academy" gibi uluslararası eğitim sertifikalarına sahip kurumlardan eğitim alınmalı. Bu eğitimlerde sürücü trafiğe kapalı alanda eğitmenlerin gözetiminde kademeli olarak düşük cc ve yüksek cc motosiklet deneyimi elde edebilir.

    Hiç eğitim alınmadan 230kg lık motosikletle Türkiye'nin kalitesiz asfaltında doblolar ve servis minibüsleriyle birlikte yanlış planlanmış trafiğine çıkılırsa bence risk çarpanı yüksek olacaktır.

    Sadece trafiğe kapalı alanda veya boş yollarda kullanılacaksa birşey diyemem en azından başkalarının canına ve malına kastedilmemiş olur.

    Cruiser tarzı motosikletler hiç ilgimi çekmedi. Geçmişte çok kısa bir iki tur atmışlığım vardır. İlk motosikletle tanışmam 28 yıl önce 2 zamanlı bir arazi motosikletiyle oldu. Bu süre boyunca sürekli motosiklet sahibi olmadım.

    Benim motosiklete başladığım yıllarda ülkemizde uluslararası eğitim kurumları yoktu. Fakat şuanki zamanımızın trafiği de yoktu. Bana inanın malesef burada zevk için bile motosikleti düşürecek araç sürücüleri var.
     
    Collapse Signature Expand Signature
    Robius, zxc ve mattiadestro bunu beğendi.
  3. dinazor

    dinazor
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    13 Temmuz 2020
    Mesaj:
    76
    Alınan Beğeniler:
    31
    Benim de ilk motor tecrübem 250 cclik hyosung gv250 ile olmuştu. Hayatımda motosikleti bırak, scooter bile sürmemişken, ilk işe girişimle birlikte almıştım. Acemilik atmak için gv250 de uygun olur diye düşünüyorum.
     
  4. chemist

    chemist
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    5 Nisan 2011
    Mesaj:
    360
    Alınan Beğeniler:
    261
    Uygun fiyata inazuma bulunursa alınabilir bence. Benimde ilk motorum bu, 250 CC. Satip araba aldim ama hala aklımda. Çok konforludur, şehir içinde kivrak. Ama tek sorun 190 kg agirliginda olması. 250 CC için sanki biraz ağır tarafta ama 120 ye kadar sıfır titreşim. 120 den sonrada ayaklarda hafif bir titreşim var.
     
    Nazım bunu beğendi.
  5. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    Ilk motosikletim 650cc V2 bir cruiser'di. Diger motosiklet tiplerinden cok farkli. Ergonomileri motosikletten daha cok arabaya yakin, hatta evdeki koltuga daha yakin :) Hacim ve agirlik yuksek olsa da cok uysal, gerginlikten olabildigine uzak, ve hacimlerine gore gucsuz ve rahat motosikletler. Agirlik ilk basta dikkat cekse de kisa surede alisiyor insan.Yerim oldugunda ikinci bir motosiklet olarak edinmek yatiyor hala aklimin bir kosesinde...
    "Yuksek hacimli motosikletler agir olur" onerisi karsisinda aklima gelen ilk ornek. Simdiki motosikletim ful depo ile 205 kilo, ki deposu da 20 litre... Lakin inazuma kullanip ta hakkinda genel olarak negatif fikir belirten kimseye rastlamadim daha. Basarili bir model belli ki.
     
    #105 zxc, 28 Eylül 2020
    Son düzenleme: 28 Eylül 2020
    Pax bunu beğendi.
  6. chemist

    chemist
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    5 Nisan 2011
    Mesaj:
    360
    Alınan Beğeniler:
    261
    Negatif yorum olarak arka frenin hissizligi olabilir. Ama onuda lastik değişimi ile biraz olsun gidermistim. İyi lastiğe iyi tepki veriyordu. Belkide benim çok fazla tecrübe sahibi olmamamdan kaynaklıdır.
     
  7. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    Anlaşılan Inazuma bayağı iyi bir motosiklet. Şöyle ki, edindiğim her motorsiklet bir öncekinden daha yüksek hacimli ve güçlü oldu. Lakin istisnasız her birinin arka freni de bir öncekinden daha zayıftı.

    Şimdikinde sağ pedala bastığımda yılışık bir cüce peydah oluyor, arka diskin omzuna kolunu atıp, "kardeş hafiften ufak ufak yavaşlasan çok makbule geçecek biliyon mu?" gibilerinden laflar ediyo...

    Bir sonraki motosikletimin arka fren sistemi şaseye yapıştırılmış stickerlar'dan ibaret olacak muhtemelen :)
     
    msandikci ve Nazım bunu beğendi.
  8. msandikci

    msandikci
    Expand Collapse
    Yeni Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2019
    Mesaj:
    12
    Alınan Beğeniler:
    7
    Keyifli anlatımlar da olmuş, son mesajları takip ettim. İki kelam da ben edeyim isterim.
    Naçizane, yeni başlangıçların düşük cc'ler ile yapılmasında hemfikirim ben de. Chopper, Cruiser tarzı motosikletler için belki ciddi risk teşkil etmese bile, Naked, Enduro, Super Sport vb. makineler için bu artık vazgeçilmez bir basamak olmuş durumda. Şöyle ki, yüksek cc ile başlanılabilir belki, düzgün kullanımda çok sorun da teşkil etmez fakat çok fazla da hata kaldırmaz. Torkun yüksek ve ağırlığın düşük olduğu durumlarda hata yapma payı da yüksek olursa kötü sonuçlar ile karşılaşılması çok olası görünmekte. Ek olarak gelişim süreci de kademeli bir şekilde artarak devam edecektir cc yükselttikçe. Öğrenme sürecinin direkt olarak yüksek cc bir makine ile başlandığında daha yavaş olduğunu belirten arkadaşlarım olmuştu. Bu kişisel bir durum da olabilir, kesin bir şey söyleyemiyorum fakat dikkate almadan da geçmek istemiyorum.
     
  9. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    Problem agirlik ve torktan ziyade motosikletin yapisi ve dinamikleri ile ilgili bence.

    600cc ve ustu spor ve (agfresif geometrili) naked motosikletler icin tipik yol surus egitimi bence yeterli degil. Guvenle kullanabilmek icin pist egitimi almak lazim. Yoksa insanin basini belaya sokmasi muhtemel. Motor ve frenler guclu. Ancak hizli gitmek icin gazi acmak, cabuk durmak icin de freni sikmak yeterli degil. Hatta kaza sebebi. Cunku hem motor gucu, hem de fren gucu, kolaylikla tekerin cekis gucunu gecebilmekte. Gaz, fren ve viraj esnasindaki suspansiyon ve sase dinamikleri cok basit degil. Motosikleti amacina uygun kullanabilmek icin kitabi ve uygulamali egitim gerekli...

    Onun icin 1500cc 300 kiloluk bir cruiser, cok daha yuksek agirlik ve torkuna ragmen, 180 kiloluk 600cc bir spor motosikletten fersah fersah daha guvenli bence. Cunku motosiklet, yapisi itibariyle stabil ve dinamikleri sinirli. Gaz ve fren kontrolu konusunda asiri hassas olmak zorunda degilsiniz. Virajda yatis acisi da ciddi sinirli. Basinizi belaya sokmak icin neredeyse bela aramak lazim. Digerinde mumkun oldugunca dikkatli kullanirken bile kaza yapmak ihtimal dahilinde...
     
  10. dinazor

    dinazor
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    13 Temmuz 2020
    Mesaj:
    76
    Alınan Beğeniler:
    31
    Hocam açık bırakılan bir sulama hortumuna, serpen bi yağmura bakar.
     
  11. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    Ya da aniden onunuze cikan birine... Ama bu her motosiklet icin gecerli... Motosiklet arabadan kat kat daha guvensiz bir arac.
     
  12. pea

    pea
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    9 Ocak 2011
    Mesaj:
    805
    Alınan Beğeniler:
    627
    Ben motosiklete yeni başlayanlara güç, tork, ağırlık, tehlike vs demek yerine yedek parça fiyatlarına bakmalarını öneriyorum.
    Diğer konular hep "dikkatli sürerim", "güçlüyümdür", "zaten senelerdir bisiklete biniyorum" şeklinde karşı argümanlarla geçiştiriliyor, önemsenmiyor. Ama motosiklet parça fiyatlarını söyleyince bir düşünmeye başlıyorlar.

    Acemilikte o motor bir şekilde "yan yatıyor". Yola Doblo atlar, belediye virajı sulamıştır, yokuşta stop ettirirsin, illaki o motor düşüyor. Ben aynı günde 3 kere motoru düşürdüğümü bilirim. Hadi düşmedi diyelim, yanlış kullanımla debriyajı, fren balatasını bitirdin. Serviste 1 haftada debriyaj yakan acemi görmüştüm. Motoru önemsiyorsan, uzun süre binmek istiyorsan da düzgün yedek parça kullanacaksın ve hiç ucuz değiller.

    Her yeni başlayanın ilk motor olarak düşündüğü motorlar için(NC, KTM ve bilumum orta hacimliler) genelleme yapayım:
    Mesela her düşüşte çıt diye kırılan manet 300 lira, peg 400 lira, ayna 500 lira. Karenaj fiyatlarına hiç girmiyorum. Bir düşürüşte 2000 TL gitti bile.
    Debriyaj balatası 1000 lira, fren balatası 200 lira. Bak işçiliklere de girmedim.

    "Bu fiyatlar bana koymaz" diyorsanız, buyrun hayal ettiğiniz motoru alın.
    Fazla geldiyse de o tipini beğenmediğiniz, burun kıvırdığınız 125'liklere ya da Çinli Hint motorlara tekrar bir bakın. Parça fiyatları neredeyse 10'da 1'idir. Acemiliği atana kadar isterseniz düşe kalka sürebilirsiniz, sonrasında da istediğiniz modele geçersiniz.


    Kendimden örnek vereyim. Benelli TNT25 ile başlamıştım: http://www.techno-fi.net/threads/motosiklet-hakkında.9521/page-4#post-177471
    160 kiloluk motor. İlk hafta 5 kere filan düşürdüm. Sonrasında 3-4 kere düşük hızda, 1 kere de orta hızda düştüm. Hepsi acemiliğimden kaynaklı. Ayda 2 kere İstanbul'un diğer ucundaki servise gidiyordum. Parçaları ucuz sayılırdı ama çok çile çektim. Keşke 125'likle başlasaydım dediğim çok oldu. Aman düşecek korkusuyla yatırmaktan çekindim. Motoru dengede tutmayı, itmeyi bile doğru dürüst öğrenemedim.

    Çok konuştum, özet geçeyim: Birkaç ay içerisinde motordan soğumak istemiyorsanız ufak hacimli, yedek parçası ucuz, tercihen ABS'li bir motor alın.
     
    #112 pea, 29 Eylül 2020
    Son düzenleme: 29 Eylül 2020
    mattiadestro, DrWhite ve zxc bunu beğendi.
  13. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    Naked ve spor motosikletlerin lastik masrafi da evlere senlik... Omurleri de 7000-8000km anca...

    Durduk yerde dusmeler cok sorun olmuyor genelde ama hareket halinde sorun tabii ki. Bir keresinde durduk yerde dusunce manetin ucu kirildi gerci, pahaliydi bayagi...
     
    #113 zxc, 29 Eylül 2020
    Son düzenleme: 29 Eylül 2020
  14. meehmetaslan

    meehmetaslan
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    22 Nisan 2020
    Mesaj:
    20
    Alınan Beğeniler:
    45
    Super sportları çok iyi bilmiyorum ama nakedların lastik değişimi 25.000 km bir yapılıyor. Hatta 25.000 km geçmiş lastik, diş derinliği yeterli olduğu için muayeneden rahatlıkla geçiyor. Normal kullanım için durum böyle.
     
  15. mattiadestro

    mattiadestro
    Expand Collapse
    Moderator
    Site Yetkilisi

    Katılım:
    7 Ekim 2012
    Mesaj:
    926
    Alınan Beğeniler:
    3,097
    kesinlikle katılıyorum.

    benim r25'i önceki sahibindeyken ışıklarda kamyon sıkıştırmış. tramer fazla çıkmasın diye sağ komple değişmiş, solu toplatmış. 3 aydır biniyordum, geçen hafta sol karenajın tırnakları tutmamaya başladı. hazır bakıma götürmüşken sordurayım dedim, 4 parça ve işçilik 2500 tutar dediler. yaptırmadım tabii ki :D cırt kelepçe taktım geziyorum. dışarıdan parça fiyatları 800-900 tutuyor, işçiliğe de 100-200 versen 1200'e çıkarsın. ki yine fazla, 250cc alet. 600-1000cc makina olsa en az 2-3 katı tutar.

    benim de kafam sonradan bastı, ilk motor naked olması lazım. mt25 çiçek gibi alet mesela. seneye para olursa mt07 veya sv650 gibi bir alet düşünüyorum.
     
  16. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    "Naked motosiklet", "araba" gibi çok genel bir sınıf. Eski Java'lardan tutun Tuono'ya kadar hepsi naked... Haliyle kullandıkları lastik turu ve lastik harcama oranları bayağı farklılık gösteriyor.

    Güçlü naked modeller spor motosikletlere bayağı yakın bu konuda. Lastikler yumuşak hamurlu, şase ve süspansiyon lastiği yola yapıştırmada başarılı, motor arka lastiği yola sürtmeye istekli... Öyle olunca da lastikler hızlı yaşayıp genç ölüyorlar, özellikle de arkalar :)

    Aynısı spor arabalar için de geçerli. Onlarda da arka lastikler 15 bin km anca.
     
    #116 zxc, 30 Eylül 2020
    Son düzenleme: 1 Ekim 2020
  17. meehmetaslan

    meehmetaslan
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    22 Nisan 2020
    Mesaj:
    20
    Alınan Beğeniler:
    45
    Bende mt-07 var. Michelin'in yumuşak hamurlu lastiğini kullandım hep. Genellikle uzun yolda, günlük bazen 700-800 km varan sürüşe rağmen durum böyle. Hatta benim 25.000 kilometreyi geçtiği için çıkarttığım lastikleri hep başkaları alıp motorlarına taktı. O kadar iyi durumdaydı yani.
     
    zxc bunu beğendi.
  18. zxc

    zxc
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesaj:
    3,006
    Alınan Beğeniler:
    6,631
    Michelin'in hangi modeli?

    Ben de arkayi 6-7 ay once degistirdim, 12000km'de ancaydi herhalde... Lastik Dunlop Sportsmart 2... Ilk lastik, rodaj ve alisma derken sakin kullandim bayagi. Bir de olmasi gerekenden fazla kullandim arkayi, lastigin kaucuk kismi bitmisti bazi yerlerde.

    Hatta degil motosiklet, arabada bile 15000km civari anca gidiyor arkalar... Gerci o da yumusak hamurlu lastik kullanip cabuk bitiriyor. 20000km dayanan lastik hic olmadi sanirim.

    Ilginci forumlarda da lastik tuketimi ortalama boyle gibi. Hatta daha performansli kullananlar cok daha cabuk bitiriyorlar. Ya yollar farkli, ya da kullanim, ya da her ikisi...
     
  19. meehmetaslan

    meehmetaslan
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    22 Nisan 2020
    Mesaj:
    20
    Alınan Beğeniler:
    45
    Pilot road 4 modeli. Kullanım tarzım yavaş gitmesem de sakin giderim. Ani hızlanma ve ani yavaşlama yapmıyorum gerekli olmadığı sürece. Bir de kontağı çevirince 1-2 km yavaş gitmeye çalışırım. Yol konusunda ise; Türkiye'de gitmediğim 6-7 tane il kaldı, neredeyse her türlü yola girdim diyebilirim.
     
  20. pea

    pea
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    9 Ocak 2011
    Mesaj:
    805
    Alınan Beğeniler:
    627
    Diş derinliğine bakacaksak 30-40 bin de giderler ama 10 bin km'den sonra arka lastiğin ortası dümdüz oluyor. Anlas Capra RD vardı, yakın zamanda değiştirdiğimi sanıyordum ve şekli, diş derinliği vs normaldi. Bir gün aniden lastikte yarık çıktı, içteki teller gözükmeye başlayınca fark ettim ki 30 bin km kullanmışım. Arkayı da 20 bin km kullanmıştım ama araba lastiğine dönmüştü artık.
    Km haricinde ısı değişimleri ve zaman da çok önemli. Çoğu lastik 1 sene geçmeden çatlamaya başlıyor, tutuşu azalıyor.