SONY MDRZ1000; SENNHEISER MOMENTUM; LOGITECH UE6000; SONY MDR1R; DENON D1100 Toplu Karşılaştırma

'Kulaklık Karşılaştırmaları, Çoklu İncelemeler' forumunda compicat tarafından 21 Aralık 2012 tarihinde açılan konu

  1. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,011
    Alınan Beğeniler:
    1,629
    Üniversite yıllarından beri bu hobiyle alakalı olarak farkettiğim en önemli şeylerden biri, hepimizin belli sıklıklarda kendimize nedenler yaratarak elimizdeki cihazları ya topluca satmamız, ya da yeni bir arayışa girerek yeni bir alım sürecine girmemiz oldu. Ben girizgahımı bu "satım" süreciyle alakalandıracağım. Satım sürecinin getirdiği minimize rüzgarı, özellikle benim bünyemde, hep şu şekilde oldu: Masaüstü sistem elden çıkarıldı, portatif sistemin iyisine geçildi, bir süre devam edildi ve sonra minimizasyonun dibine vurularak "bir dap bir uygun fiyatlı kulaklık neyime yetmiyor" serzenişiyle portatif sistemin de ağır başları satıldı. Bu sürecin sonunda elde kalan genelde bir sansa clip, bir de iem oluyor. Gelinen nokta başlarda mutluluk verse de daha sonra eskiden sahip olunanlarla alınan keyif, zor bulunan bu kalibrede cihazları elde etme arzusu, insanı tekrar bıraktığı en yüksek noktaya, masaüstü sistem kurmaya kadar götürebiliyor. İşte bu kadar laftan sonra, minimize rüzgarına kapılmış bir insanın eski sistemlerine dönme arzusunda olduğu süreçte, tüm alım içgüdülerini telkinleyecek, hatta belki de çok uzun bir süre yine sadece "kalburüstü bir dap - kulaklık" şablonuyla, masaüstü sistemine yakın bir keyif aldıracak, dünyevi koşuşturmanın gırla olduğu hayatta; vazgeçilemeyen bu hobiye her fırsat ve ortamda vakit ayrılabilmesini sağlayacak olan bir kulaklık sınıfının ağır topları hakkında dilim döndüğünce gözlemlerimi paylaşmaya çalışacağım.

    "CIRCUMAURAL"

    Bu karşılaştırmalı incelemede bahsedeceğim kulaklıkların hepsi "Circumaural" ya da "Over-Ear" denilen, kulak kepçesini kaplayan, kapalı portatif kulaklık sınıfına dahil. Bu kulaklıklar dışında elime geçen B&W P5 (JanVajlan'a teşekkürler), Beyerdynamic DT1350, Sennheiser Amperior gibi "On-Ear" kulaklıkları bu incelemeye katmamaya karar verdim. Onlarla ilgili vakit buldukça münferit incelemeler çıkarmaya çalışacağım.

    SÜREÇ:


    İlgili kulaklıkların fiyatları gerçekten bütçe zorlayıcı olduğundan, hepsini aynı anda elimde tutamadım. Bazı kulaklıkları birebir karşılaştırma şansım olduysa da en sağlıklı bulduğum yöntemle, referans parçalarımla farklı kulaklıkları farklı zamanlarda deneyerek ihtiyacım olan tüm ayrıntıları not aldım. Kulaklıkların hepsi inceleme için doğrudan sansa clip+ kulaklık çıkışıyla, amfiye tepkilerini görmek için de ara ara Ray Samuels'in Shadow modeliyle dinlendi. Zaten amaç en başta belirtildiği gibi portatif, günlük kullanım sınıfında kalmak olduğundan dolayı, Shadow'dan daha az taşınabilir bir amfi ile özellikle denemedim. Kulaklıkların günlük kullanıma uygunlukları, hissedilen artı ve eksileri, birbirlerine olan ufak kıyaslarıyla olan incelememe, forumda da incelemesi olan MDR-Z1000 modeliyle başlıyorum:

    1- SONY MDR-Z1000

    Öncelikle kulaklığın ayrıntılı incelemesine şuradan ulaşılabilir:

    http://www.techno-fi.net/forum/index.php?topic=5338.0

    Kulaklığın fiyatı 500 usd civarında olup, ikinci elde uygun fiyatlı temiz bir model bulmak oldukça zor. Kulaklığımız artık üretilmemekle birlikte, fabrika çıkışlı bazı modellerinde driverler'da ekstra ses, yüksek seste patlama vb. problemlere rastlanabiliyor. Bu da alırken oldukça çekince duymama neden olmuştu. Neyse ki bende ki model tertemiz olup, diğer forumlarda bahsedilen problemlerden hiçbirine sahip değildi.

    YAPIM KALİTESİ:
    MDR-Z1000 ilk ele alındığında ambiyane head-fi tabiriyle "game-ender" (son nokta) denilebilecek bir kulaklık olarak geliyor. Zamanla bu "game-ender" teriminin sadece bir ütopya olarak kalacağı gerçeği yüze vursa da kulaklık en uygun kelimeyle çok klas. Magnezyum kaplarından; değişebilir kablosuna; sade, temiz, net çizgilerine kadar kalitesini, tarzını belli eden bir kulaklık. Çok süslü bir kulaklık değil, yekpare kasasıyla gerçekten çok asil. Şöyle açıklamam daha doğru olacak. BenceSony MDR-Z1000 bir insan olsaydı, çok ihtiyacı olan bir iş görüşmesi için sabah hazırlanmış, traş olmuş, takım elbisesiyle jilet gibi mülakata katılmaya gelmiş bir insan olarak yorumlanabilirdi. İnsanda ister istemez Sony Fanboyluğu yarattığını da söylemeliyim. Bu yapım kalitesiyle araştırdığım kadarıyla Sony'nin bu kulaklığı çok ünlü kayıt stüdyolarında kullanılmasını sağlaması zor olmamış.

    GÜNLÜK KULLANIM:
    Sony MDR-Z1000 kaplarında çok rahat, nefes alabilen derilere sahip. Kafaya takıldığında yarattığı sıkma hissi ancak uzun vadede problem yaratabilir. Taşınabilir olarak yanınıza alabileceğiniz, çantanıza atabileceğiniz bir kulaklık olsa da; Türkiye şartlarında profili dar da olsa, görece iri kaplarıyla ilgi çekebilir. Çift kabloya sahip olduğundan, kısa kablosuyla (1.2m) yolda da rahatlıkla kullanılabilecek bir kulaklık. Bu kulaklık eğer katlanabilir olsaydı, sanırım taşıma açısından da rakipsiz olurdu. Bir ufak eksi nokta olarak şunu da belirtebilirim, anlık kulaktan çıkarma durumlarında kulaklık boyna indirilemiyor; daha doğrusu boyun bölgesine indirildiğinde geniş kaplarından ötürü orada tutulması rahatsızlığa yol açıyor.

    SES:


    Sony MDR-Z1000 sıcak sesten ziyade, bir detay kulaklığı. Tizlerde ve midlerde gerçekten çok doğru işler yapıyor. Oldukça rafine tizlere ve kışkırtıcı, akıcı midlere sahip. Bayan vokallerde, mid-merkezli kayıtlarda, akustik ve sessiz pasajlarda gerçekten çok iyi bir kulaklık. Enstrüman ayrımı ayrıntısı, üst midlerle tizler arasındaki net çizgiyle gerçekten fiyatını hakeden bir kulaklık. Sadece akustik müzik dinleyen bir kullanıcı için en iyi seçim olabilir. Kapalı olmasına rağmen, verdiği detaylı tizlerin yanında, incelemede de bahsettiğim üzere, tizlerinin rahatsız edici parlaklıktan çok yumuşak ve yuvarlatılmış bir şekilde gelmesi kulaklığın sahnesine de airy bir hava katıyor; fakat tabii ki bir açık kulaklık değil. Diğer modeller arasında da sahne olarak olmasa da gerçekten detay olarak en iyi yerde durduğunu söyleyebilirim.

    Z1000'in "ama"sına gelirsek. Baslar konusunda, hem kalite hem de çokluk olarak sınıfta kaldığı olabiliyor Z1000'in. Bu konuda sofistike olup, herkesin beğenisini almasının zor olmasının yanı sıra, piyasada bu ses rengiyle gerçekten alternatifsiz diyebileceğimiz bir kulaklık.

    Fakat, biraz önce belirttiğim zayıf bas tepkisiyle, MDR-Z1000 kullanıcılarda eksi yönde, metalik bir tad bırakabilir. Modern stüdyo kayıtlarında 100 hz altında bir çok tonun sentezlendiğini Sony de gözden kaçırmamış olacak ki, bu kulaklıkta kullanıcılardan aldığı geri dönüşlerle, eksik görülen yönlere eğilmiş. MDR-1R'de bu konuya değineceğim.

    Son olarak Z1000'in genel anlamda en belirgin özelliği "rahatlatıcı" ve "yatıştırıcı" bir kulaklık olması. Saatlerce akustik veya uyku öncesi "soothing" kayıtları dinleyerek zamanın nasıl geçtiğini gerçekten anlamadığım saatler geçirdim.

    AMFİ TEPKİSİ:


    MDR-Z1000 amfiye çok az da olsa tepki verebilen bir kulaklık. Zayıflığından yakındığımız alt frekanslar, sıcak karakterli bir amfiyle bir tık daha iyi seviyeye gelebilir. Kulaklık genel olarak amfi ihtiyacı olmayan, doğrudan tüm dapların kulaklık çıkışıyla kullanılabilecek bir kulaklık.

    GENEL ARTILARI (+) ve GENEL EKSİLERİ (-):

    + Çok klas ve stabil
    + Çok iyi Mid-Tiz dengesi
    + Rakipleri içerisinde en rahat dinlenebilen modellerden biri.

    - Cansız bas tepkisi

    SONUÇ:

    Z1000 ne zaman ele alınırsa alınsın, tekrar tekrar aşık olunabilecek bir kulaklık. Fakat; her kulağa takıldığında farklı hislere yol açabiliyor. Sadece bir kötü alışkanlığı olan, iyi bir arkadaş gibi. Akustik, jazz gibi rahatlatıcı ve yavaş tempodaki parçalarda portatifliği ve klası ile kullanıcılara uzun süre bir alternatif aratmayacak, çok iyi bir seçim olacaktır. Elektronik, commercial vb. tarzlar için ise bir uyarı koymak zorunda hissediyorum kendimi. Daha iyi alternatifleri var.

    [​IMG]



    2- SENNHEİSER MOMENTUM:

    Sennheiser Momentum'un satış fiyatı 350 usd civarında olup, Metan sağolsun, Türkiye'de de neredeyse yurtdışı fiyatına edinilebiliyor. Hem de 2 yıl garanti ile bilrikte.

    Sennheiser Momentum da son zamanlarda firmaların atak yaptığı portatif kafaüstü sınıfında "Sanatsal" tabirinin hakkını veren kulaklıklardan. Yüksek fiyatı, soyağacı Momentum'dan olan beklentileri hayli yükseltiyor. Bakalım paramızın karşılığında Sennheiser Momentum bize neler veriyor:

    YAPIM KALİTESİ:

    Her şeyden önce, yapım kalitesi oldukça iyi. Sağlamlık ve stabilite açısında bir Z1000 olmasa da, kendi sınıfında işçiliği ve çizgiler gerçekten farkedilebilir güzellikte. Kafabandı metal ve metal üzerine dikili çok kaliteli duran bir oluşuyor. Kablolar oldukça ince ve kullanışlı. 2 kabloya sahip, trrs uyumlu jack'a sahip kablonun jack'ının açılı bir şekilde kullanılabilmesi de oldukça güzel. Yanında çıkan taşıma çantası tüm aksesuarları için gözlere sahip ve gerçekten rakipsiz güzellikte. Momentum, kullanıcıyı gerçekten etkileyen retro bir havaya sahip. Yapım kalitesiyle ilgili olarak, eğer kaplar, amperior ya da z1000'deki gibi bir metalden yapılmış olsaydı, en azından benim açımdan kusursuz bir kaliteye sahip olacaktı. Tabii ki, bu tip metal kaplarla da Momentum şu anki efsanevi rahatlığına ve hafifliğine ulaşamayacaktı diye düşünüyorum. Sennheiser mühendislerinin gerçekten bir bildiği var.

    GÜNLÜK KULLANIM:

    Momentums gerçekten çok hafif bir kulaklık. Öyle böyle değil, diğer modeller içinde gerçekten en hafifi bu. Toplam ağırlığı sadece 177 gram. Dar profilde iki adet esnek ve rakipleri arasındaki en rahat derilere sahip kapları, kulağa olan baskısının neredeyse hiç hissedilmemesi (yanlış anlaşılma olmasın, kulakta oynama vb. problemler yok) ile Momentum sınıfındaki kulaklıklar içerisinde kafaya en oturan, en rahat kulaklık. Kulak pad'leri gerçekten ufak, ele ilk alındığında on-ear kulaklık izlenimi verse de, gerçekten kulak kepçelerini kaplıyor. Bu kulak pad'leri daha küçük olamazdı. Bu yüzden, görece iri kulaklarda oturma problemi yaşama ihtimali az da olsa var. Sennheiser Momentum'un kapları, insanı rahatlığa davet eden televizyon karşısındaki kanepeler gibi. Benzer bir hissi B&W P5'te de on-ear olmasına rağmen yaşamıştım; fakat Momentum'lar oturma hissi ve rahatlık konusunda şimdiye kadar tecrübe ettiğim en iyi kulaklık. Tek eksi olabilecek yönü (ki bu yönde portatiflik ve taşınabilirlik açısından artı), kapların küçük olup büyük kulaklarda kap içerisinde sürekli temasa yol açabilecek olması. Bir ufak noktada, uzun saçlı kullanıcılarda açılıp kapanan kap bağlantı noktaları kulak üstüne düşen saçları sıkıştırabiliyor. Bu da çok nadir yaşanan ve ciddi anlamda rahatsızlık vermeyen bir durum.
    Momentum ergonomik olarak, piyasadaki en hafif, rahat, tak-unut portatif kafaüstü kulaklıktır desek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

    SES:

    Momentum'u ilk olarak yurtdışından aldığımda, head-fi'da Jude ilk izlenimlerini yeni yazmıştı. Yazılanların etrafında, kulaklık yoldayken, bir umutsuzluk yaşamıştım. Kulaklığın dar sahneli, bas ağırlıklı, fiyatının hakkını vermeyen bir kulaklık olabileceği ihtimali aklımdan çıkmıyordu. Eşimle gümrükten kulaklığı alıp geldiğimizde, bir gece boyunca bu korkudan kulaklığı hiç dinlemediğimi söylemeliyim. Ertesi gün salim kafayla kalkıp dinlediğimde ise, korkularımın gerçekten yersiz olduğunu, kulaklığın dinlediğim en sweet (tatlı) ses rengine sahip kulaklıklardan biri olduğunu farkettim. Tatlı tınısı dışında, Momentum'lar korkulduğu gibi bas ağırlıklı kulaklıklar değil. Tabii ki sıcak ses rengine bir eğilimde olduğunu kabul etmek lazım; fakat o kadar nötral ve rahat çalıyorlar ki; bazen verdiği sahne hissiyle kapalı bir kulaklık olduğunu unuttuğunuz bile oluyor.
    Momentum'un sıcağa daha yakın ses rengiyle, tabii ki tizler konusunda soru işareti oluşturduğu aşikar. Kulaklık her ne kadar bas ağırlıklı olmasa da, baslar tizlerin ve midlerin önüne geçmese de; tizler en basık kısım. Tizlerin önde olduğu, "gerçek detay"ı en ince ayrıntısına kadar bize sunan Z1000 gibi bir kulaklıkla neredeyse tamamen farklı bir ses rengine sahip Momentum. Burada, Z1000 ve Momentum arasındaki tercihlerde kişisel zevkler ön plana çıkıyor. Mid ve bas dengesi gerçekten iyi, birbirini örtmeyen, ne eksik ne fazla baslara sahip. Tizlerin bas ve mid'lere göre geri planda olması, Momentum'un akustik vb. kayıtların hakkını veremeyeceği anlamına gelmesin. Kulaklıkta "visceral" (mantığa değil duygulara dayanan) bir nötrallik var. "Visceral" terimi hi-fi ekipmanların çoğunda "sweet" (tatlı) önermesiyle birlikte göreceğimiz bir terim. Momentum'da da bu şekilde. Kulaklık her ne kadar benim istediğim hacimli, detaylı tizlere sahip olmasa da, gerçekten çok içten çalıyor. Sennheiser mühendislerinin tam olarak istedikleri de bu ses rengiymiş söylenine göre. Pop ve Elektronik Müzik türlerinde incelediğimiz ağır toplar arasında benim seçimim Momentum olurdu. Gerçek bir detay ve tiz hayranıysanız, Momentum sizin için olmayabilir. Fakat HD25 türü bir kulaklıktan gelip, daha sahneli, hem ergonomik hem de ses açısından daha rahat olan bir kulaklığa yükseltme yapmayı düşünüyorsanız, Momentum gerçekten iyi bir seçim olacaktır.

    AMFİ TEPKİSİ:

    Momentum amfi ihtiyacı olmayan, doğrudan dapların kulaklık çıkışlarıyla beslenebilen bir kulaklık. Amfinin Momentuma, Denon D1100'de olduğu gibi hiçbir şey katmadığını düşünüyorum.

    GENEL ARTILARI (+) ve GENEL EKSİLERİ (-):

    + Muhtemelen en iyi kulaklık dizaynı
    + Rakipleri arasındaki en rahat ve en hafif kulaklık
    + İçten, doğal, havalı ses

    - Derileri uzun vadeli dinlemede sıcaklık hissi yaratabiliyor.
    - Geride kalan tizler

    SONUÇ:

    Momentum hakkında şunu belirtmem gerekir: Ses rengi size göre olmasa dahi; dizaynı, kalitesi, rahatlığı, mühendisliğiyle her yönden takdir görecek bir kulaklık Momentum. Momentum, günlük hayat koşuşturmasında, "ciddi" audiophile'ların tercihinden daha çok; elektronik, pop tarzı müziklerle daha haşır neşir olan, dışarıda rahatlıkla taşıyabileceği portatif kafaüstü kulaklık arayışında olan, rahatlığı ve görünümü ön planda bulunduran kullanıcılar için kesinlikle en iyi tercih.

    [​IMG]



    3- LOGITECH UE6000:

    UE6000, genel anlamda audiophile kullanıcılara hitap eden bir kulaklık gibi durmasa da, J. Harvey bünyesinden ayrıldıktan sonra Logitech'in kendi, yeni mühendisleriyle tasarladığı ilk ürünlerden. Fiyat olarak A.B.D.'de Apple Store'larda, 200 usd civarına ciddi bir alıcı kitlesi buluyor. Türkiye'de alım şansı biraz zor, ben de A.B.D.'den görev dönüşü gelen bir arkadaşım sayesinde bir süre elimde tutma şansına eriştim.

    YAPIM KALİTESİ:

    UE6000, bir üst modeli olan UE9000 ile neredeyse birebir aynı yapım kalitesine sahip. Oldukça farklı renk ve görünüşe sahip. Metal kafabandına, sert plastik bağlantı noktalarına, kap üstündeki kısımda yumuşak plastiklere sahip. Bu kadar çok farklı materyali tek bir kulaklıkta toplamak kolay olmasa gerek. Ben renk kombinasyonlarını ayrıca beğendim, gerçekten çok canlı duruyorlar. Görüntü ve renk konusunda eşsiz gözükselerde yapım kalitesi, Z1000'in kalitesinden uzak. Bu yine de yanlış düşüncelere sevk etmesin. Katlanabilir kafa bandı, diğer kulaklıklarda olmayan ve ergonomik açıdan oldukça artı kazandıran bir özellik. Basit görüntülü diğer katlanabilir kulaklıkların aksine, UE6000 katlanmış haliyle ve bağlantı noktalarıyla da oldukça sağlam bir hissiyat uyandırıyor. Değiştirelebilir kablosu oldukça ucuz izlenimi bıraksa da, kulaklığın herhangi özel bir girişi olmadığından, 3.5mm-3.5mm bir kabloyla zevke göre kablo değişikliği yapabilme şansının olması oldukça iyi. Sony gibi firmaların muhafazakarlığının bu tip kulaklık girişlerinde başımıza neler açtığı malum! Keşke diğer firmalar da aynı yolu seçse.

    GÜNLÜK KULLANIM:

    UE6000 günlük kullanım için oldukça rahat gözükse de, ne Momentum kadar hafif, ne de Z1000 gibi ar profilli kaplara sahip. bu yüzden günlük kullanımda irice gözükmelerinin yanısıra, ağırlıklarıyla kullanıcıyı yoracaktır. Bu ağırlığın bir nedeni de kulaklıktaki "Noise Cancelling" devresi ve bu devreyi faal kullanmak için gereken sol kaptaki iki adet AAA pil. Bu tip NC özelliklerini çok tutmasam da, denendiğinde ses rengini tamamen değiştirdiğini söyleyebilirim. NC devresi Passive haldeyken dinlediğimi ve gözlemlerimi bu duruma göre yaptığımı belirtmek isterim.

    SES:

    Oldukça şaşırtıcı bir sese sahip UE6000. Gerçekten denediğime ve bu karşılaştırmaya kattığıma pişman olmadım. Bu denli agresif stile sahip bir kulaklığın, bas ağırlıklı, kendine has özellikleri olmayan, bana hiç hitap etmeyecek bir kulaklık olduğunu düşünmüştüm hata etmişim. Bu kulaklıklar gerçekten nötral. Momentum'lardan daha nötral bir ses rengine sahip olduklarını söylemem yanlış olmaz. Baslar, tiz ve mid'in önüne geçmeden, varlığını belli ediyor. Tok, yaymayan baslara sahip. Tizler Momentum'dan daha basık olmasa da, yine de çok hacimli değil. UE6000 her yönüyle Momentum'un daha az baslı ve daha önde tizlere sahip hali diyebilirim. Bu yüzden ses rengi de haliyle biraz kuru. Yine de bu haliyle sıcak ses rengine eğimli, kendine özgü bir tınısı var. Midlerdeki ve vokallerdeki kuru netlik, özellikle bayan vokallerinin kulağa gerçekten akıcı ve hoş gelmesine yol açıyor. Rahat çalma ve detay açısından, Momentum'lar kadar rahat ve hacimli çalamasalar da (bas/mid dengesi açısından Sennheiser Momentum bu incelemedeki referans kulaklık), 3 boyutlu konumlama ve sahne genişliği hala oldukça iyi. Buna ek olarak tizlerin Momentum'lardaki kadar basık olmaması, neutrallik açısından da UE6000'in hanesine bir artı ekliyor.
    "Noise Cancelling" devresinden az da olsa bahsetmek gerekirse, devreyi açtığımızda; seste, özellikle alt frekanslarda bir yapaylık söz konusu oluyor. Portatif amfi ile empedans adaptörü takarak Westone 4 tarzı hassas bir iem kullanmak gibi diyebilirim.
    Genel izlenimin aksine, UE6000'ler ses olarak boş kulaklıklar dahil, tam tersine beklediğimden çok daha iyi bir ses rengiyle karşılaştım. 200 usd karşılığında alınabilecek, Momentum'a alternatif olabilecek, "Sweet" ses renginden daha nötral ses rengini tercih eden, özellikle pop ve commercial müzik türlerini tercih eden kullanıcıları oldukça mutlu edebilecek bir kulaklık UE6000.

    AMFİ TEPKİSİ:

    Amfiye ihtiyaç duymayan bir kulaklık. Shadow ile sadece baslar çok az da olsa ön plana geldi.

    GENEL ARTILARI (+) ve GENEL EKSİLERİ (-):

    + Sağlam, katlanabilir yapısı
    + Her türe giden, sıcağa yakın ama nötral ses rengi.

    - Diğer kulaklıklara göre oldukça ağır ve geniş profilli kaplara sahip.

    SONUÇ:

    Logitech UE6000'i "Noise Cancelling" devresi olmadan, daha az ağırlıkta ve aynı daha dar profilli kaplarla tutabilseydi, muhtemelen bu incelemenin sürprizi olarak kazanan olacaktı; fakat bu eksiler portatifliğine maalesef negatif yönde etki ediyor. UE6000, Momentum'a yakın kalitede, kullanıcıları pişman etmeyecek fiyat/performans oranıyla gerçekten iyi bir kulaklık. Logitech'in bundan sonraki kulaklıklarında, geri bildirimlere de değer vererek eksiklerini kapatacağını düşünürsek, firma piyasaya gerçekten oldukça iyi alternatifler sunacaktır.

    [​IMG]


    4- SONY MDR-1R


    MDR-Z1000 tecrübesinden sonra MDR-1R'nin çıkışıyla gerçekten çok heyecanlandım. Özellikle, Sony'nin MDR-Z1000'den aldığı geri dönüşlerle bu kulaklıkta çok yol kat etmiş olacağı konuşuluyordu. Kulaklık "Noise Cancelling" modeli tek renk, normal modelleri 2 renk (siyah/kırmızı, gümüş/kahverengi) olmak üzere piyasaya sürüldü. Yurtdışı satış fiyatı 300 usd civarlarında olup, Türkiye'de stoktan en iyi fiyatı veren ve taksit avantajı sunan Hepsisony dışında bir alternatif göremedim. Hepsisony'den herhangi bir alışveriş tecrübem de yoktur, o yüzden yorum yapamayacağım.

    YAPIM KALİTESİ:

    MDR-1R, Sony'nin genel üretim kalitesine sahip. Oldukça sağlam görüntü veren bir kulaklık. UE6000 ile materyal olarak karşılaştırılabilecek bir yapım kalitesine sahip; fakat MDR-1R'de genel olarak UE6000'de kullanılan yumuşak plastikler yerine sert plastiklere yer verilmiş. Kafa bandı ve kaplar arasındaki plastik bağlantı noktalarının zayıflığı ve değişebilir kablo girişinde kullanıcıların tecrübe ettiği gevşeklik bu üründe de maalesef Z1000'in yekpare gövdeli, buram buram kalite kokan dizaynına erişilemediğini gösteriyor. Bu eksilere rağmen, kulaklık yine de oldukça stabil ve kaliteli bir yapıya sahip. Özellikle gümüş/kahverengi modeli görünüş olarak Momentum klaslığıyla yarışıyor bile diyebiliriz.
    Bu kablo giriş kısmındaki problemi biraz açmak istiyorum. Sofistike bir girişle karşımızda olan Sony MDR-1R'de kablo girişinde bir gevşeklik var. Gevşeklikten kasıt, ucun kulaklığa tabiri caizse "pıt" sesiyle oturmasından sonra birkaç mm boşluk kalabilir. Bu kafadayken kablonun o bölümde oynamasıyla sese yol bile yol açabiliyor. Biraz bu problemi araştırdığımda "blue-tac" tarzı uygulamalarla bunun çözüldüğü yazılıyor. Her üretimde aynı sorunla karşılaşılmasa da, evet, doğru okudunuz: 300 usd verip aldığınız Sony MDR-1R kulaklığınızda kendi uygulamanızla ufak bir sorun çözmeniz gerekebiliyor. Teşekkürler Sony (!)

    GÜNLÜK KULLANIM:


    MDR-1R, şüphesiz Momentum ile birlikte kulakta en rahat duran kulaklık. Tabiri caizse yumuşacık kulak padleri, kulağı rahatça kaplayan geniş kapları, görece hafif ağırlığı ve kafadayken kulağa yaptığı baskının belli belirsiz olması ile saatlerce müzik dinlendiğinde yormayacaktır. Buna rağmen yine günümüz Türkiye'si için konuşursak, MDR-1R'yi kulağına takan bir insana sokakta, Momentum'u kulağına takan bir insandan daha çok bakılacaktır. Bunu da iri kaplarına yorabiliriz. Bir diğer güzelliği ise, UE6000 gibi içe doğru olmasa da flat bir şekilde katlanabilir olması. İncelik gerektiren, notebook çantaları vb.'inde muhafazası kolaylaşacaktır.

    SES:

    İşlerin biraz daha ilginçleştiği bölüme geçtik. Ben MDR-1R'yi biraz da çıkış zamanından ötürü Momentum'a rakip olarak görmüştüm. Yanılmamışım. Hangisinin daha iyi olduğu kişisel zevklere kalsa da biraz değinmek istiyorum.
    Ses açısından MDR-1R, Z1000'in müthiş tiz-mid dengesini koruyup, yerine göre dem vurduğum alt frekanslarda daha iyi bir performans vermesi amacıyla üretilmiş. Z1000 ile birlikte tamamen aynı ses rengini paylaşmasalar da, kesinlikle aralarında bir benzerlik var. MDR-1R'nin sub-bas'larının daha temiz olduğunu, alt frekanslarının daha iyi bir tepki verdiğini söyleyebilirim. Çok az da olsa daha geniş sahnesi ve karanlık sunumuyla MDR-1R, Z1000'e istinaden daha sıcak bir kulaklık. "Z1000'e istinaden" bölümünün altını çizmek istiyorum; çünkü sadece Z1000'e göre daha sıcak, genel olarak oldukça nötral bir kulaklık.
    UE6000 ise MDR-1R'ye göre biraz daha temiz (smooth) midler daha sıkı baslara sahip. MDR-1R'nin biraz daha yayvan basları açıkçası benim kişisel görüşüme göre MDR-1R'nin genel sunumuna daha uygun. Tizlerde UE6000'den daha detaylı ve temiz olduğu da aşikar MDR-1R'nin. UE6000 ile birebir karşılaştırmada MDR-1R kişisel görüşüme göre bir adım önde.
    Momentum'u da buraya katarak işleri daha da karıştırmak istiyorum. Momentum MDR-1R'ye göre daha renkli bir kulaklık. Basları daha fazla olsa da, MDR-1R'den daha sıkı ve daha içten. Momentum çok daha duygulu MDR-1R'ye göre. Bu durumu Momemtum kısmında "visceral" olarak açıklamıştım. Bu sınıftaki diğer rakipleri gibi MDR-1R'den farklı bir yere koyuyor kendisini Momentum. Momentum'un tizlerinin de genel olarak daha parıltılı (parlak değil, parıltılı) olduğunu söylemeliyim. Bu da yine bayan vokallerde Momentum'u bir adım ileri çıkarıyor.
    MDR-1R'nin iyi olduğu yanlara geçersek; MDR-1R transparanlık açısından hem UE6000'in hem de Momentum'un önünde. Sahnesinin nötralliği de ayrı bir artı. Bunu şöyle açıklayabilirim: Momentum'da içten ses rengi sayesinde airy bir sahne izlenimi var, MDR-1R tam aksine. Pasajları olduğu gibi yansıtmasının yanı sıra geniş bir alandan dinleti yaptırıyor kullanıcıya. Bunun nedeni Sony MDR-1R de, sürücülerin açılı konumlandırılmaları diye düşünüyorum.
    MDR-1R'yi doğrudan Momentum ile karşılaştırdığımda, çok fazla parçada ikilemde kaldım. Gerçekten hangisinin daha iyi olduğuna karar veremedim. Bazen içten, tatlı ses rengiyle Momentum kazanırken, bazen hafif sıcağa kaçan nötralliğiyle Sony MDR-1R büyüledi. Sahneden çok fazla bahsettiğim için bir konuyu netleştirmek istiyorum. Ne Sony MDR-1R ne de Momentum sahne açısından, referans kabul edilen açık kulaklıklarla boy ölçüşemez. Sadece Sony MDR-1R, sahnesindeki nötralliğiyle biraz daha ferah çalıyor.
    Sonuç olarak, Momentum ve MDR-1R arasında yine tercihler ön plana çıkıyor. Elektronik müzik türündeki gibi hızlı pasajlarda Momentum öne çıkarken, daha yavaş pasajlarda nötral atmosferi ve ses rengiyle MDR-1R'nin sunumu daha ön plana çıkıyor.
    Olur da günün birinde kafama silah dayayıp, MDR-1R mi Momentum diye mi bir zorlama yapılmış olsa, kendi görüşümle çok az farkla Momentum şeklinde cevap verirdim diye düşünüyorum. İmkanı olan kullanıcılar için iki kulaklık da elde tutulup, farklı müzik türleriyle farklı zamanlarda çok keyif alınabilir.

    AMFİ TEPKİSİ:

    Amfi ihtiyacı ve amfinin kazandırdığı elle tutulur bir kazanç yok.

    GENEL ARTILARI (+) ve GENEL EKSİLERİ (-):

    + Pratik katlanabilir dizayn ve rahat kullanım
    + Nötral, temiz ses rengi.

    - Yapım kalitesi çok çok iyi değil (Kablo girişi mevzusu)
    - Diğer rakiplerine göre daha yayvan baslar (Bu durumun + ve ya - olmasına karar veremesem de genel kanı daha sıkı basların iyi olduğu yönünde olduğu için - olarak yazdım).

    SONUÇ:

    Z1000'den sonra MDR-1R'nin, genel şikayetlere istinaden daha olumlu dönüşlerle piyasa sürüldüğü belli. Ses renginde eksi olarak düşünülen kısımlarda ne kadar iyileştirilme yapıldıysa da, Z1000'e göre yapım kalitesinde bir o kadar geri gidilmiş. Bunu da Z1000'in yaklaşık olarak yarısı olan fiyatına istinaden sanırım hoş görebiliriz. Fiyat bu seviyede olduktan sonra, varsın magnezyum kaplarımız olmasın. Nötrallikten çok az da olsa sıcak ses rengine eğimli olan kısımda bulunan MDR-1R her tarz müzik türünde, çok fazla sırıtmadan kullanıcıyı mutlu edebilecek, doğrudan dap ile rahatlıkla beslenebilecek bir kulaklık. İmkanı olan kullanıcıların denemelerini tavsiye ederim.

    [​IMG]



    5- DENON AH-D1100:

    D1100, Türkiye şartlarında bu incelemedeki diğer kulaklıklara göre daha uygun fiyatlara bulunabilecek bir alternatif. Diğer kulaklıklara istinaden, forum içinde daha çok kullanıcının dinlediğini düşündüğümden dolayı incelemeye katmak istedim. Kulaklığı bu kadar uzun bir süreliğine bana veren Engin'e ayrıca teşekkür ederim.

    YAPIM KALİTESİ:


    Kulaklık oldukça hafif. Plastik ve suni deri kullanılan kulaktıkta yapım kalitesi bu incelemedeki rakiplere göre biraz geride. Şöyle ki; oldukça iri bir kafaya sahip olduğum için, kulaklığı takıp çıkarırken gerçek anlamda ter döktüm diyebilirim. Kulaklık benim olsaydı, muhtemelen 1-2 hafta içinde çatlaklar hatta kırılmalar yaşayabilirdim. Daha ufak boyuttaki kafalarda bu kadar problem olmayacağını düşünüyorum. Kulaklığın hafif olması gerçekten bir artı. İçinde metal olmamasına rağmen, öyle bir kullanım sağlanmış ki, ele ilk alındığında tamamen metalmiş izlenimi veriyor. Her an elde kalacak hissiyatını yaşamamın nedeninin iri boyutlarda bir kafaya sahip olmamla alakalı olduğunu tekrar belirtmek isterim. Buna ek olarak sınırlarını korkudan zorlayamasam da esneklik payı da oldukça yüksek gözüküyor.

    GÜNLÜK KULLANIM:

    Kulaklık büyük ve düzgün konumlandırma sayesinde derin kaplarıyla, hafifliğiyle gerçekten çok rahat. Kaplara gelen omuz kısımlarının geniş açıyla gelmesi ve büyük kaplarından dolayı günlük kullanımda dikkat çekecektir. Suni deriden yapılmış kulak padleri gerçekten çok rahat; fakat uzun süreli dinlemelerde biraz fazla ısınma yapabiliyor. Kaplardaki derinlik, gerçekten kulakta çok hoş bir rahatlık yaratıyor, kulağa yaptığı baskı da hissedilir-hissedilmez seviyede. Suni deri yüzünden oluşan ısınmayı saymazsak saatlerce dinlemede problem yaratmayacak rahatlıkta bir kulaklık D1100.

    SES:

    Ses konusunda baslardan başlamak istiyorum. Basların kendini belli ettiği, önde olduğu bir kulaklık D1100. "Boomy" şeklinde tabir ettiğimiz baslara sahip. Basların işgal aralığı hayli geniş olsa da, bu ses rengindeki kulaklıklarda midlerde yaşanan kambura (hump) yol açmıyor. Bu biraz upper basların sürekli ve kuvvetli gelmesi sayesinde oluyor. Yine baslar çok hızlı değil; fakat çözünürlükleri ve netlikleri gayet iyi. Momentum ve MDR-1R'nin basları daha hızlı. Yine aynı kulaklıkların basları yanında biraz yayvan kalabiliyor baslar. "Boomy" ve kambura yol açmayan baslar kimi için tercih sebebi olabilse de, uzun vadede yorgunluğa da yol açabilir.
    Bu tip düşük frekans tepkisine sahip bir kulaklığın mid'lere az da olsa entegre olması beklenir; fakat D1100'de böyle bir problem yok denecek kadar az. Açık, pürüzsüz, ayrıntılı, makul derecede akıcı midlere sahip. Şüphesiz Momemntum ve MDR1R kadar iyi bir mid-bas dengesine sahip olmasa da, MDR-1R gibi stüdyo kulaklıklarına istinaden daha zengin (lush) ve dolgulu baslara sahip olması D1100'ü gerçekten çekici kılıyor.
    D1001, Momentum gibi içten bir sese sahip değil, sıcak tarafta da olsa daha nötral diyebilirim. Tizleri taneli, zaman zaman distortion bile alınabiliyor. Yüksek frekanslarda incelemelerdeki diğer kulaklıklardan biraz geride kalıyor. Çok temiz değil. Enstrüman ayrımı oldukça iyi ve sahnesi de oldukça geniş.
    Tizlerdeki ve zaman zaman az da olsa baslardaki basıklığa rağmen, kendi ses rengini ortaya koymuş, bas kalitesi çoğu üst düzey kulaklıktan çok daha iyi olan bir kulaklık D1100. Ayrıntılı, detay seven bir kulaklık olmadığı aşikar olsa da; basların orta ve üst frekansları darmaduman ettiği bir kulaklık değil. Yukarıda bahsi geçen diğer kulaklıklardan Z1000'i bas performansıyla kıskandırır gerçekten.

    AMFİ TEPKİSİ:


    Kulaklıkta amfiye ihtiyaç olmadığı gibi, amfiyle herhangi bir aksiyon da söz konusu değil.

    GENEL ARTILARI (+) ve GENEL EKSİLERİ (-):

    + Çok iyi bas tepkisi
    + Rahat kullanım, derin kaplar

    - Taneli, detaysız tizler
    - Büyük kafalarda her an sıkıntı yaşatabilecekmiş gibi hissettiren malzeme kalitesi

    SONUÇ:

    Denon D1001'in bas takviyeli hali olarak piyasaya sürdüğü D1100'de gerçekten iyi bir iş çıkarmış. Bas seven herkesi gerçekten memnun eder. Analitik ses rengini seven kullanıcıları çok memnun etmeyeceği gibi, özellikle bazı müzik türlerinde basıklık hissettiren tizler kullanıcılarda hayal kırıklığı yaratabilir. Bas'ın nicelik olarak çok olmasının yanında, nitelik olarak gerçekten çok iyi, çözünürlüğü yüksek baslara sahip. Öyle ki genel sunum açısından, belki de yukarıdaki rakiplerine yaklaşamıyor; fakat bu incelemedeki kulaklıklar dahil, çoğu yüksek fiyatlı üründen daha doğru veriyor alt frekansları. Mid-bas dengesinin yerinde olması, kambur olmaması da ayrıca bir artı. Elektronik müzik, hiphop vb. türlerin yanı sıra iyi enstrüman ayrımı ve geniş sahnesiyle zaman zaman klasik müzik dahi dinlendiğinde sırıtacağını düşünmüyorum. Yukarıdaki rakipleri arasında kendi türüne has özellikleriyle, fiyat/performans oranının gayet yüksek olmasıyla her zaman kendine yer bulacak bir kulaklık D1100.

    [​IMG]
     
    Collapse Signature Expand Signature
    #1 compicat, 21 Aralık 2012
    Moderatör tarafından düzenlendi: 20 Nisan 2014
    4 kişi bunu beğendi.
  2. nroKayra

    nroKayra
    Expand Collapse
    Guest

    Heyecanlandım. Metan'a gidince şu Momentum'u da deneyeceğim. :love:
     
  3. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,757
    Alınan Beğeniler:
    6,319
    Zevkle okudum sabah sabah.Devamını sabırsızlıkla bekliyorum. :eek:k

    Z1000 ile ilgili detay kulaklığı olduğu yönündeki tespitine sonuna kadar katılıyorum.Sony bence de kendini aşmış.Yalnız ekleyeceğim bir nokta var,bilmem katılır mısın?Stüdyo kulaklığı olmasının yanında bence müziği keyifle dinletmeyi de bir şekilde başarıyor.Asla soğuk bir sese sahip,çok analitik diyemeyiz Z1000 için.Tarifi zaman alan bir sıcaklığı da var.Ben bunu daha önce kullandığım Shure 940'da yaşayamamıştım oysa.Bu yönünün önemli bir + olduğunu düşünüyorum.

    Baslar konusunda ise eğer baskafa değilse kişi yetecektir diye düşünüyorum.Bence doğru baslara sahip.Sadece biraz daha güçlü ve belki biraz daha derin olabilirdi.

    Mid ve tiz frekansı ise söylediğin gibi.Kısaca çok iyi.
     
  4. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,011
    Alınan Beğeniler:
    1,629
    Teşekkür Kayra.

    Çok teşekkürler Fatih Hocam. Dediğin kesinlikle doğru, baslar sadece dediğim türlerde biraz eksiklik hissettirebilir. MDR-Z1000 gerçekten farklı bir kulaklık, ona benzetebildiğim başka bir alternatif yok zaten :)

    Son iki kulaklık yarın diğer kulaklıkların fotoğraflarıyla birlikte eklenecek. İş güç arasında bu kadar yetişiyor ;) Bana iyi geceler :)
     
    Collapse Signature Expand Signature
  5. Baran

    Baran
    Expand Collapse
    Administrator

    Katılım:
    29 Haziran 2011
    Mesaj:
    1,410
    Alınan Beğeniler:
    3,691
    Eline sağlık Boğaç. Bu tür kulaklıkları düşünenler için oldukça güzel bir karşılaştırma olmuş:)
     
  6. DarkTemplar

    DarkTemplar
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    2 Ağustos 2012
    Mesaj:
    517
    Alınan Beğeniler:
    91
    Süper Boğaç'ım ellerine sağlık. Zevkle okudum.
     
  7. Engin

    Engin
    Expand Collapse
    Administrator

    Katılım:
    5 Ekim 2010
    Mesaj:
    1,760
    Alınan Beğeniler:
    1,796
    Eline sağlık Boğaç, bahsettiğin günden bu yana merakla beklediğim bir yazıydı, beklediğimize de değdi..

    Esas oğlanımızın yazısını da bekliyoruz tabi :naughty
     
  8. cique

    cique
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    24 Ocak 2011
    Mesaj:
    464
    Alınan Beğeniler:
    94
    Eline sağlık Boğaç. Senin elinden de geçti, Sony ile DT660'ı karşılaştırsaydın ne derdin?
     
  9. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,011
    Alınan Beğeniler:
    1,629
    Çok teşekkürler herkese. Abi, DT660 ile yakın olsa da Sony, DT660 biraz daha açık bir kulaklık gibi davranıyor. Neredeyse bir AD700, K601 kadar sahneye sahip bir kulaklık DT660. İkisi de monitörleme kulaklığı olarak geçmesine rağmen, ben Sony'yi daha müzikal buldum diyebilirim.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  10. fosther

    fosther
    Expand Collapse
    Moderator

    Katılım:
    12 Ağustos 2010
    Mesaj:
    3,208
    Alınan Beğeniler:
    3,603
    Geçenler de metan da momentumun fiyatını görünce,elimdekileri satıp acaba güzel bir player alıp momentum ile mi yola devam etsem diye kendi kendime sordum.Sonra maceraya gerek olmadığını anladım. :)HD 650'den momentuma geçmek sanırım biraz abes kaçar?Siz uzun süre HD650 kullandınız sanırım ufaktan bi karşılaştırma fena olmaz :)

    Tekrardan elinize sağlık.
     
    4 kişi bunu beğendi.
  11. Yabguz

    Yabguz
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    6 Kasım 2012
    Mesaj:
    405
    Alınan Beğeniler:
    1,536
    Elinize sağlık,çok güzel bir inceleme olmuş..Bir an; aylık çıkan bir dergiyi okurmuş gibi oldum,eklenecek sayıları heyecanla bekliyoruz :)
     
  12. yam_tar

    yam_tar
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    10 Mart 2012
    Mesaj:
    142
    Alınan Beğeniler:
    10
    Emeğinize sağlık Boğaç.Teşekkürler.Kulaklarınız zeval görmesin. :)
     
  13. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,011
    Alınan Beğeniler:
    1,629
    Çok teşekkürler güzel sözleriniz için.

    HD650'ye geçmenin abes kaçacağını düşünmüyorum. Hele ki elektronik vb. tarzlar için. Ben hd650'yi discrete opamp'lı bir solid-state amfi ile kullanıyordum, discrete opamp sayesinde tube amfiye gerçekten çok yakın bir ses alıyordum. Sennheiser Momentum'daki "sweet" ses rengi de aslında hd650 ile tube amfi aracılığıyla alınan ses rengine oldukça yakın. Yine burada önce cevaplanması gereken soru masaüstü mü, portatif mi oluyor açıkçası.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  14. fosther

    fosther
    Expand Collapse
    Moderator

    Katılım:
    12 Ağustos 2010
    Mesaj:
    3,208
    Alınan Beğeniler:
    3,603
    Evet haklısınız zevkler devreye giriyor kesinlikle.Masaüstümden müzik dinlıyorum sürekli.Bir de son olarak,Boyut olarak nasıl momentum?Sanki şu fotoğrafta büyük gibi duruyor;
    [​IMG]
     
  15. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,011
    Alınan Beğeniler:
    1,629
    Boyut olarak korkunuz olmasın, gerçekten rahatça kullanabilirsiniz; fakat taşıma için bu resimdeki taşıma çantasını kullanacağınızdan, kulakta durmadığı vakitlerde bu taşıma çantasını taşıyabileceğiniz çanta, poşet vb. bir şey illa ki yanınızda olacaktır.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  16. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,011
    Alınan Beğeniler:
    1,629
    son 2 de eklendi, 5'liyi tamamladım (bknz. ilk mesaj) bir sonraki gece vardiyasına hepsini kafanızda puanlandırabilecek bir iki paragraf daha eklemeyi düşünüyorum. Tekrar teşekkürler herkese. Umarım bu sınıftaki bilgi, izlenim eksikliğini bir nebze de olsa giderebilmişimdir.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  17. Kuzey

    Kuzey
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    22 Ocak 2012
    Mesaj:
    1,088
    Alınan Beğeniler:
    71
    Gerçekten çok güzel, detaylı ve anlatımıyla da gayet kafamda her şeyi canlandırabildiğim bir inceleme oldu. Emeğinize sağlık Boğaç Bey :)
     
  18. Sine nomine

    Sine nomine
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesaj:
    140
    Alınan Beğeniler:
    47
    Muhteşem bir çalışma, çok merak ettiğim ürünlerdi Head-fi gibi sitelerdeki yorumlara da güven olmuyor her zaman, bildiğimiz birinin yapması çok iyi oldu, teşekkür ederim. Ben Momentum'un ses sızdırdığını okumuştum, dışarıda kullanırken çevredekileri rahatsız edecek boyutlarda ses sızdırıyor mu, yoksa yalnızca sesi gereğinden fazla yükseltince mi rahatsız eder onu merak ediyorum, bilgi verebilirseniz sevinirim.
     
  19. java

    java
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    24 Mart 2011
    Mesaj:
    178
    Alınan Beğeniler:
    253
    Güzel inceleme olmuş, kulaklarına ve ellerine sağlık... Ben kendi adıma Denon 1100'ün ne olduğu konusunda fikir sahibi oldum diyebilirim rahatlıkla... Uygun fiyata fena bir öneri değilmiş... :yourock
     
    Collapse Signature Expand Signature
  20. synweap

    synweap
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    11 Temmuz 2012
    Mesaj:
    193
    Alınan Beğeniler:
    109
    Gerçekten çok güzel çalışma olmuş, ellerinize sağlık.
    Hem bu tarz portatifleri hem de masaüstü sistemleri kullanmış olanlar için şöyle bir sorum olacak: Acaba bu high-end portatifler için ödenen paranın ne kadarı ''taşınabilirlik'' için ? Yani yine bu fiyat seviyelerinde bulunabilen pro900, d2000 vs gibi kulaklıklarla kıyaslanırsa ses kalitesi yönünden bariz bir fark var mıdır acaba ?